Hukuki Nitelendirmede Çelişki Olması


Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
2016/15247
2020/591
2020-02-05





Özet:

  • Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
  • Davacının maliki olduğu bağımsız bölümü satış suretiyle temlik ettiği sabittir.
  • Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 119/1-g maddesine göre; davacı dava dilekçesinde dayandığı hukuki sebepleri belirtmelidir. Yine HMK'nın 33. maddesi hükmü uyarınca olayları bildirmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak ve ona uygun yasal düzenlemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak mahkemeye aittir.
  • Öte yandan, HMK'nın 31. maddesi uyarınca "Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir."
  • Davacı tarafından dayanılan hukuki sebebin ne olduğu açıkça belirtilmemiş, hakim tarafından da hukuki nitelendirme yapılmamıştır. Hal böyle olunca davacıya süre verilerek iddia ve taleplerinin somutlaştırılıp aydınlatılması, dayanılan hukuki sebebin açıklattırılması, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

 

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVALILAR : ... V.D.

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, tefecilik yapan davalının, hile ile kendisinden aldığı boş belge, boş senetlerle korkutup adına kayıtlı 14 nolu bağımsız bölümü bedelsiz devraldığını, davalı hakkında tefecilik suçundan ceza davasının bulunduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.

Davalı, yargılama sırasında henüz dava dilekçesi tebliğ edilmeden ölmüş, davaya dahil edilen mirasçıları, taşınmazın mirasbırakanları tarafından bedeli ödenerek satın alındığını, davanın kötüniyetle açıldığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 14 nolu bağımsız bölümü 09.09.2008 tarihinde 31.000,00 TL bedelle davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği sabittir.

Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 119/1-g maddesine ( 1086 sayılı HUMK m. 179/4) göre; davacı dava dilekçesinde dayandığı hukuki sebepleri belirtmelidir. Yine HMK'nın 33. maddesi (1086 sayılı HUMK m.76) hükmü uyarınca olayları bildirmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak ve ona uygun yasal düzenlemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak mahkemeye aittir.

Öte yandan, HMK'nın 31. maddesi (1086 sayılı HUMK m.75) uyarınca "Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir."

Somut olayda, davacı tarafından dayanılan hukuki sebebin ne olduğu açıkça belirtilmemiş, hakim tarafından da hukuki nitelendirme yapılmamıştır.

Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen düzenlemeler uyarınca davacıya süre verilerek iddia ve taleplerinin somutlaştırılıp aydınlatılması, dayanılan hukuki sebebin açıklattırılması, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hukuki nitelendirmede çelişki yaratmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Tarafların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)