Genel Kurul Kararının İptali - Yasaklı Kişiler


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
2019/1532
2019/1216
2019-09-19





Özet:

  • Dava, davalı şirketin 16.04.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 2., 3., 4., 5. ve 8. maddeleri uyarınca alınan kararların iptali ve/ veya butlan olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
  • Genel kurulda pay sahipleri oy çokluğuyla finansal tabloları onayladıklarından yönetim kurulu kararlarının ibrasına ilişkin olarak alınan kararın finansal tabloların müzakere edilmediği veya onaylanmadığı gerekçesiyle iptali yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı,
  • Yine TTK'nın 436/2. Fıkrası gereğince pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ... vekili tarafından pay sahibine ait 5.000 adet paydan doğan oy hakkı kullanılmadığı gibi TTK'nın 436.maddesine göre hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
  • Davacı tarafça, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396.maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin gündemin 8.maddesi uyarınca alınan kararın, oydan mahrumiyet kuralına aykırı davranıldığı gerekçesiyle iptali istenmiştir.
  • Pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ... vekili tarafından pay sahibine ait 5.000 adet paydan doğan oy hakkı kullanılmadığı gibi TTK'nın 436.maddesine göre hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığından gündemin 8.maddesi gereğince alınan kararın iptaline ilişkin talebin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

 

