Keşide Yerinin Mahalle Olarak Gösterilmesi


İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi
2019/623
2019/1826
2019-05-27





Özet:

  • Çekin, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için düzenleme yeri unsurunu ihtiva etmesi gereklidir.
  • Düzenleme yerinin ise; idari birim (kent, ilçe, bucak, köy gibi) adı olarak gösterilmesi zorunludur.
  • Düzenleme yeri gösterilmemiş olan çek, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.
  • Şikayete konu çeklerin incelenmesinde; çeklerin keşide yerinin "Güllük" olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Güllük'ün idari bir birim olmayıp Milas ilçesinin mahallesi olduğu, düzenleyenin isminin yanında idari bir birimin yazılı olmadığı, bu nedenle şikayete konu çeklerin kambiyo senedi niteliği taşımadıkları anlaşılmıştır.
  • Şikayete konu çeklerin kambiyo senedi niteliği taşımamaları nedeniyle sanığın her çek ile ilgili olarak ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı ise de; olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse istinaf mahkemesince duruşma açılmadan bu aykırılığın düzeltilmesi mümkündür.

DAVA: İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelenip görüşüldü;

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780/1-e maddesine göre çekin, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için düzenleme yeri unsurunu ihtiva etmesi gereklidir. Düzenleme yerinin ise; idari birim (kent, ilçe, bucak, köy gibi) adı olarak gösterilmesi zorunludur. Aynı Kanunun 781/3. maddesine göre de, düzenleme yeri gösterilmemiş olan çek, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.

Şikayete konu çeklerin incelenmesinde; çeklerin keşide yerinin "Güllük" olarak gösterildiği anlaşılmıştır.

Güllük'ün idari bir birim olmayıp Milas ilçesinin mahallesi olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 781/3. maddesi gereğince de düzenleyenin isminin yanında idari bir birimin yazılı olmadığı, bu nedenle şikayete konu çeklerin kambiyo senedi niteliği taşımadıkları anlaşılmıştır.Şikayete konu çeklerin kambiyo senedi niteliği taşımamaları nedeniyle sanığın her çek ile ilgili olarak ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı ise de;

05/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 Sayılı Kanunla değişik CMK'nun 280/1-a. maddesi yollamasıyla CMK'nun 303/1-a. maddesi gereğince, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse istinaf mahkemesince duruşma açılmadan bu aykırılığın düzeltilmesi mümkündür.

Açıklanan nedenlerle;

1-)CMK'nun 303/1-a. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince verilen 15/01/2019 tarih ve 2018/382 Esas, 2019/29 Karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı KALDIRILMASINA,

2-)CMK'nun 223/2-a. maddesi gereğince sanığın unsurları oluşmayan müsnet suçtan ayrı ayrı BERAATİNE,

3-)Sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 825-TL maktu vekalet ücretinin müştekiden alınarak sanığa ödenmesine,

4-)Yargılama giderlerinin müşteki üzerinde bırakılmasına,

Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,

Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,

SONUÇ: 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olarak 27/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.