Hükümden Sonra Vekalet Sunulması - Vekalet Ücreti


Yargıtay 2. Ceza Dairesi
2019/3507
2019/9482
2019-05-23





Özet:

  • Sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın beraatine karar verildiği, sanık adına Avukatın süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, dilekçe ekinde vekaletname konulduğuna dair bir bilgi bulunmadığı, dosyada sanık tarafından Avukata verilen vekaletnamenin düzenlenme tarihinin 18.04.2014 olduğu anlaşıldığından, hükümden sonra vekaletname sunulması nedeniyle beraat eden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
  • Sanık müdafiinin beraat eden sanık hakkında yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; yargılama giderlerinden sanığın sorumlu tutulabilmesi için, ceza veya güvenlik tedbirine mahkum olması ya da hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen yargılama giderinin kendi kusurundan ileri gelmesi gerektiği, sanık hakkında beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1-Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık hakkında TCK'nın 116/1. maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında 12 ay yerine 1 yıl olarak fazla hesaplanmış ise de, 62. madde ile yapılan indirim sonucu bulunan 10 ay hapis cezası nedeniyle tayin olunan sonuç ceza değişmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

2- Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;

Sanık müdafiinin temyiz isteminin beraat eden sanık lehine vekalet ücreti verilmesi ve sanık hakkında yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

a-Sanık müdafiinin beraat eden sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın 10.03.2014 tarihinde beraatine karar verildiği, sanık adına Av. ...’in 20.03.2014 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, dilekçe ekinde vekaletname konulduğuna dair bir bilgi bulunmadığı, dosyada sanık ... tarafından Av. ...’e verilen vekaletnamenin düzenlenme tarihinin 18.04.2014 olduğu anlaşıldığından, hükümden sonra vekaletname sunulması nedeniyle beraat eden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafinin bu yöne değinen temyiz itirazlarının REDDİNE,

b-Sanık müdafiinin beraat eden sanık hakkında yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5271 Sayılı CMK' nın 324. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sanığın sorumlu tutulabilmesi için, aynı Kanun’un 325. maddesi gereğince ceza veya güvenlik tedbirine mahkum olması ya da 327. madde uyarınca hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen yargılama giderinin kendi kusurundan ileri gelmesi gerektiği, sanık hakkında beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.