Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler


Danıştay 10. Daire
2016/3
2017/129
2017-03-08





Özet:

  • Dava; 05/05/2012 tarih ve 28283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, "Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği"nin, 1. maddesinin; 2. maddesinin 4. fıkrasının (b), (c) ve (ç) bendleri ile 6. fıkrasının;
  • 3. maddesinin 2. fıkrasının; 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 5 numaralı alt bentlerinin; 5. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin 1. ve 2. cümleleri ile (b) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı alt bendlerinin;
  • 8. maddesinde yer alan "Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından" ibaresi ile aynı maddenin 3. (son) cümlesinin ve Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin iptali istemiyle açılmıştır.
  • Yargıyı temsil eden hakim ve Cumhuriyet savcılarına, başkent dışındaki ulusal ve resmi bayramlardaki törenlerde belirtilen sıralamaya göre (1) sayılı listede yer verilmesi gerekirken, listenin beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sırasında sayılanlardan sonra dokuzuncu sırada yer verilmesinde Anayasanın temel ilkelerine ve hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

 

Davanın Özeti : 05/05/2012 tarih ve 28283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, "Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği"nin, 1. maddesinin; 2. maddesinin 4. fıkrasının (b), (c) ve (ç) bendleri ile 6. fıkrasının; 3. maddesinin 2. fıkrasının; 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 5 numaralı alt bentlerinin; 5. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin 1. ve 2. cümleleri ile (b) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı alt bendlerinin; 8. maddesinde yer alan "Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından" ibaresi ile aynı maddenin 3. (son) cümlesinin ve Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin iptali istenilmektedir.

Savunmanın_Özeti : Usul yönünden; davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, esas yönünden ise; dava konusu Yönetmelik hükümlerinin ulusal ve resmi bayramlar ile mahalli kurtuluş ve Atatürk günlerinin kutlanması için düzenlenecek törenlerde uyulması gereken kaidelerin güncellenmesi ve sadeleştirilmesi amacını taşıdığı, dava konusu edilen düzenlemeler ile halk ve sivil toplum kuruluşlarına herhangi bir yasak getirilmediği, iptal sebebi olarak belirtilen hususların hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mehmet Celal Uzunkaya

Düşüncesi : Hukuka ve üst normlara uygun bir şekilde tesis edilmiş olan dava konusu Yönetmeliğe karşı açılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : İbrahim Özdemir

Düşüncesi : Dava; 05/05/2012 günlü, 28283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği'nin 1. maddesinin; 2. maddesinin 4. fıkrasının (b), (c) ve (ç) bentleri ile 6. fıkrasının; 3. maddesinin 2. fıkrasının; 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 5 numaralı alt bentlerinin; 5. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin 1. ve 2. cümleleri ile (b) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı alt bentlerinin; 8. maddesinde yer alan "Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından" ibaresi ile aynı maddede yer alan 3. (son) cümle ile (1) sayılı listenin iptali istemiyle açılmıştır.

Anayasamızın 123. maddesinde, idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olup yasayla düzenleneceği; 124. maddesinde ise, başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren yasaların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.

2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 4. maddesinde, ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlerin Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ve Kültür Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği, bu yönetmeliğin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren engeç üç ay içinde yayımlanacağı kurala bağlanmıştır.

Dava konusu Yönetmelik; ulusal bayram Cumhuriyet Bayramı ve resmi bayramlar Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Zafer Bayramı ile mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve tarihi günlerin kutlanmasını sağlamak amacıyla yapılacak törenleri kapsayacak şekilde,14/08/1981 tarihli ve 8/3456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği, 03/03/1982 tarihli ve 8/4400 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Törenler Yönetmeliği ve 04/09/1973 tarihli ve 7/7058 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Resmi Bayramlar ve Anma Günlerinde Anıtlara Konulacak Çelenklerin Hazırlanma, Taşınma ve Sunulması Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırmış ve anılan konularda birleştirme ve güncelleştirme amacıyla hazırlanmıştır.

Davacı; eski Yönetmelikler ile yeni Yönetmelikteki bazı düzenlemeler karşılaştırarak eksik olduğunu belirttiği bazı hususların Yönetmeliğin düzenlediği kutlama ve törenlerin sönükleştirilmesi sonucunu doğurduğunu, geleneksel uygulamaların ortadan kaldırılmasının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunu öne sürmektedir.

