Ret Sebeplerinin Aynı Olması - Vekalet Ücreti


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/12153
2019/5920
2019-05-13





Özet:

  • Davalı Turizm Şirketi tarafından yolcu taşımacılığında kullanılan araç, ticari yolcu otobüsü olup kaza da bu taşıma sırasında meydana gelmiştir. Bu durumda, temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru değildir.
  • Diğer yandan; asıl davada davacı taraf, ıslahla birlikte maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş; mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilip, reddolunan miktar üzerinden davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretinin davacıdan tahsiline hükmolunmuştur.
  • Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Ücret Tarifesi gereği, davaya konu edilen maddi tazminattan davacıya karşı müteselsilen sorumlu olan her iki davalı bakımından red sebebinin aynı olduğu gözetilerek, anılan tarife hükümleri gereği tek vekalet ücretine hükmolunması gerekir.
  • Yine; davacının maluliyet oranının belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor nedeniyle, davacı tarafça 27.02.2015 tarihinde yatırılan 511,50 TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmemesi de doğru olmayıp bozma sebebi ise de; tüm bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

-K A R A R-

Asıl davada, davacı vekili; davalıların işleteni ve karayolu yolcu taşımacılığı mali sorumluluk sigortacısı olduğu otobüsün karıştığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp %13 oranında malul kaldığını, SGK tarafından karşılanmayan ve belgesiz tedavi giderleri bulunduğunu, sigortacı tarafından ödeme yapılmışsa da bedelin yetersiz olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 1.000,00 TL. maddi ve 50.000,00 TL. manevi tazminatın kaza (sigortacı için temerrüt) tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Birleşen davada, davacı vekili; davalının Zorunlu Karayolu Ferdi Kaza Koltuk Sigortacısı olduğu otobüsün yaptığı kazada yaralanıp malul kalan davacı için işgöremezlik tazminatı ile bakıcı ve yol giderlerinden oluşan zararlar karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL. maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 28.09.2015 tarihli artırım dilekçesiyle, asıl davadaki maddi tazminat taleplerini 57.333,41 TL'ye ve birleşen davadaki taleplerini 8.390,63 TL'ye yükseltmiştir.

Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; eldeki dava ile birleştirilen 2015/234 Esas sayılı dosyanın bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine; asıl davanın kısmen kabulü ile 6.646,62 TL. sürekli işgöremezlik tazminatı, 10.589,85 TL. bakıcı gideri ve 8.521,40 TL. geçici işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... şirketinin faiz başlangıç tarihi 14.08.2012 ve poliçedeki limitlerle sınırlı olmak üzere) müteselsilen tahsiline, tedavi giderlerinden SGK sorumlu olduğundan bu talebin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı M. Turizm Seyahat Org. Tic. A.Ş'den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı M. Tur. A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesi gereği, uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde davanın açılmış olmasına; temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen ceza davasında alınan, oluşa ve dosya kapsamına uygun düzenlenen bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; davacının kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyet oranının, 17.06.2014 tarihli güncel muayene sonuçları ile grafilerine göre saptandığı raporun benimsenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; dava dilekçesinde, davacının % 13 oranındaki maluliyeti için işgücü kaybı tazminatı istendiğinden, anılan maluliyet oranına isabet eden maddi tazminata hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; maddi tazminat yönünden, Dairemiz'in yerleşik uygulamalarındaki prensiplere uygun biçimde hesaplamalar yapan raporun hükme esas alınmış olmasına; manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. (818 sayılı BK'nun 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; davalı M. Tur. A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davalı M.Tur. A.Ş. tarafından yolcu taşımacılığında kullanılan araç, ticari yolcu otobüsü olup kaza da bu taşıma sırasında meydana gelmiştir. Bu durumda, temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru değildir.

Diğer yandan; asıl davada davacı taraf, ıslahla birlikte 57.333,41 TL. maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş; mahkemece, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilip, reddolunan miktar üzerinden davalılar yararına ayrı ayrı 3.789,06'şar TL. vekalet ücretinin davacıdan tahsiline hükmolunmuştur. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 maddesi gereği, davaya konu edilen maddi tazminattan davacıya karşı müteselsilen sorumlu olan her iki davalı bakımından red sebebinin aynı olduğu gözetilerek, anılan tarife hükümleri gereği tek vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması da doğru değildir.

Yine; davacının maluliyet oranının belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor nedeniyle, davacı tarafça 27.02.2015 tarihinde yatırılan 511,50 TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmemesi de doğru olmayıp bozma sebebi ise de; tüm bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı M.Tur. A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2-a. ve 3-a. bentlerindeki "yasal faizi" ibaresinin çıkarılarak, yerlerine "avans faizi" ibaresinin yazılmasına; hükmün, 2-d. ve 2-e bentlerinin hükümden çıkartılarak yerine "karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.789,06 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" ibaresinin yazılmasına; hükmün 4. bendindeki "olmak üzere toplam 906,05 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 407,06 TL." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "511,50 TL. adli tıp rapor gideri olmak üzere toplam 1.417,55 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 623,72 TL." ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.290,44 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı M.Tur. A.Ş. ve A. Anonim Türk Sigorta Şirketinden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.