Kaçak Elektrik Tüketimi - Menfi Tespit Davası


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2020/2331
2020/3862
2020-07-02





Özet:

  • Dava; kaçak elektrik tüketimine dayalı olarak tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir. 
  • Diyarbakır Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayarlar Şube Müdürlüğünün 22.07.2010 tarihli raporunda, bakanlık mühürleri bozuk ve ölçüm devresine müdahale edildiği belirtilmiş; bu rapora istinaden, davalı tarafından, kaçak elektrik tutanağı düzenlenerek kaçak ve kaçak ek tahakkuku yapılmıştır. 
  • Davacı tarafın, sayaca müdahale ederek elektrik kullanması eylemi, kaçak elektrik kullanımı olarak nitelenerek, talep edilen kaçak tahakkuk bedellerinin tutanağın düzenlendiği tarihteki yönetmelik ve 622 sayılı kurul kararında açıklanan yöntemle hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. 
  • Hal böyle olunca, mahkemece; öncelikle, dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi; talep edilen kaçak elektrik bedelinin tutanağın düzenlendiği tarihdeki yönetmelik ve 622 sayılı kurul kararlarında açıklanan yöntemle hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak; sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; tarımsal sulama abonesi olduğunu, özel trafo sözleşmesi gereği kullanmış olduğu elektriğin bedelini düzenli olarak ödediğini, davalı şirket yetkilileri tarafından yeni sayaç takıldığını, ancak sayacında arıza olduğunu fark etmesi üzerine davalı şirket tarafından 08/11/2011 tarihinde sayacın yeniden değiştirildiğini akabinde davalı kurumun kaçak tüketim faturası adı altında fatura gönderdiğini, aleyhine kaçak elektrik kullanımı ve mühür bozma suçlarından açılan ceza davası sonunda Çınar Asliye Ceza Mahkemesince 04.02.2015 tarihli ve 2011/130 Esas-2015/14 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile beraatine karar verildiğini, davalının tek taraflı olarak topladığı delillerle bu şekilde borçlandırma yapmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; 27.141,70 TL tutarındaki fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı; davacının kaçak elektrik kullandığının Diyarbakır Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayarlar Şube Müdürlüğü tarafından tespit edildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; dosyanın aydınlatılması bakımından zorunlu görülen bilirkişi delilinin temini amacıyla ücret yatırılması yönünde davacıya tanınan 2 haftalık kesin süre içerisinde davacının ücreti yatırmayıp kaçak tutanağının aksini ispatlayamadığından kaçak elektrik kullandığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.04.2018 tarih ve 2016/11972 Esas- 2018/3497 Karar sayılı ilamı ile; delil ikamesi için avans yatırılmasına dair mahkemece yapılan ihtaratın hukuka uygun olmaması nedeniyle davacı tarafa yeniden usulüne uygun ihtarat yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek; hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kaçak elektrik kullanmadığının ve 27.141,70 TL bedelli kaçak elektrik faturasından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kaçak elektrik tüketimine dayalı olarak tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece hükme esas alınan elektrik elektronik mühendisi üç uzman bilirkişinin hazırladığı 21.02.2019 tarihli raporun incelenmesinde; davaya konu kaçak elektrik tüketiminin, 2019 tarihinde (rapor tarihi) geçerli olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre incelendiği, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ışığında Dedaş tarafından sunulan belgeler üzerinde oynama olduğu (kaçak usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında 25.07.2010 tarihli sayaç ayar raporuna istinaden kaçak işlemi yapıldığının belirtildiği ancak dosyada 22.07.2010 tarihli sayaç ayar raporu olduğu ve kaçak tespit tutanağında yazılan 22.10.2010 tarihinin üzeri çizilerek yerine 05.07.2010 tarihinin yazıldığı), sorumlu şirketin yönetmeliğe uygun kaçak tespiti yapmadığı, abonenin kaçak kullandığının ispat edilememesi nedeniyle kaçak elektrik kullanmadığı yönünde görüş bildirdikleri görülmüştür.

Bilirkişilerce her ne kadar kaçak tespit tutanağında tarihlerde oynama olduğu belirtilmiş ise de; kaçak tespit tutanağı ile sayaç ayar raporunun içeriğinin birlikte incelenmesinde abone numarası ile sayaç seri numaralarının birbiriyle uyumlu olduğu, bu durumda incelenen sayacın davacıya ait sayaç olduğu; kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağının 22.10.2010 tarihinin üzeri çizilerek yerine 05.07.2010 tarihi yazılmasında ise; sayacın 05.07.2010 tarihinde sökülüp Diyarbakır İl Müdürlüğü Sayaç Tamir, Bakım ve Ayar Servisine rapor edilmek üzere gönderildiği ve kaçak tespit tutanağında belirtilen sayacın abone ve seri numarası ile aynı olduğu anlaşılmıştır.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü resmi gazetede yayınlanarak, 1.3.2003 tarihinde yürürlüğe giren, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde; gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş; 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.

Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.

Somut olayın incelenmesine gelince; Diyarbakır Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Ölçüler ve Ayarlar Şube Müdürlüğünün 22.07.2010 tarihli raporunda, bakanlık mühürleri bozuk ve ölçüm devresine müdahale edildiği belirtilmiş; bu rapora istinaden, davalı tarafından, kaçak elektrik tutanağı düzenlenerek kaçak ve kaçak ek tahakkuku yapılmıştır.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise; Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 622 sayılı kararına göre değerlendirme yapılması gerekirken rapor tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde inceleme yapılarak davacı tarafın kaçak elektrik kullanma fiilini işlemediği bildirilmiş, mahkemece, bu bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir.

Davacı tarafın, sayaca müdahale ederek elektrik kullanması eylemi, kaçak elektrik kullanımı olarak nitelenerek, talep edilen kaçak tahakkuk bedellerinin tutanağın düzenlendiği tarihdeki yönetmelik ve yukarıda açıklanan 622 sayılı kurul kararında açıklanan yöntemle hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, mahkemece; öncelikle, dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi; talep edilen kaçak elektrik bedelinin tutanağın düzenlendiği tarihdeki yönetmelik ve 622 sayılı kurul kararlarında açıklanan yöntemle hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak; sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak:  (www.corpus.com.tr)