Dava konusu düzenlemelerin, davacının iddia ettiği şekilde bir yansıması olacağı konusunun subjektif değerlendirmelere dayalı olduğu sonucuna ulaşıldığından, yasa koyucu tarafından idareye tanınan yetkinin kamu yararına aykırı biçimde kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut veri ortada bulunmamaktadır.

Bu durumda, eksik olduğu gerekçesiyle dava konusu düzenlemelerin iptalini gerektirecek hukuken geçerli bir neden bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesi'nce, davacı tarafın 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesinin Anayasanın 36. ve 142. maddelerine aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine başvurulması yönündeki iddiası ciddi bulunmayarak, gereği görüşüldü:

Dava; 05/05/2012 tarih ve 28283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, "Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği"nin, 1. maddesinin; 2. maddesinin 4. fıkrasının (b), (c) ve (ç) bendleri ile 6. fıkrasının; 3. maddesinin 2. fıkrasının; 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 5 numaralı alt bentlerinin; 5. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının; 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin 1. ve 2. cümleleri ile (b) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı alt bendlerinin; 8. maddesinde yer alan "Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından" ibaresi ile aynı maddenin 3. (son) cümlesinin ve Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin iptali istemiyle açılmıştır.

Davalı idare tarafından ileri sürülen davacının ehliyetli olmadığı şeklindeki usule ilişkin itiraz yerinde görülmeyerek, işin esasına geçildi.

Anayasanın 123. maddesinde, idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olup kanunla düzenleneceği; 124. maddesinde ise, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.

2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; 1923 yılında Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim gününün Ulusal Bayram olduğu, resmi bayram günlerinin sayıldığı 2. maddesinin (A) bendinde; 23 Nisan gününün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs gününün Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos gününün de Zafer Bayramı olduğu, anılan Kanun'un 4. maddesinde ise; ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlerin Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ve Kültür Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

2429 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca 16/04/2012 tarihli ve 2012/3073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 05/05/2012 tarihli ve 28283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Yönetmelik; Cumhuriyet Bayramı ve resmi bayramlar Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Zafer Bayramı ile mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve tarihi günlerin kutlanmasını sağlamak amacıyla yapılacak törenleri kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve anılan Yönetmeliğin 10. maddesiyle; 14/08/1981 tarihli ve 8/3456 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği, 03/03/1982 tarihli ve 8/4400 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Törenler Yönetmeliği ve 04/09/1973 tarihli ve 7/7058 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Resmi Bayramlar ve Anma Günlerinde Anıtlara Konulacak Çelenklerin Hazırlanma, Taşınma ve Sunulması Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükten kaldırmıştır.

Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği"nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; Yönetmeliğin, ulusal bayram Cumhuriyet Bayramı ve resmi bayramlar Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Zafer Bayramı ile mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve tarihi günlerin kutlanmasını sağlamak amacıyla yapılacak törenleri kapsadığı belirtilmekte, "Tören ve kutlama ilkeleri" başlıklı 2. maddesinde; Cumhurbaşkanının bulunduğu taşra tören ve kutlamalarında Başkent programının uygulanacağı; dış temsilciliklerimizde yapılacak tören ve kutlamaların, Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğünce verilecek talimata göre düzenleneceği; merkezinde birden fazla ilçe bulunan illerde ve bu ilçelerde kutlamaların, il kutlama komitesinin hazırlayacağı programa göre yapılacağı; Başkent dışında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan veya Bakanların törene katılması durumunda Cumhuriyet Bayramı ve Zafer Bayramı tebrikatını, mahalli mülki amir ile birlikte kabul edeceği ve önde yer alacakları, şeref tribününde mahalli mülki amirden önce yer alacakları; bu durumda ekli (1) sayılı listede yer alan kişilere şeref tribününün durumuna göre mahalli mülki amir, garnizon komutanı ve belediye başkanından sonra sıra ile yer verileceği, tören geçişini mahalli mülki amir, garnizon komutanı ve belediye başkanı ile birlikte şeref tribününde ayakta kabul ederek selamlayacakları Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ile Başbakanın katılmadığı, birden fazla Bakanın bulunduğu durumlarda Resmi Gazete'deki Bakanlar Kurulu listesinde önde olan Bakanın selamlamaya katılacağı, tensipleri halinde çelenklerinin mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı ile diğerlerinden önce konulacağı; çelenklerin, bayramın bitim saatinde ilgili kurumun mensupları tarafından tören yapılmadan kaldırılacağı; aksi halde belediye görevlileri veya kolluk tarafından tören yapılmadan kaldırılacağı, bayramların dışında anıtlara çelenk koymak isteyen kuruluş, kişi veya kişi topluluklarının kırksekiz saat önceden mülki idare amirinden izin almak zorunda olduğu, izin alınmadan konulduğu görülen çelenklerin, kolluk tarafından kaldırılacağı; hava muhalefeti gibi zaruri hallerde, bayram programının bir kısmının veya tamamının en kısa sürede yapılmak üzere ertelenmesine mülki idare amirince karar verileceği; bayramın başlangıç ve bitiş saatleri arasında resmi kurumlar bayraklarla donatılacağı, Yönetmelikte yer almayan hususlarda mülki idare amirince gerekli düzenlemeler yapılacağı hükümleri yer almakta, "Tören ve kutlama komitelerinin oluşumu ve görevleri" başlıklı 3. maddesinde; Başkentte; Cumhuriyet Bayramı törenleri programının hazırlanması uygulanmasının Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğünce İçişleri Bakanlığıyla koordine edilerek yürütüleceği; Zafer Bayramı törenlerinin, Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğünce, Genelkurmay Başkanlığıyla koordine edilerek yürütüleceği; il ve ilçelerde ise; ulusal bayram, resmi bayramlar, mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve diğer tarihi günlerin kutlanmasının, vali veya görevlendireceği vali yardımcısı veya kaymakamın başkanlığında; garnizon komutanlığı, belediye başkanlığı, emniyet müdürlüğü, milli eğitim müdürlüğü, gençlik hizmetleri ve spor müdürlüğü ile mülki idare amirince uygun görülecek diğer kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla oluşan komite tarafından düzenleneceği; tören ve kutlama programının illerde vali, ilçelerde kaymakamın onayıyla yürürlüğe gireceği; tören ve kutlama komitelerinin görev ve yetkilerinin; ulusal bayram, resmi bayram ve tarihi günlerin anlam ve önemine uygun ve halkın azami derecede katılımını ve coşku ile kutlanmasını sağlayacak ve milli onur gereklerine uygun tören ve kutlama programlarını hazırlamak ve uygulanacak genel esasları belirlemek ve kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının bu konuda yapacakları faaliyet ve hizmetlerde koordinasyon ve birliği sağlamak olduğu, düzenlemelerine yer verilmiş bulunmaktadır.

Dava konusu Yönetmeliğin, "Cumhuriyet Bayramı törenleri" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında; Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim gününün ulusal bayram olduğu, Türkiye’nin içinde ve dışında Devlet adına yalnız 29 Ekim günü tören yapılacağı, Bayramın 28 Ekim günü saat 13.00’te Başkentte yapılan yirmibir pâre top atışı ile başlayacağı ve 29 Ekim günü saat 24.00’te son bulacağı düzenlenmiş, 2. fıkrasının (a) bendinde ise; Başkent'te Bayramın nasıl kutlanacağı açıklanmış olup; maddenin devamında "1) Anıtkabir’e Cumhurbaşkanı tarafından çelenk konulur ve İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir. 2) Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanlığında tebrikat kabul edilir. 3) Cumhurbaşkanı tarafından törene katılanların ve halkın bayramı kutlanır. 4) İstiklal Marşı ile bayrağın göndere çekilmesini müteakip tören geçişi ve programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. 5) Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu Cumhurbaşkanı tarafından verilir.", 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; Başkent dışında Bayramın nasıl kutlanacağı açıklanmış olup, maddenin devamında; "1) Atatürk anıt veya büstüne mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı tarafından çelenk konulur. Mahallin en büyük mülki idare amirliğine ait çelenk anıtın alt kaidesinin tam ortasına, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait çelenk onun sağına, belediyeye ait çelenk ise soluna konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir. 2) Mülki idare amiri tarafından tebrikat, ekli (1) sayılı listede yer alan sıraya göre makamında kabul edilir. 3) Mülki idare amiri tarafından, beraberinde garnizon komutanı ve belediye başkanı olduğu halde, törene katılanların ve halkın bayramı kutlanır, İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir. 4) Mülki idare amiri tarafından bayramın anlam ve önemini belirten konuşma yapılır. 5) Tören geçişi mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı tarafından şeref tribününden selamlanır. 6) Programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. 7) Cumhuriyet Bayramı resepsiyonu vali tarafından verilir." hükümlerine yer verilmektedir.

