Tahliye Taahhüdü - İtirazın Kaldırılması


Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
2016/5125
2016/5523
2016-09-29





Özet:

  • Dava, yazılı taahhüde dayalı olarak başlatılan tahliye istekli icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
  • Tahliye emri davalıya tebliğ edilmeden tahliye emrinde İİK.nun 272 ve 273.maddeleri gereğince verilen süreler işlemeye başlamaz.
  • Davalı vekilinin haricen takibi öğrenip icra dosyasına itiraz etmesi, yasanın emredici hükümleri karşısında sonuca etkili değildir.
  • Davalı kiracıya usulüne uygun tahliye emri tebliğ edilmeden, tahliye ve itiraz süreleri de başlamayacağından, icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye istenemeyeceğinden, mahkemece takip şartı gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekir.

 

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, yazılı taahhüde dayalı olarak başlatılan tahliye istekli icra takibine vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacının, esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu yazılı taahhüde dayalı ve tahliye istekli icra takibi sebebiyle düzenlenen tahliye emrinin, davalıya tebliğ edilmesi üzerine; davalı kiracı tarafından yetki itirazında bulunulmuş ve yetki itirazının davacı tarafından kabul edilmesi üzerine, dosya yetkili gönderilmiş ve yetkili icra müdürlüğünce yeniden düzenlenen 02/02/2015 günlü tahliye istekli Örnek 14 nolu tahliye emri ekli tebligat, davalı kiracıya tebliğ edilmeden davalı vekili tarafından icra takibine itiraz edilmiştir.

Tahliye emri davalıya tebliğ edilmeden tahliye emrinde İİK.nun 272 ve 273.maddeleri gereğince verilen süreler işlemeye başlamaz. Davalı vekilinin haricen takibi öğrenip icra dosyasına itiraz etmesi, yasanın emredici hükümleri karşısında sonuca etkili değildir. Davalı kiracıya usulüne uygun tahliye emri tebliğ edilmeden, tahliye ve itiraz süreleri de başlamayacağından, icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye istenemeyeceğinden, mahkemece takip şartı gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru değil ise de, bu yüzden kararın bozularak yeniden yargılama yapılmasında yarar görülmediğinden, sonucu itibariyle doğru olan kararın değiştirilmiş bu gerekçe ile ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)