Trafik Kazası - Rücu Alacağı - Likit Olmaması


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/17755
2019/7748
2019-06-18





Davacı vekili, 21.05.2010 tarihinde, davalıların sürücüsü ve maliki oldukları ... plakalı aracın karıştığı çok taraflı trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu durumunda olan ...'ın malul kaldığını, kaza tarihinde ... plakalı aracın Trafik Sigorta Poliçesi olmadığından kaza nedeniyle zarar görenlerin zararlarının ... tarafından karşılandığını, bu doğrultuda %50 oranında kusur indirimi yapılmak suretiyle, kaza da malul kalan ...'a toplamda 19.790,00TL tazminat ödendiğini, 5684 sayılı Sigortacılık kanunu 14. maddesi ile ... Yönetmeliği'nin 16 ve 17. maddesi gereğince yapılan ödemeler için ...'nın aracın kusurlu araç sürücüsüne, işletenine ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı tanındığından, davalılar hakkında Bingöl İcra Müdürlüğünün 2013/171 sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalıların haksız ve yersiz olarak itiraz ettiklerini beyanla, borçluların itirazının iptaline, icra takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile Bingöl İcra Müdürlüğünün 2013/171 sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazının iptaline ve takibin devamına, 19.790,00 TL nakit asıl alacağın %20'si oranında olan 3.958,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle dava dışı kişiye ödenen tazminatın davalı taraftan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafın davalılardan rücuen tazminat talep ettiği, davacının rücu şartlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı ile zararın miktarının belirlenmesi, yargılama kapsamında bilirkişi raporu alınmasıyla mümkün olduğundan, talep edilen tazminat miktarının likit (muayyen, belirli) olmadığı gözetilmek suretiyle, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; "Alacak likit (muayyen/belirli) olmayıp alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden, davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'ya geri verilmesine 18/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.