Dava konusu Yönetmeliğin, resmi bayram olan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın nasıl kutlanacağının düzenlendiği 5. maddesinde:

"(1) Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan günü saat 08.00’de başlar ve saat 24.00’te son bulur.

(2) Milli Eğitim Bakanı, günün anlam ve önemini belirten mesajını medya aracılığıyla bildirir.

(3) Milli Eğitim Bakanı bir il törenine katılır.

(4) Atatürk anıt veya büstüne milli eğitim müdürlüğü tarafından çelenk konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir.

(5) Kutlama komitelerince hazırlanan programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. Programda tören geçişi ve tebrikata yer verilmez." hükümleri; resmi bayram olan Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinin düzenlendiği 6. maddesinde ise:

"(1) Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı 19 Mayıs günü, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da karaya çıktığı saat olan 07.00’de başlar ve saat 24.00’te son bulur. (2) Gençlik ve Spor Bakanı, günün anlam ve önemini belirten mesajını medya aracılığıyla bildirir. (3) Gençlik ve Spor Bakanı bir il törenine katılır. (4) Atatürk anıt veya büstüne gençlik hizmetleri ve spor müdürlüğü, bulunmaması halinde mülki amirin görevlendireceği bir müdürlük tarafından çelenk konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir. (5) Kutlama komitelerince hazırlanan programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. Programda tören geçişi ve tebrikata yer verilmez." hükümleri yer almış bulunmaktadır.

Yönetmeliğin, resmi bayram olan Zafer Bayramı törenlerinin düzenlendiği 7. maddesinin 1. fıkrasında; Zafer Bayramının, 30 Ağustos günü saat 07.00’de başlayacağı ve saat 24.00’te son bulacağı, Saat 12.00’de Başkentte yirmibir pâre top atışı yapılacağı, 2. fıkrasının (a) bendinde; Başkent'te Bayramın nasıl kutlanacağı açıklanmış olup; maddenin devamında: "(1) Anıtkabir’e Cumhurbaşkanı tarafından çelenk konulur ve İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir. 2) Cumhurbaşkanı tarafından Cumhurbaşkanlığında tebrikat kabul edilir. 3) Cumhurbaşkanı tarafından törene katılanların ve halkın bayramı kutlanır. 4) İstiklal Marşı ile birlikte bayrağın göndere çekilmesini müteakip tören geçişi ve programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. 5) Zafer Bayramı resepsiyonu Cumhurbaşkanı tarafından verilir.", 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde ise; Başkent dışında Bayramın nasıl kutlanacağı açıklanmış olup, maddenin devamında: "1) Atatürk anıt veya büstüne mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı tarafından çelenk konulur. Mahallin en büyük mülki amirliğine ait çelenk anıtın alt kaidesinin tam ortasına, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait çelenk onun sağına, belediyeye ait çelenk ise soluna konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir. 2) Mülki idare amiri beraberinde garnizon komutanı ve belediye başkanı olduğu halde tebrikatı, ekli (1) sayılı listede yer alan sıraya göre makamında kabul eder. 3) Mülki idare amiri tarafından, beraberinde garnizon komutanı ve belediye başkanı olduğu halde, törene katılanların ve halkın bayramı kutlanır, İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir. 4) Tören geçişi mülki idare amiri, garnizon komutanı ve belediye başkanı tarafından şeref tribününden selamlanır. 5) Programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. 6) Zafer Bayramı resepsiyonu vali tarafından verilir. " hükümlerine; "Mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve diğer tarihi günler" başlıklı 8. maddesinde ise; "Mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve diğer tarihi günlerin kutlama faaliyetleri; Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından belirlenir. Programda, günün anlam ve önemine uygun olarak yapılacak bilimsel toplantı, konferans, sergi, yarışma, tiyatro, halk oyunları, gösteriler ve konser gibi faaliyetler yer alır. Programda tören geçişi ve tebrikata yer verilmez." hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır.

Yine Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listede ise, Başkent dışındaki illerde tertip edilecek tebrikata giriş sırası düzenleme altına alınmaktadır.

