Adi Ortaklık - Sahte Fatura


Yargıtay 11. Ceza Dairesi
2017/13740
2020/2604
2020-06-02





... ve ortağı isimli adi ortaklığın %25 pay sahibi olan sanık ... hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ve müdafinin savunmalarında tekne işletmeciliği faaliyetinin fiilen diğer ortak ... tarafından yürütüldüğü, ortaklığın muhasebecisi olup tanık olarak dinlenen ...’ın da beyanlarında bu savunmayı doğruladığı, sanık ...’ın sadece eşinin isteği üzerine ona vekaletname vererek ortak olduğu, 05.05.2008 tarihli vekaletname ile de tekne üzerindeki payını devretmek üzere ... ve Burak Saçak’a yetki verdiğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından,

1- Suç konusu faturaları düzenleyen ...l Petrol şirketinin fatura tarihlerinde yetkilisi olan kişi/kişilerin CMK'nin 48. maddesi hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenip, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiğinin, sanıkları tanıyıp tanımadığın sorulması, cezanın şahsiliği ilkesine bağlı olarak adi ortaklıkta temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar dikkate alınarak, suçun şeklî sorumlusuna değil, ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan temsilciye ait olacağı dikkate alınarak, sanığın savunmaları doğrultusunda bu kapsamda araştırma yapılarak sorumluluklarının ve suça ne şekilde katıldıklarının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,

2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nin 53/3. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

II- Sanık ... müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Sanığın UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydında, hükümden sonra 17.01.2017 tarihinde vefat ettiği belirtiliğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nin 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ...’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 02.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.