İflas Davası - Tüzel Kişiliğin Sona Ermesi - Taraf Teşkili


Yargıtay 23. Hukuk Dairesi
2016/6346
2020/1072
2020-02-18





Özet:

  • Davacı, şirketin üstlendiği inşaat işlerini yerine getirdiğini, bu işler ve kullandığı mallar karşılığı kesilen faturalar bedeli olan 456.414,47 TL'den 375.000 TL'sinin ödendiğini, bakiye borcun ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine adi iflas yoluyla başlattıklarını ve davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 
  • Davalı şirketin kapatılarak ticaret sicilinden silinmiş olduğu anlaşıldığından, karar tarihinde tüzel kişiliği sona eren davalı şirket hakkında mahkemece yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. 
  • Bu itibarla; mahkemece, davacı tarafa yargılamanın devamı sırasında tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası açısından dava açmak üzere süre verilerek, ihya davasının sonucunun beklenilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir.
 
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı şirket yetkilisince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkili şirketin üstlendiği inşaat işlerini yerine getirdiğini, bu işler ve kullandığı mallar karşılığı kesilen faturalar bedeli olan 456.414,47 TL'den 375.000 TL'sinin ödendiğini, bakiye borcun ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine adi iflas yoluyla başlattıklarını ve davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin takibe konu edilmiş faturalardan kaynaklanan cari hesaptan borcunun bulunmadığını, 375.000 TL'lik fatura bedelinin ödendiğini, bunun dışındaki fatura alacağının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, depo emrine esas alacak tutarının ferileri ile birlikte 118.070,73 TL olarak hesaplandığı, depo emrine esas tutarın kesin süre içerisinde ödenmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.

İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 2015/2012 Esas, 2016/92 K. sayılı kararı ile davalı şirketin 19.10.2015 tarihi itibariyle kapatılarak ticaret sicilinden silinmiş olduğu anlaşıldığından, karar tarihinde tüzel kişiliği sona eren davalı şirket hakkında mahkemece yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla; mahkemece, davacı tarafa yargılamanın devamı sırasında tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası açısından dava açmak üzere süre verilerek, ihya davasının sonucunun beklenilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirket yetkilisinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün usul yönünden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

kaynak:  (www.corpus.com.tr)