Dava konusu Yönetmeliğin, 1. maddesinin; 2. maddesinin 4. fıkrasının (b), (c) ve (ç) bendlerinin; 3. maddesinin 2. fıkrasının; 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 5 numaralı alt bentlerinin; 5. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının (5. maddenin 5. fıkrasının son cümlesi hariç); 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının (6. maddenin 5. fıkrasının son cümlesi hariç); 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin 1. ve 2. cümleleri ile (b) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı alt bendlerinin; 8. maddesinde yer alan "Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından" ibaresi ile aynı maddenin 3. (son) cümlesinin ve Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin (anılan listenin 9. sırasında yer alan "Hakimler, savcılar" ibaresi hariç) iptali isteminin incelenmesi:

Ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlere ilişkin dava konusu düzenlemelerin kanuni dayanağı, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 4. maddesidir. Anılan maddeye göre; ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenler konusunda düzenleme yapmak hususunda idarenin yetkisinin bulunduğu açıktır.

Bu kapsamda çıkarılan dava konusu Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği ile; ulusal bayram Cumhuriyet Bayramı ve resmi bayramlar Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Zafer Bayramı ile mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve tarihi günlerin kutlanmasını sağlamak amacıyla yapılacak törenlerin ve kutlama ilkelerinin güncellenmesi ve tek bir yönetmelikte birleştirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu Yönetmelikle; tören ve kutlamalara ilişkin temel esas ve usullerin belirlendiği, belirtilen esas ve usuller dahilinde, tören ve kutlama programlarını hazırlamak ve uygulanacak genel esasları belirlemek hususunda Başkentte yapılan Cumhuriyet Bayramı ve Zafer Bayramı törenlerinde Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğüne, il ve ilçelerde ise oluşturulan kutlama komitelerine görev ve yetkiler verildiği, ayrıca Yönetmelikte yer almayan hususlarda düzenleme yapmak konusunda mülki idare amirine de yetki verildiği, Yönetmeliğin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesinde ise; Başkentteki tören ve kutlamalarda Dışişleri Bakanlığı'nın, Başkent dışındaki tören ve kutlamalarda ise İçişleri Bakanlığının yetkili olduğu kabul edilmiş bulunmaktadır.

Bu durumda; 2429 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenler konusunda düzenleme yapmak bakımından verilen yetki kapsamında, ulusal bayram, resmi bayramlar, mahalli kurtuluş günleri, Atatürk günleri ve tarihi günlerin kutlanmasını sağlamak amacıyla yapılacak törenlerin ve kutlama ilkelerinin belirlenmesi amacıyla düzenlenen Yönetmeliğin belirtilen dava konusu maddelerinde, Üye Emin Celalettin ÖZKAN'ın karşı oyuyla herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yönetmeliğin, 2. maddesinin 6. fıkrası yönünden iptal isteminin incelenmesi:

İptali istenen Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliğinin 2. maddesinin 6. fıkrasında, "Bayramların dışında anıtlara çelenk koymak isteyen kuruluş, kişi veya kişi toplulukları kırksekiz saat önceden mülki idare amirinden izin almak zorundadır. İzin alınmadan konulduğu görülen çelenkler, kolluk tarafından kaldırılır." hükmü düzenleme altına alınmıştır.

Anayasanın "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" başlıklı 26. maddesinde, "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde, "1.Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir. 2.Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim ve koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir." düzenlemesi yer almıştır.

Anayasanın 26. maddesinde, herkesin düşünce ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra, bu hakkın kullanılmasına ilişkin yöntemler yönünden bir sınırlama getirilmemiştir. Dolayısıyla, çelenk koyma hakkını da düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında bulunan bir hak olarak değerlendirmek gerekir.

Ulusal ve resmi bayramlar dışında anıtlara çelenk koymak isteyen kuruluş, kişi veya kişi topluluklarının kırksekiz saat önceden mülki idare amirinden izin almak zorunda olduğuna ilişkin dava konusu düzenleme ile düşünceyi açıklama aracı olarak değerlendirilmesi gereken çelenk koyma hakkının, yukarıda metnine yer verilen Anayasamızın 26. maddesinin 2. fıkrasında sayılan hallerin varlığı söz konusu olmadığı halde mülki idare amirinden izin alma şartına bağlanarak sınırlandırılmasına yol açtığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinin 6. fıkrasında yer alan anıtlara çelenk koyma hakkını kısıtlayan ve Danıştay Onuncu Dairesi'nin 26/02/2016 tarih ve E:2012/6278, K:2016/1072 sayılı kararı ile de daha önceden iptal edilen hükmün hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Yönetmeliğin, 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi ile 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi yönünden iptal isteminin incelenmesi:

