Tüketici Hakem Heyetinin İhtiyati Tedbir Kararı Verme Yetkisi


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2019/6228
2020/1362
2020-02-17





Özet:

  • Somut olayda, mahkemece; "davacı tarafın davaya konu ettiği bedelin 993,10 TL olduğu, bu miktarın 2019 yılında Tüketici Hakem Heyetleri için belirlenen görev sınırı olan 8.480,00 TL'nin altında kaldığı, bu konuda karar verme yetkisinin Tüketici Hakem Heyetlerinde olduğu" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ise de yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ihtiyati tedbir talebinin, kanunun açıkça izin verdiği hâller dışında, ancak mahkemeden istenebileceği, Anayasa Mahkemesinin tüketici hakem heyetlerinin ‘‘mahkeme’' niteliği taşımadığı yönündeki kararıyla birlikte değerlendirildiğinde mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan talebin kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK m. 363/1 uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
 
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

KANUN YARARINA TEMYİZ BÜROSU

TARİHİ : 19/06/2019

NUMARASI : 2019/13 D. İş

TALEP EDEN : İBRAHİM ERMENEK AV. SÜLEYMAN BOŞÇA

KARŞI TARAF : TÜRKCELL İLETİŞİM HİZMETLERİ A.Ş.

İhtiyati tedbir talebinin görevsizlik nedeniyle reddine dair kesin olarak verilen karamı. Adalet Bakanlığının 17/10/2019 tarih ve 1517/25076 sayılı yazısına istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21/11/2019 tarih ve 2019/102889 sayılı yazısı ile kanun yararına temyiz ile bozulması talep edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Talep eden vekili; müvekkili adına kayıtlı üç adet hattan birinin mobil ödemelere kapalı olarak açıldığım. Akıllı Fatura Kampanyası bitiminden sonra ve pakete dahil olmayan kullanım yapılması halinde ek ücret yansıtılmaması için hattın kullanımının kısıtlanarak sahibinin bilgilendirilmesi gerektiğini, açık izinler almadan Google Play sitesine 200 TL mobil ödeme yapıldığım öğrenince hattın mobil ödemelere kapatılması ile çekilen bedelin iadesini istediklerini, aksine borç miktarının 824 TL'ye yükseltildiğini ve ödeme yapılmadı denilerek diğer iki hattında kapatıldığını belirterek "kapatılan hatlarının iletişime açılması ve henüz açık olan mobil ödeme yapılan hattında iletişime kapatılmasının engellenmesi" bakımından ihtiyati tedbir karan verilmesini talep etmiştir.

Karşı tarafın beyanı alınmamıştır.

Mahkemece; "6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68. maddesinin I. fıkrasına göre; 2019 yılında değeri 8.480,00 TL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler. Tüketici Hakem Heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir. Bu hüküm uyarınca 6502 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklanan ve talep tarihi olan 2019 yılı itibariyle 8.480.00 TL'den az olan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine başvurulmadan mahkemede dava açılamaz, uyuşmazlık kollusunda talepte bulunulamaz. HMK madde 390’a göre ihtiyati tedbir talebinin dava açılmadan önce görevli ve yetkili olan mahkemeden istenebileceğinden, tüketici mahkemeleri ve tüketici hakem heyetleri açısından uyuşmazlık konusu miktar, görev açısından bir killer olduğundan işbu uyuşmazlık nedeniyle mahkemenin görevli olmadığı kanaatiyle talepte bulunanın HMK 390 vd. maddelere aykırı talebinin reddine, davacının hakem heyetine başvurmakta muhtariyetine karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 31/05/2007 Tarih ve 2007/53 Esas 2007/61 Karar sayılı kararı ile; yargı yetkisini Türk Milleti adına kullanacak olan bir merciin mahkeme olarak kabul edilmesi için kuruluşu, görev ve yetkilen, işleyişi ve yargılama usullerinin yasayla itirazı düzenlenmesi, karar organlarının hakimlerden teşekkül etmesi, yargılama tekniklerini uygulayarak ve genelde dava yolu ile uyuşmazlıkları ve anlaşmazlıkları çözümlemekle görevli olması, görev yapan üyelerin atanmalarının hak ve ödevlerinin, emekliye ayrılmalarının, Anayasa’nın öngördüğü mahkemelerin bağımsızlığı ve hakim teminatı esaslarına göre düzenlenmiş olması ve Anayasa'da sayılan ve başında bir yüksek mahkemenin bulunduğu vargı düzenlerinden birinde yer almasının gerekli olduğu; Tüketici Sonulları Hakem Heyetinin ise. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun değişik 22 inci maddesine göre, illerde Sanayi ve Ticaret İl Müdürü veya görevlendireceği bir memur, ilçelerde kaymakam veya görevlendireceği bir memur başkanlığında, belediye, baro, ticaret ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkar odası ve tüketici örgütlerinden seçilerek görevlendirilecek beş kişiden oluştuğu. Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin, yargı organlarının ve mensuplarının Anayasa'da belirtilen niteliklerine sahip olmadığı gerekçesiyle "mahkeme” niteliği taşımadığına karar verilmiştir.

İhtiyati tedbire ilişkin hükümler HMK 389 ila 399 maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK 389/2 maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde ihtiyati tedbir hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir. Gerek usul kanununda gerekse tüketici mevzuatında "Tüketici sorunları hakem heyetlerine" ihtiyatı tedbir kararı verme yetkisi verilmemiştir.

Somut olayda, mahkemece; "davacı tarafın davaya konu ettiği bedelin 993,10 TL olduğu, bu miktarın 2019 yılında Tüketici Hakem Heyetleri için belirlenen görev sınırı olan 8.480,00 TL'nin altında kaldığı, bu konuda karar verme yetkisinin Tüketici Hakem Heyetlerinde olduğu" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ise de yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ihtiyati tedbir talebinin, kanunun açıkça izin verdiği hâller dışında, ancak mahkemeden istenebileceği. Anayasa Mahkemesinin tüketici hakem heyetlerinin ‘‘mahkeme’' niteliği taşımadığı yönündeki kararıyla birlikte değerlendirildiğinde mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan talebin kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK m. 363/1 uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HMK 363/1 maddesine dayalı kanun yararına temyiz isteğinin kabulü ile mahkemenin 19/06/2019 tarih ve 2019/13 D.İş - 2019 13 Karar sayılı kararının BOZULMASINA gereği yapılmak üzere karamı bir örneğinin dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE. 17.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

kaynak:(www.corpus.com.tr)