Kayıp Kaçak Bedeli - Ticari Satım


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
2019/1507
2019/1646
2019-10-17





Özet:

  • Davacı vekil aracılığıyla vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı dağıtım hizmeti veren şirketin ... nolu abonesi olduğunu, davacının davalılardan 2005 yılından itibaren kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmetleri bedeli, TRT payı, enerji fonu, dağıtım bedeli, KDV gibi adlar altında faturalara yansıtılan sözleşmelere ve kanuna aykırı olarak tahakkuk ve tahsil edilen bedellerden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/10/2016

NUMARASI : 2015/2 E - 2016/1111 K

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 17/10/2019

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, dairemizce verilen kararın davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 27/05/2019 tarih ve 2017/16540 E. - 2019/4960 K sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş olmakla yapılan yargılama sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekil aracılığıyla vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı dağıtım hizmeti veren şirketin ... nolu abonesi olduğunu, davacının davalılardan 2005 yılından itibaren kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmetleri bedeli, TRT payı, enerji fonu, dağıtım bedeli, KDV gibi adlar altında faturalara yansıtılan sözleşmelere ve kanuna aykırı olarak tahakkuk ve tahsil edilen bedellerden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakanlar Kurulunca hazırlanan Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısının TBMM sunulduğu ve yakında yasalaşacağı ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesinin elektrik piyasası açısından telafisi imkansız zararlar doğuracağından davacının tedbir talebinin reddini, davanın EPDK'ya ihbar edilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... A.Ş ve .... vekili cevap dilekçesinde özetle; 6446 sayılı Kanunun 17/1. maddesi ve 4628 sayılı Kanunun 27/6. maddesi ile EPDK kararları ve Elektrik Piyasası Mevzuatı gereğince düzenlenen faturalar hukuk ve mevzuata uygun olduğundan; davanın esas yönden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davalının elektriği üreterek sisteme veren taraf olmakla dağıtım yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu edilen bedellerin iadeye konu edilmesinin sözleşme kapsamında mümkün olmayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin tedarikçi sıfatında olduğunu, tarifeleri uygulayıp uygulamama ve kayıp - kaçak bedelini sayaç okuma bedelini, TRT payını, Enerji Fonunu, Dağıtım Bedelini ve KDV bedelini tahsil edip etmeme gibi bir insiyatifi bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 17. maddesine 6719 sayılı Kanunun 21 maddesi ile eklenen 10 fıkra hükmü ve 6719 sayılı kanunla eklenen geçici 20. madde hükmü esas olmak üzere davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili süresi içinde istinafa başvurmuştur. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 06/06/2017 tarih ve 2017/70 E - 2017/576 K. sayılı kararıyla davacının esasa yönelik istinaf sebeplerinin esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama gerekmediğinden mahkemenin vekalet ücretine ilişkin bölümü çıkartılarak, kararın düzeltilmesine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafça temyizi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 23/05/2019 tarih ve 2017/16523-2019/4887 sayılı kararıyla özet olarak "dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle, davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair hüküm kurulması gerektiği, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiş olması doğru görülmediği" gerekçesiyle dairemiz kararının bozulmasına karar vermiştir. Bozma üzerine dosya yeniden esas kayıtla, bozmaya uyulmuş ve hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda, bozma ilamında belirtilen gerektirici nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ilk derece mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkeme kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında;1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gerekli 29,20 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 141,58 TL harcın, kararın kesinleşmesinden sonra ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu 1.912,50 TL yargılama gideri ile 29,20 TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihi gözetilerek takdiren 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, HMK'nın 333. maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesinden sonra ve istek halinde davacıya iadesine, Sair istinaf sebeplerinin reddine, İstinaf incelemesi ile ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 38,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Temyiz incelemesi sonrası verilen bozma kararı gereği, bozma konusunda bir karar verilmek üzere zorunlu olarak duruşma açılması sebebiyle istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması koşulunun oluşmadığı kanaatiyle, AAÜT 17. bendi uyarınca davacı lehine ayrıca istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Temyiz incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya Yargıtay ilamı uyarınca iadesine, Davacının temyiz sebebiyle yapmış olduğu 50,50 TL temyiz yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Temyiz sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde temyiz edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, oy birliği ile işbu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtayda temyiz hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2019

(www.corpus.com.tr)