Dava konusu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliğine göre Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı töreni, Başkentte; Milli Eğitim Bakanı tarafından açılış konuşması yapılması, Milli Eğitim Bakanı ve beraberindeki heyet tarafından Anıtkabire çelenk konulması ve İstiklal Marşı ile bayrağın göndere çekilmesi, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Atatürk anıtlarına çelenk koyma töreni düzenlenmesi, vali tarafından, garnizon komutanı ve belediye başkanı ile birlikte törene katılanların ve halkın bayramının kutlanarak İstiklal Marşı ile bayrağın göndere çekilmesi, kutlama programında yer alan konuşmaların yapılması ve şiirlerin okunması, tören geçişi ve gösterilerin yapılması ve programda yer alan diğer faaliyetlerin uygulanması; Başkent dışında ise, Anıtkabire çelenk konulması dışında Başkentte yapılan diğer faaliyetlerin aynen uygulanması şeklinde yapılmakta iken; dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesiyle, mülga Yönetmelikteki ayrıntılı düzenlemeler kaldırılarak "(2) Milli Eğitim Bakanı, günün anlam ve önemini belirten mesajını medya aracılığıyla bildirir.

(3) Milli Eğitim Bakanı bir il törenine katılır.

(4) Atatürk anıt veya büstüne milli eğitim müdürlüğü tarafından çelenk konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir.

(5) Kutlama komitelerince hazırlanan programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. Programda tören geçişi ve tebrikata yer verilmez." hükmü getirilmiştir.

Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları ise, önceki Yönetmeliğe göre; saat 07.00 de Ankara ve Samsun'da 21 pare top atışının yapılması, Başkent'te; Anıtkabire çelenk koyma töreni yapılması ve İstiklal Marşı ile bayrağın göndere çekilmesi, tören alanında bayramın açış konuşmasının yapılması, gençlik adına konuşma yapılması ve şiir okunması, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesinin okunması, Samsun'dan getirilen bayrağın kabul töreninin, tören geçişinin ve gösterilerin yapılması, programda yer alan diğer faaliyetlerin uygulanması; Başkent dışında ise, Atatürk anıt ve büstlerine çelenk koyma töreninin yapılması ve İstiklal Marşı ile bayrağın göndere çekilmesi, mahalli mülkiye amirinin, garnizon komutanı veya temsilci, belediye başkanı ile birlikte törene katılanların ve halkın bayramını kutlaması, İstiklal Marşı ile bayrağın göndere çekilmesi, mahalli mülkiye amiri veya kutlama komitesince görevlendirilecek kişi tarafından bayramın açış konuşmasının yapılması, gençlik adına konuşma yapılması ve şiir okunması, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesinin okunması, tören geçişi ve gösterilerin yapılması, programda yer alan diğer faaliyetlerin yapılması ile gerçekleştirilmekte iken; dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesiyle mülga Yönetmelikteki ayrıntılı düzenlemeler kaldırılarak,

"(2) Gençlik ve Spor Bakanı, günün anlam ve önemini belirten mesajını medya aracılığıyla bildirir.

(3) Gençlik ve Spor Bakanı bir il törenine katılır.

(4) Atatürk anıt veya büstüne gençlik hizmetleri ve spor müdürlüğü, bulunmaması halinde mülki amirin görevlendireceği bir müdürlük tarafından çelenk konulur. Çelenk konulduktan sonra İstiklal Marşı ile birlikte bayrak göndere çekilir.

(5) Kutlama komitelerince hazırlanan programda yer alan diğer faaliyetler uygulanır. Programda tören geçişi ve tebrikata yer verilmez." düzenlemesi getirilmiştir.

Ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlere ilişkin düzenlemelerin yasal dayanağı, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 4. maddesidir.

Bu maddede, ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlerin Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ve Kültür Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği, bu yönetmeliğin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde yayımlanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükme dayanılarak çıkarılan dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinin 2. ve 4. fıkralarında il ve ilçelerde ulusal ve resmi bayramlarda tertip edilecek tören ve kutlama programlarının oluşturulacak kutlama komitelerince hazırlanacağı kabul edilmiştir.

