Sigorta Bedelinin Almak İçin Dolandırıcılık


Yargıtay 15. Ceza Dairesi
2017/11445
2020/1812
2020-02-11





Özet:

  • Katılan şirketince düzenlenen kasko sigorta poliçesinde olduğu gibi araç kasko poliçelerinde yer alan anahtar ile araç çalınması klozu gereği araç üzerinde bırakılan anahtar ile sigortalı aracın çalınması halinde meydana gelebilecek ziya ve hasarların teminat kapsamı dışında olduğu, sanığın sigorta şirketine müracaat ederken sigorta bedelini alamayacağı bir durum için talepte bulunduğu ve sigorta şirketinin de bu sebeple aracın teminat dışı kaldığını bildirdiği,
  • Buna göre sanığın "anahtarı üzerinde unutulmuş aracının" çalınmış olması sebebine dayanan müracaatlarının atılı suçu işlemek için elverişli hareket olmadığı, başından beri bu sebebe dayanarak sigorta bedelinin alınmasının, atılı suçun işlenebilmesinin imkansız olduğu düşünülmeden sanığın beraati yerine eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırıdır.

 

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık

HÜKÜM : 5237 sayılı TCK 158/1-k, 35/2, 52/2, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sigorta bedelini almak amacıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri, sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanık ... 'in adına kayıtlı ... plakalı aracının çalındığından bahisle karakola müracaat etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde aracın çalınmayıp Kocaeli'nde sanık ...'in arkadaşı olan ...'de ele geçirildiği, sanık ...'in katılan ... şirketine başvurarak sigorta bedelini almaya çalıştığı, ancak anahtarın kontak üzerinde bulunması sebebiyle sigorta şirketi tarafından para ödenmediği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işledikleri iddia edilen olayda;

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak;

Katılan ... şirketince düzenlenen kasko sigorta poliçesinde olduğu gibi araç kasko poliçelerinde yer alan anahtar ile araç çalınması klozu gereği araç üzerinde bırakılan anahtar ile sigortalı aracın çalınması halinde meydana gelebilecek ziya ve hasarların teminat kapsamı dışında olduğu, sanığın sigorta şirketine müracaat ederken sigorta bedelini alamayacağı bir durum için talepte bulunduğu ve sigorta şirketinin de bu sebeple aracın teminat dışı kaldığını bildirdiği, buna göre sanığın "anahtarı üzerinde unutulmuş aracının" çalınmış olması sebebine dayanan müracaatlarının atılı suçu işlemek için elverişli hareket olmadığı, başından beri bu sebebe dayanarak sigorta bedelinin alınmasının, atılı suçun işlenebilmesinin imkansız olduğu düşünülmeden sanığın beraati yerine eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de;

Teşebbüs sebebiyle 3/4 indirim yapılırken "6" yerine "8" ay hapis cezası verilerek fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanıklar ..., ...'e de sirayet ettirilmesine, 11.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)