Kadının Kalçasına Dokunma - Sarkıntılık


Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi
2017/63
2017/66





Özet:

  • Katılanın olay günü Cadde üzerindeki kaldırımda tek başına yürürken, direğe yaslanmış bir vaziyette tanımadığı bir erkek şahsı gördüğü, yanından geçtiği sırada, bu şahsın arkasından gelip, elbisesinin üzerinden kalçasına dokunduğu, eli ile kalçasını tuttuğu iddiasıyla cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aşmadığı kabul edilmektedir.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 09/03/2016 tarih ve 2016/2814 Sayılı iddianamesi ile katılanın olay günü Atatürk Caddesi üzerindeki kaldırımda tek başına yürürken, direğe yaslanmış bir vaziyette tanımadığı bir erkek şahsı gördüğü, yanından geçtiği sırada, bu şahsın arkasından gelip, elbisesinin üzerinden kalçasına dokunduğu, eli ile kalçasını tuttuğu iddiasıyla T.C.K.'nın 105/1-1.fıkra, 53.maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın tevil yollu savunması, kendi onur ve namusunu ilgilendiren bir konuda, hiç tanımadığı sanığa iftira atması için geçerli sebep bulunmayan katılanın tüm aşamalarda değişmeyen istikrarlı ve net anlatımları, olayla ilgili tutanaklar, sanığın yakalanma şekli ve dosya kapsamında yer alan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda mahkumiyet kararı vermiştir.

Sanık olay günü 1.57 promil alkollü olduğunu olayı hatırlamadığını, yeterli delil olmadan mahkumiyet verildiğini belirtip istinafa başvurmuştur.

Dairemizde yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf başvurusunun reddine,

Ancak;

Sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyini aşmadığı kabul edildiği halde hükümde TCK 102/1-2 cümle yazılmaması ve TCK 53 madde uygulamasının hatalı yapılması,

KARAR VE SONUÇ: Hukuka aykırı, sanığın istinaf iddiaları bu sebeple yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasındaki ‘müştekiye karşı işlediği anlaşılan, cinsel saldırı suçundan eylemine uyan, T.C.K.'nın 102/1. maddesi gereğince,' ibaresi çıkarılarak yerine ‘müştekiye karşı işlediği anlaşılan, sarkıntılık düzeyini aşmayan cinsel saldırı suçundan eylemine uyan, T.C.K.'nın 102/1-2. cümlesi gereğince,' ibaresi yazılmak suretiyle, hüküm fıkrasındaki ‘TCK 53 madde uygulamasına ilişkin' ibare çıkarılarak yerine ‘Anayasa Mahkemesi iptal kararı dikkate alınarak TCK 53. maddesinin 1-2-3. fıkralarının uygulanmasına' ibaresi yazılmak suretiyle, DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanığa mahkemesince TEBLİĞİNE,

Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine KESİN olarak, 13.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.