2429 sayılı Kanun'un yukarıda zikredilen 4. maddesinin metninden de anlaşılacağı üzere, ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenler konusunda idareye yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Söz konusu hüküm gereğince; yönetmelikte, yapılacak tören ve kutlamalarda ne türden faaliyetlerin icra edileceğinin açıklanması ve belirlenmesi gerekmektedir. Oysa dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde, il ve ilçelerde ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak tören ve kutlama programlarının, oluşturulacak tören ve kutlama komiteleri tarafından belirleneceği kabul edilmiş ve mezkur kanun hükmü ile getirilen tören ve kutlamaların yönetmelikle düzenlenmesi yönündeki gerekliliğinin aksine, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi ile 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesindeki hükümlerde, tören ve kutlamalarda geçiş merasimi ve tebrikata yer verilmeyeceği belirtilerek, sınırlamaya gidilmiştir. Diğer bir anlatımla, tören ve kutlamalarda ne türden faaliyetlerin icra edileceğinin yönetmelikle düzenlenmesi yönündeki dayanak kanun hükmü gerekliliğine uyulmadığı gibi, sadece tören kutlama programlarının içeriğine yönelik tahdit getirilmiştir. Dolayısı ile, tören ve kutlamalara sınırlama getiren dava konusu Yönetmeliğin zikredilen hükümlerinin, ulusal ve resmi bayramlarda tertip edilecek törenlerde ne türden faaliyetlerin yapılması gerektiğinin yönetmelikle düzenlenmesini öngören 2429 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Ayrıca, mülga Yönetmeliğin aksine davalı idarece, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarında tören geçişi ve tebrikata yer verilmemesi yönünde sınırlayıcı bir düzenleme getirilmesinin somut ve haklı gerekçelerinin de ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi ile 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde yer alan hükümlerde Üye Nizamettin KALAMAN ve Üye Vahit KINALITAŞ'ın karşı oyuyla hukuka uyarlık görülmemiştir.

Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin 9. sırasında yer alan "Hakimler, savcılar" ibaresi yönünden iptal isteminin incelenmesi:

Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi ile 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendinde Cumhuriyet ve Zafer Bayramlarında başkent dışında mülki idare amirlerinin tebrikleri ekli (1) sayılı listede yer alan sıraya göre makamlarında kabul edecekleri hükme bağlanmıştır. Hakim ve Cumhuriyet savcıları Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin 9. sırasında yer verilmiştir.

Anayasanın başlangıç kısmında kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu belirtilmiştir.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenerek hazırlanıp yürürlüğe konulan 1982 Anayasasının üçüncü kısmında da devletin temel örgütlenme biçimi "Cumhuriyetin Temel Organları" başlığı altında sırayla yasama, yürütme ve yargı olarak düzenlenmiştir. Bu anayasal düzenleme ve örgütlenme biçimi dikkate alındığında, ulusal ve resmi bayramlardaki törenlerde anılan kurumları (yasama, yürütme, yargı) temsile yetkili olanların, belirlenen bu sıraya göre törenlerde yer almaları gerekmektedir.

Dolayısıyla, yargıyı temsil eden hakim ve Cumhuriyet savcılarına, başkent dışındaki ulusal ve resmi bayramlardaki törenlerde belirtilen sıralamaya göre (1) sayılı listede yer verilmesi gerekirken, listenin beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sırasında sayılanlardan sonra dokuzuncu sırada yer verilmesinde Anayasanın temel ilkelerine ve hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 05/05/2012 tarih ve 28283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, "Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği"nin 2. maddesinin 6. fıkrasının oybirliğiyle, 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinin oyçokluğuyla, 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinin oyçokluğuyla, Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin 9. sırasında yer alan "Hakimler, savcılar" ibaresinin oybirliğiyle İPTALİNE, davanın diğer madde ve düzenlemelere yönelik kısmının oyçokluğuyla REDDİNE, dava kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin yarısı olan 165,75 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan 165,75 TL ile kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesinin 1. fıkrası ve kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde İdari Dava Daireleri Kurulunda temyiz edilebileceğinin taraflara bildirilmesine, 08.03.2017 tarihinde karar verildi.

(X)KARŞI OY :

Ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlere ilişkin düzenlemelerin yasal dayanağı, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 4. maddesidir.

