Yabancı Para Borcu - İcra İnkar Tazminatı


Yargıtay 19. Hukuk Dairesi
2018/380
2019/5555
2019-12-12





Özet:

  • Yabancı para üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemez.
  • Yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası değeri matrah yapılarak icra inkar tazminatı hesaplanır.

 

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 64.331,37 Euro miktarlı fatura içeriğindeki mallar davacı tarafından davalıya satılarak teslim edilmiş ise de bedelinin ödenmediğini, işlemiş faiziyle birlikte toplam 69.924,00 TL'ye dair alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2014/16511 esas ve 2015/2144 karar ve 10/09/2018 tarihli bozma ilamında özetle ‘‘Dava Euro üzerinden düzenlenen faturaya dayalı olarak girişilen icra takibine itirazın iptali istemine yöneliktir. Davacı alacaklı takip talebinde fatura bedeli 64.331,37 Euro üzerinden TL karşılığı harç bedelini belirterek takibe girişmiştir.

Davalı ticari defterlerinde fatura bedelinin TL olarak kaydedilmiş olması davanın Euro üzerinden düzenlenmiş fatura tutarını Euro olarak talep etmesine engel değildir.

Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bu durum karşısında mahkemece davacı yanın alacak tutarının tespitine yönelik, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm tesisi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.’’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre, taraflar arasındaki alacağın 14/12/2007 tarih ve 4176 seri numaralı fatura alacağı olduğu fatura bedelinin kısmen ya da tamamen ödendiğine dair bir kayıt olmadığı ve fatura bedelinin 64.331,37 Euro olduğu, davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Gebze 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/4143 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibininde 64.331,37 Euro asıl alacak bakımından takibin devamı ile davalının itirazının bu miktar bakımından iptaline, asıl alacak tutarının % 20'si oranında icra inkar tazminatının kabulü ile bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyulmuş ve verilen yeni kararda davalının itirazının 64.331,37 Euro asıl alacak bakımından iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatından davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Ancak takip talebinde asıl alacak olan 64.331,37 Euroya takip tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiş ise de yabancı para alacağında 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro mevduatına uyguladığı en yüksek oranda faize hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu şekilde karar verilmesi gerekirken döviz alacağına uygulanması mümkün olmayan avans faizi ile takibin devamına sebep olacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca takip Euro üzerinden yapılmış ise de icra inkar tazminatı dövizin takip tarihindeki TL karşılığı matrah yapılarak hesaplanır. Döviz üzerinden icra inkar tazminatı verilemez. Mahkemece bu şekilde yapılan uygulama yanlış olmuştur. Keza takip 17.12.2008 tarihinde başladığından icra inkar tazminat oranı % 40 olması gerekirken % 20 olarak hesaplanması da doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.