Gizli Tanık Beyanı


Yargıtay 16. Ceza Dairesi
2017/39
2017/1157
2017-03-20





Özet:

  • Dosya kapsamında mahkumiyet için başkaca delil de elde edilememesi karşısında, sadece gizli tanık beyanlarının mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocukların atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk ... hakkında iddianamedeki sevk maddeleri arasında yer alan ancak bir karar verilmeyen 04.10.2011 tarihli olay nedeniyle basit kasten yaralama (TCK'nın 86/2 md.) suçundan zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

I-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında 09.10.2011 tarihli silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, kasten yaralama ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; 31.12.2011 tarihli 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve silahlı terör örgütünün propagandasını yapma; suça sürüklenen çocuk ... hakkında 04.10.2011 tarihli 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve 29.01.2011 tarihli silahlı terör örgütünün propagandasını yapma; suça sürüklenen çocuk ... hakkında ayrıca 19.04.2011 tarihli silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına göre verilen kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararlar, anılan maddenin 4. fıkrası ile CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası 2. cümlesi hükmü karşısında durma kararı niteliğinde itiraza tabi olup CMK'nın 223/1. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığından; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar da 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin itiraz merciince yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

II-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında 09.10.2011 ve 31.12.2011 tarihli mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve görevi yaptırmamak için direnme; 11.05.2011 ve 01.01.2012 tarihli mala zarar verme ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarından kurulan hükümler ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında 04.10.2011 tarihli silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, nitelikli kasten yaralama, mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında 09.10.2011 ve 31.12.2011 tarihli mala zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve görevi yaptırmamak için direnme; 11.05.2011 ve 01.01.2012 tarihli mala zarar verme ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak;

5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8. maddesindeki "Bu kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre, hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez" şeklindeki emredici düzenlemeye göre; dosya kapsamında mahkumiyet için başkaca delil de elde edilememesi karşısında, sadece gizli tanık beyanlarının mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağı gözetilmeden, suça sürüklenen çocukların atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,

Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 04.10.2011 tarihli silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, nitelikli kasten yaralama, mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin olarak;

a-Gizli tanık beyanına göre; 04.10.2011 tarihli izinsiz gösteriye katılıp yüzü kar maskesi ile kapalı kişinin suça sürüklenen çocuk olduğunu beyan edip, buna ilişkin görüntülerin bulunması karşısında, 07.12.2011 tarihli görüntüdeki fotoğrafın suça sürüklenen çocuğa ait olup olmadığının tespit edilememesi;

b-Yapılan UYAP sorgulamasında, suça sürüklenen çocuk hakkında 01.07.2013 tarihli eylemleri nedeniyle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/284 esas, 21.01.2012 tarihli eylemleri nedeniyle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/349 esas, 11.09.2013 tarihli eylemleri nedeniyle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/246 esas, 15.02.2010 tarihli eylemleri nedeniyle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/119 esas, 24.02.2013 tarihli eylemleri nedeniyle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/385 esas, 25.07.2015 tarihli eylemleri nedeniyle Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/449 esas, 10.08.2011 ve 04.05.2012 tarihli eylemleri nedeniyle de Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/59 esas sayılı dosyalarının olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun silahlı terör örgütüyle organik bağ kurup eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk taşıyıp taşımadığı belirlendikten sonra silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi açısından, anılan davaların kesinleşmemiş olmaları halinde birleştirilmesi, kesinleşmiş olmaları halinde ise denetime elverişli onaylı örnekleri getirtilerek hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

c-Olay tutanağı ve zarar tutanağında, 04.10.2011 tarihli olayda 33 A 6382 plakalı polis aracının taşlı saldırı sonucu camının kırıldığının belirtilmesi karşısında, dosya kapsamıyla örtüşmeyecek şekilde molotofla gerçekleştirildiği gerekçesiyle TCK'nın 152/2-a maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi ve ayrıca aynı tarihli görevi yaptırmamak için direnme suçunda da TCK'nın 265/4. maddesi uyarınca artırım yapılırken eylemin taşla gerçekleştirildiğinin belirtilmesi gerekirken molotofla işlendiğinin gösterilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de;

aa-Görevi yaptırmamak için direnme suçlarında,

TCK'nın 265/4. maddesinin uygulanması esnasında yasal dayanak olarak TCK'nın 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan molotofla veya taşla işlendiğinin gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken, uygulanma imkanı olmamasına rağmen terör örgütü PKK'nın faaliyetleri kapsamında işlendiğinin de ayrıca belirtilmesi,

bb-Mala zarar verme suçlarında,

Hüküm tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 65. maddesiyle TCK'nın 152. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yapılan değişiklikler karşısında suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

Bozma nedenine göre de; hükümden sonra 06.03.2014 tarih ve 28933 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişik 5235 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 26/2. maddesindeki düzenlemeler ve anılan Kanunun geçici 1/3. maddesinin görev ve usule ilişkin hükümlerin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, 20.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)