Bu maddede, ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlerin Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ve Kültür Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği, bu yönetmeliğin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren engeç üç ay içinde yayımlanacağı hükme bağlanmıştır.

Dava konusu Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği ile, "Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği", "Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Törenler Yönetmeliği" ve "Resmi Bayramlar ve Anma Günlerinde Anıtlara Konulacak Çelenklerin Hazırlanma, Taşınma ve Sunulması Hakkında Yönetmelik" yürürlükten kaldırılarak, bu Yönetmeliklerin düzenlediği alanlarda yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Yukarıda anılan madde metninden anlaşılacağı üzere, ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenler konusunda düzenleme yapmak idarenin yetkisinde bulunmakta ise de, yargısal denetime olanak tanınması açısından yapılacak değişikliklerin sebeplerinin de gösterilmesi gerekmektedir.

Ancak davalı idarece yeni bir düzenleme yapılmasının somut ve haklı gerekçeleri ortaya konulamamıştır.

Bu nedenle, 05/05/2012 tarih ve 28283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, "Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği"nin 1. maddesinin; 2. maddesinin 4. fıkrasının (b), (c) ve (ç) bendlerinin; 3. maddesinin 2. fıkrasının; 4. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1, 2, 3 ve 5 numaralı alt bentlerinin; 5. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının (5. maddenin 5. fıkrasının son cümlesi hariç); 6. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının (6. maddenin 5. fıkrasının son cümlesi hariç); 7. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin 1. ve 2. cümleleri ile (b) bendinin 2, 3 ve 4 numaralı alt bendlerinin; 8. maddesinde yer alan "Başkentte Ankara Valiliği, Başkent dışında valilikler ve kaymakamlıklarca oluşturulacak kutlama komiteleri tarafından" ibaresi ile aynı maddenin 3. (son) cümlesinin ve Yönetmeliğe ekli (1) sayılı listenin (anılan listenin 9. sırasında yer alan "Hakimler, savcılar" ibaresi hariç) de hukuka aykırı olduğundan iptali gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararının davanın reddi yönündeki kısmına katılmıyorum.

(XX)KARŞI OY :

Dava konusu Yönetmeliğin yasal dayanağını teşkil eden 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; 1923 yılında Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim gününün Ulusal Bayram olduğu, resmi bayram günlerinin sayıldığı 2. maddesinin (A) bendinde; 23 Nisan gününün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs gününün Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos gününün ise Zafer Bayramı olduğu, anılan Kanunun 4. maddesinde ise; ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenlerin Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor ve Kültür Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

Çoğunluk kararı ile iptal edilen 5. maddenin 5. fıkrasının son cümlesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının kutlama programında tören geçişi ve tebrikata yer verilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Aynı şekilde, yine çoğunluk kararı ile iptal edilen 6. maddenin 5. fıkrasının son cümlesinde 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramının kutlamalarında tören geçişi ve tebrikatın yer almayacağı düzenleme altına alınmıştır.

Mezkur hükümlerin, 2429 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca ulusal ve resmi bayramlarda yapılacak törenler konusunda düzenleme yapmak bakımından verilen yetki kapsamında tesis edildiği ve dayanak 2429 sayılı Kanun'da zikredilen resmi bayramlarda tören geçişi ve tebrikatın yapılmasını zorunlu kılan bir düzenlemenin yer almadığı gözetildiğinde, hukuka aykırı bir yönü ihtiva etmediği açıktır.

Öte yandan, mülga Yönetmeliklerde bahse konu resmi bayramlarda tertip edilecek kutlamalarda tören geçişi ve tebrikata yer verileceğine ilişkin düzenlemenin, dava konusu Yönetmeliğe alınmaması iptal sebebi olarak değerlendirilemez. Nitekim, düzenleyici idari işlemlerin hukuki denetiminde kullanılacak ölçü, bu düzenlemelerin dayanağını teşkil eden üst normlar ve idare hukukunun temel ilkeleridir. Dolayısı ile, belirtilen resmi bayramlarda tören geçişi ve tebrikata yer verilmeyeceğine dair dava konusu düzenlemenin hukuki denetiminde, mülga Yönetmelik hükümlerinin dikkate alınması mümkün değildir.

Bu bağlamda, idare hukukunun temel ilkeleri ile üst normlara aykırı bir yönü ihtiva etmeyen dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesi ile 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinin iptali yönünde verilen çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

(www.corpus.com.tr)