Avukatlık Ücret Sözleşmesi - Aşırı Dengesizlik


Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
2012/26533
2013/14348
2013-05-29





Özet:

  • Avukatlık Kanununun 163 ve 164. maddeleri hükmü gereğince, Avukatlık Ücreti avukatla iş sahibi arasında serbestçe kararlaştırılır ve bu ücretin belli bir miktarı kapsaması gereklidir. Olayımızda da ücret maktu olarak kararlaştırılmış olmakla kural olarak sözleşme geçerlidir.
  • Kanunun koyduğu kural bu olmakla birlikte, ücret sözleşmesinin yapıldığı tarihe göre de Borçlar Kanununun 19.maddesine aykırı düşmemelidir.
  • Sözleşmenin yapıldığı tarihte tarafların amaçladıkları çıkarların dengede olduğu kabul edilmelidir.
  • Sözleşme ile bir taraf için sağlanan hak ve menfaate denk düşmeyen ve fahiş olan menfaatin karşı tarafa sağlanmış olması iyi niyet ( M.K mad. 2 ) kurallarına, hak ve nesafete, ahlak kurallarına aykırıdır.
  • Somut olayda taraflar arasındaki vekalet ilişkisinde davacı avukatın takip ettiği işin müddeabihi 217.000,00 TL olup, ödenmesi kararlaştırılan vekalet ücreti ise maktuen 100.000 Euro'dur. Bu nedenle edimler arasında aşırı bir dengesizlik olduğundan, sözleşmenin bu hükmünü geçerli olarak kabul etmek mümkün değildir.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının vekalet ücreti sözleşmesinden kaynaklı muaccel borcu nedeniyle davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, davacıyı Ankara İcra Müdürlüğünde aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip dosyasında temsil etmek üzere vekil tayin ettiğini, takibe dayanak senetle ilgili başka avukatlara da farklı hukuki konularda kendisini temsil etmeleri için vekaletname verdiğini, davacıyla vekalet sözleşmesi imzalamadığını, sözleşmede belirtilen miktarın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak Davanın reddini, % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini dilemiştir.

Mahkemenin, davanın kısmen kabulü ile 575.00.TL yönünden itirazın iptaline fazlaya ilişkin istemin reddine, talep yargılamayı gerektirdiğinden tazminata yer olmadığına 24.02.2011 tarihli kararının taraflarca temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulması üzerine Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 19.640.00.TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Mahkemenin 24.02.2011 tarih ve 2006/338 Esas 2011/67 Karar sayılı ilk kararında, taraflar arasındaki avukatlık ücret sözleşmesinin BK 19 ve 20. maddelerine göre aşırı nispetsizliğin bulunması sebebiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara İcra Müdürlüğünün ilgili takip dosyasına davalının 575,00 TL lık kısmına yaptığı itirazın iptali ile, takibin bu kısım üzerinden devamına, davanın reddi yönünde kurulan hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.12.2011 tarih ve 2011/9427 Esas 2011/18300 Karar sayılı ilamı ile “...Davacı, haksız azil nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan avukatlık ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğinde bulunmuş; davalı ise, sözleşmenin sonradan doldurulması ve ücretin fahiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenmiş 22.03.2006 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesinde 217.000,00 TL lık senetlere istinaden yürütülen icra takip dosyasında belirtilen gayrimenkuller üzerine konulan hacizlerin kaldırılması için 100.000 Euro avukatlık ücreti ödeneceği kararlaştırılmıştır.

Avukatlık Kanununun 163 ve 164. maddeleri hükmü gereğince, Avukatlık Ücreti avukatla iş sahibi arasında serbestçe kararlaştırılır ve bu ücretin belli bir miktarı kapsaması gereklidir. Olayımızda da ücret maktu olarak kararlaştırılmış olmakla kural olarak sözleşme geçerlidir. Kanunun koyduğu kural bu olmakla birlikte, ücret sözleşmesinin yapıldığı tarihe göre de Borçlar Kanununun 19.maddesine aykırı düşmemelidir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte tarafların amaçladıkları çıkarların dengede olduğu kabul edilmelidir. Sözleşme ile bir taraf için sağlanan hak ve menfaate denk düşmeyen ve fahiş olan menfaatin karşı tarafa sağlanmış olması iyi niyet ( M.K mad. 2 ) kurallarına, hak ve nesafete, ahlak kurallarına aykırıdır. Somut olayda taraflar arasındaki vekalet ilişkisinde davacı avukatın takip ettiği işin müddeabihi 217.000,00 TL olup, ödenmesi kararlaştırılan vekalet ücreti ise maktuen 100.000 Euro'dur. Bu nedenle edimler arasında aşırı bir dengesizlik olduğundan, sözleşmenin bu hükmünü geçerli olarak kabul etmek mümkün değildir. Kaldı ki, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Sözleşmenin bu hükmü geçersiz olduğuna göre, Avukatlık Kanununun 164/3. maddesi gereğince avukatın emeğine göre müddeabihin değerinin % 10'u ile % 20'si arasında bir vekalet ücretine hükmedilmesi...” gerektiğinden bahisle davacı yararına bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu husus, davacı yararına usulü kazanılmış hak niteliğindedir. Hal böyle olunca mahkemece, Avukatlık Kanununun 164/3. maddesi gereğince avukatın emeğine göre, müddeabihin değeri olan 217.000.00.TL' nın % 10'u ile % 20'si arasında bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken usuli müktesap hak ilkesi de gözardı edilerek sözleşmede yazılı 100.000.00.Euro (196.400.00.TL) vekalet ücretinin %10' u olan 19.640.00.TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)