Avukatlık Ücret Sözleşmesi - Fahiş Ücret


Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
2013/11120
2013/25913
2013-10-23





Özet:

  • Taraflar arasında imzalanan Avukatlık ücret sözleşmesinin ücret ile ilgili bölümünün geçerli olup olmadığının tespiti ile sözleşmede kararlaştırılan ücret fahiş değilse sözleşmedeki ücrete, fahiş ise hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirtilen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Davacı, avukat olduğunu, davalının önce muris babasının mirası ile ilgili sözlü hukuki yardım aldığını sonra 16.11.2009 tarihinde vekalet verdiğini ve yazılı avukatlık ücret sözleşmesi imzaladığını, 18.11.2009 tarihinde davalının muris babası adına kayıtlı taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesi için davalının annesi ve kardeşi aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açtığını, davalının yargılama aşamasında haricen dava dışı annesi ile anlaştığını ve 10.02.2010 tarihinde kendisini haksız olarak azlettiğini, davalı ile yaptıkları sözleşmeye istinaden davalının vekalet ücreti olarak ödemesi gereken 25.000.00.TL' nın tahsili için icra takibi yaptığını ancak davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, muris babasından gelecek miras ile ilgili olarak davacı avukatla görüştüğünü ve aynı gün vekalet verdiğini, davacı avukatından öncelikle dava dışı annesi ile konuşup sulhen olayı çözmesini istediğini, davacı avukatın da sorunun konuşularak çözülmesi halinde 500.00. - 600.00.TL ücret alacağını, dava açılıpta anlaşılırsa 700.00. - 800.00.TL alacağını söyleyerek kendisine okutmadan sözleşme imzalattığını, davacının annesi ile kendisini anlaştırmaya çalışmadan 18.11.2009 tarihinde alelacele davalıların adresini yanlış yazarak ve 14 yaşındaki kardeşini de davalı göstererek dava açtığını sonradan öğrendiğini, davacıya öncelikle annesi ile konuşması talimatını yinelemesi üzerine davacının annesini aradığını ve annesi ile yapılan görüşme üzerine davacının kendisine çok ağır şartlarda sözleşme imzalattığını öğrendiğini, davacı avukatını haklı olarak azlettiğini ve haricen annesi ile anlaştığını, imzaladığı sözleşmenin de geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporları da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 1.500.00.TL yününden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacının temyiz itirazı yönünden; Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davacı avukatın haksız olarak azledildiği mahkemece kabul edilmiştir. Haksız azil nedeniyle davacı avukat ücretin tamamını isteme hakkına sahiptir. Taraflar arasında imzalanan Avukatlık ücret sözleşmesi ile vekalet ücretinin 25.000.00.TL olduğu, dava sahibinin isterse dava sonunda kazanılan miras hissesinin değerinin %10' unu vekalet ücreti olarak verebileceği, cayma veya anlaşma halinde de aynı vekalet ücretinin geçerli olduğu kabul edilmiştir.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun ücrete ilişkin 163 ve 164. maddeleri, vekil ile müvekkil arasındaki ücrete ilişkin düzenlemeleri getirmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununda, 20.1.2004 tarihinde 5043 sayılı kanunla değişiklikler yapılmış ve Avukatlık Kanununun 164. maddesinin dördüncü fıkrası değişikliğe uğramış ve “Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.” düzenlemesi getirilmiştir. Aynı yasanın 164/2. madde ve fıkrasında da tarafların “yüzdeyirmibeşi aşmamak üzere dava veya hükmolunacak değerin yahut paranın belli bir yüzdesinin avukatlık ücreti olarak kararlaştırabilecekleri” belirtilmiştir.

Az yukarıdaki açıklamalar ışığında öncelikle taraflar arasında imzalanan Avukatlık ücret sözleşmesinin ücret ile ilgili bölümünün geçerli olup olmadığının tespiti ile sözleşmede kararlaştırılan ücret fahiş değilse sözleşmedeki ücrete, fahiş ise hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirtilen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. O halde mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki ücretin fahiş olup olmadığı yönünde ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1192 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi dava dosyasına konu taşınmazların sözleşme tarihi olan 16.11.2009 tarihi itibariyle davalının hissesine düşecek değerlerinin uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde raporla tespiti sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ:

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 78,16 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.