Islah Dilekçesinde Faiz Talebinde Bulunulmaması


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/10625
2019/4235
2019-04-08





Özet:

  • Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu edilen maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini yükseltmiş, bu dilekçesinde ayrıca faiz isteminde bulunmamış; mahkeme de, ıslah dilekçesinde faiz istenmediği gerekçesiyle, artırıma konu bedeller için temerrüt faizini hüküm altına almamıştır.
  • Dava belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve dava dilekçesinde temerrüt faizi istendiğinden, sonradan yapılan bedel artırımı esnasında ayrıca ve yeniden faiz talep edilmesine gerek olmadığı; dava dilekçesindeki faiz talebinin, artırıma konu edilen miktarı da kapsayacağı dikkate alınmak suretiyle, bu bölüm için de temerrüt faizinin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı tek taraflı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in ağır biçimde yaralanıp işgücü kaybına uğradığını, tedavi gideri yapmak zorunda kaldığını, kızının tedavisi boyunca çalışamayıp gelir kaybına uğrayan ve onun desteğinden yoksun kalan davacı annenin de maddi zarara uğradığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... sadece maddi tazminat ile SGK tedavi giderlerinden sorumlu olmak kaydıyla 3.000,00 TL. maddi ve toplam 60.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 14.03.2016 tarihli artırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 39.064,83 TL'ye yükseltmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalı SGK hakkındaki davanın reddine; diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 36.685,14 TL. maddi tazminatın SGK dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmına davalı trafik sigortacısı yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden yasal faiz işletilmesine; davacı ... için 944,94 TL. maddi tazminatın kaza (trafik sigortacısı için dava) tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; davacı ... için 10.000,00 TL ve Funda için 5.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'ten müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı SGK Başkanlığı vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı ...'in kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının, kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun biçimde saptandığı raporun hükme esas alınmış olmasına; davacı ... için, manevi tazminatın takdirinde TBK'nun 56. (BK'nun 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına; reddolunan maddi tazminat miktarları için davalılar lehine red vekalet ücreti hakkında hüküm tesis edilirken, vekalet ücretinin manevi tazminata ilişkin olduğu şeklinde yazım suretiyle yapılan hatanın mahallinde düzeltilebilir maddi hata olmasına göre; davalı SGK Başkanlığı vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı taraf, dava konusu kaza sonucu Yağmur Selin'in yaralanmasından duyulan üzüntü nedeniyle, 50.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, talebin kısmen kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen miktarda manevi tazminata karar verilmiştir.

6098 sayılı TBK'nun 56. (BK'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu, davacı ...'in cismani zarara uğraması nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının kolunun farklı bölgelerinde 11 cm, 12 cm ve 9 cm. uzunluğunda sabit izler kaldığının uzman doktor bilirkişi tarafından düzenlenen raporla saptandığı ve davacının ayrıca % 6,3 oranında malul kaldığı dikkate alındığında oluşan zararın ağırlığı; davacının kazada hiçbir kusurunun bulunmadığı ve davalının tam kusurlu olduğu hususları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacı ... için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar düşük manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.

3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi gereği, alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir.

Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu edilen maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 14.03.2016 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini toplam 39.064,83 TL'ye yükseltmiş, bu dilekçesinde ayrıca faiz isteminde bulunmamış; mahkeme de, ıslah dilekçesinde faiz istenmediği gerekçesiyle, artırıma konu bedeller için temerrüt faizini hüküm altına almamıştır.

Dava belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve dava dilekçesinde temerrüt faizi istendiğinden, sonradan yapılan bedel artırımı esnasında ayrıca ve yeniden faiz talep edilmesine gerek olmadığı; dava dilekçesindeki faiz talebinin, artırıma konu edilen miktarı da kapsayacağı dikkate alınmak suretiyle, bu bölüm için de temerrüt faizinin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı SGK Başkanlığı vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 2.696,37 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar ... ile ...'dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasası'nın 13/J maddesi uyarınca davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan harç alınmamasına, 08/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.