DAVA : Ticari Şirket

KARAR TARİHİ: 19/09/2019

Dairemizden verilen 18/05/2017 tarih ve 2017/197 Esas - 2017/244 Karar sayılı kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2019 tarih ve 2017/4663 Esas - 2019/4105 Karar sayılı ilamı ile bozulmakla; dosyanın dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelenmesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı ...’nde %38,5 oranında paya sahip olduğunu, davalı şirketin 16/04/2015 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurulunda Faaliyet Raporunun Okunmaması Ve Bunlarla İlgili Hususlarının Sağlıklı Bir Şekilde Müzakere Edilmemiş Olması Ve Faaliyet Raporundaki Birtakım Önemli Bilgilerin Eksik Olması Nedeniyle Gündemin 2. Maddesi Uyarınca Alınan Kararın İptali Gerekmekte olduğunu, Mevzuata, ilan edilen toplantı gündemine ve aynı zamanda şirket ana sözleşmesi ile iyi niyete dahi aykırı olan bu karara, müvekkillerin, olumsuz oy kullandıkları gibi muhalefetlerini ve dava haklarını saklı tuttuklarını toplantı tutanağına geçirtmiş oldukları, Pay sahiplerinin bilgi alma hakkı ortadan kaldırılamayacağı, sınırlandırılamayacağı ve genel kurulda buna yol açacak mahiyette de karar alınamayacağı, Pay sahipleri yeterince bilgilendirilmeden alınan bir genel kurul kararının iptal edilmesi gerektiği, gündemin 2. maddesi çerçevesinde faaliyet raporunun genel kurulca kabul edilmesi yönünde alınan genel kurul kararının hukuka aykırılıklar ile müzakere edilmeden alınan bir karar olmasının yanısıra, kabul edilen faaliyet raporu finansal durumu doğru, eksiksiz, dolambaçsız, gerçeğe uygun ve dürüst bir şekilde yansıtmadığı için iptali gerekmekte olduğunu, faaliyet raporunda çelişkiler mevcut olduğunu ve TTK. 445 uyarınca iptal edilmesi gerekmekte olduğunu, TTK 200. maddeye de aykırı olarak alınan 2. gündem maddesinde alınmış olan kararların iptalini talep etmekte olduklarını, finansal tabloların okunmaması ve bunlarla ilgili hususlarının sağlıklı bir şekilde müzakere edilmemiş olması ve finansal tablolardaki bazı ve önemli bilgilerin eksik olması nedeniyle gündemin 3. maddesi uyarınca alınan kararın iptali gerekmekte olduğunu, finansal tabloların, gerçeğe uygun ve dürüst resim ilkesine uygun bir şekilde hazırlanmamış olduğunu, finansal tabloların TTK 72. maddesine ve değerleme ilkelerinin düzenlendiği TTK 78. Maddesine de aykırı şekilde düzenlenmiş olduğunu, Yönetim Kurulu Üyelerinden ...u’nun İbrasına İlişkin gündemin 4. maddesi uyarınca alınan kararın iptali gerekmekte olduğunu, 16.04.2015 tarihli genel kurul toplantısının 4. gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibra edilmesine karar verildiği, ancak alınan bu kararın afaki iyi niyet kurallarına ve kanuna alenen aykırı olduğundan iptali gerektiğini, genel kurulda finansal tablolar gizlenmiş, müzakereye de açılmamış olduğunu, gündemin 5. Maddesinde yer alan yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin alınan kararların iptal edilmesi gerekmekte olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri, ....olduğunu, davalı şirket pay sahipleri ise, ... Holding A.Ş. (%20), ...Holding A.Ş. (% 39,5)..., müvekkil ..., ve diğerleri olduğunu, Davalı Şirketin hakim ortağı olan ...Holding A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeleri, ...olduğunu, ... Holding A.Ş. sahibi ise ... olduğunu, ., ...’ün ve ...u’nun babası, ....’nin de abisi olduğunu, yönetim kurulu üyeleri hakkında, hakim şirketin ve kan hısımı olan yönetim kurulu üyelerinin TTK 436/2. maddesinde yer alan kanun hükmü ve dürüstlük ilkesi uyarınca oy kullanması aykırı olduğunu, kazanç payı dağıtımına ilişkin gündemin 5. maddesi medeni kanunun 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olup örtülü kar dağıtımı yapılmış olduğundan ve eşit işlem ilkesine aykırı olduğundan iptali gerekmekte olduğunu,...Holding A.Ş.’nin önerisi muhalefete rağmen oy çokluğu ile kabul edildiği, bu şekilde kazanç payı ödenmesine karar verilerek dolaylı biçimde şirket karından ayrıca bir menfaat temin edilmiş olduğunu, ... davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olmalarına rağmen şirkette fiilen çalışmamakta olduğu ve şirket içinde icrai görevleri bulunmamakta olduğu, Şirkette icrai faaliyeti olmayan, yalnızca birlikte şirketin hakim ortak olmaları nedeniyle yönetim kurulu üyesi olan bu kişiye kazanç payı dağıtımı yapılması, kazanç payının TTK daki düzenlenme amacına aykırı olduğunu, Holding ve şirketlerde ....i ciddi bir pay sahibi olduğunu, ... ve ekibi başta ... Holding A.Ş. olmak üzere tüm şirketlerde hakim ortak konumuna geldiği, haksız yere azınlık ortak konumuna getirilen müvekkili şirketin sahibi yönetim kurulu üyeliğinden de adı geçen hakim ortaklar tarafından alınarak tüm grup ilgili şirketlerin yönetsel faaliyetlerinden uzaklaştırılmış olduğunu, TTK 357. maddesine ve MK m. 2’ye açıkça aykırılık teşkil eden bu kararın TTK 445. maddesi gereği kanuna aykırılık gerekçesiyle iptal edilmesi gerekmekte olduğunu, Yönetim Kurulu Üyelerine TTK.’nın 395. ve 396. maddelerinde belirtilen İzinlerin verilmesine ilişkin gündemin 8. maddesi uyarınca alınan kararın iptali gerekmekte olduğunu, ... .i’nin TTK m.395 - 396’daki izinlerin kendilerine verilmesinde ...Holding v...Holding'in oydan yoksun olması gerekirken oy kullanmış olması gündemin 8. maddesinde alınan işbu kararın hukuka aykırı olarak alındığını göstermekte olduğunu,...n kan hısımı olduğunu, bu bağlamda Şirket ile her türlü kişisel nitelikte iş ve işlem yapılmasının önünü açan bu olguda sözü edilen (Şirket Yönetim Kurulu Üyelerine ait Şirketler) ...’in TTK 436/1 maddesi gereğince oydan yoksun olmaları gerekmekte olduğunu, davalı şirketin genel kurulda davacı pay sahibine karşı yapmış olduğu eylemler birlikte değerlendirildiğinde, pay sahipliği haklarının ihlal edilmesinin kanuna ve iyi niyete aykırı olduğu, davacı pay sahibinin haklarının bertaraf edilmesinin bilinçli bir şekilde amaçlandığı açık bir şekilde görülebileceğini, tüm bu davranışların, çoğunluk gücünün kötüye kullanılmış olduğunun ve MK. 2’ye aykırılığın en açık göstergesi olduğunu, bu bakımdan dürüstlük kuralına aykırı kararların TTK. 445 hükmü uyarınca iptali gerektiğini ileri sürerek,... şirketinin 16.04.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2., 3., 4., 5. ve 8. gündem maddeleri uyarınca alınan kararların iptaline veya butlan olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin faaliyet raporu ve finansal tabloların genel kurulda okunmamış olması sebebiyle bilgi alma hakkının engellendiğine ilişkin mesnetsiz iddiaları, zaten daha önce dava konusu yaptığı ve Bakırköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi (Dosya No: 2015/434 E.) tarafından kesin olarak reddedilen davaya konu iddiaların aynısı olduğundan anılan ret kararı bu davadaki iddialar bakımından kesin hüküm niteliğinde olduğunu, TTK 409. maddesi uyarınca genel kurul toplantısında faaliyet raporu ile finansal tabloların okunması zorunlu olmadığını, davacının temsilcileri de müvekkil şirket merkezine gelerek 10 nisan 2015 tarihinde incelemiş ve birer suret teslim almış olup, bu hususa ilişkin belge teslim tutanağını sunduklarını, Bakırköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesinde İkame Edilen Bilgi Alma Ve İnceleme Yapma Yetkisi Verilmesi Talepli Dava (Dosya No: 2015/434 E.) Mahkemenin 06 Ağustos 2015 Tarihli Ve 2015/434 E. 2015/665 K. Sayılı Kararı İle Haklı Ve Hukuka Uygun Olarak Reddedilmiş, Davacının Bilgi Edinme Hakkının İhlali Gibi Bir Durumun Kesinlikle Söz Konusu Olmadığı Yargı Kararı İle Sabit Olmuş Olduğunu, davacı şirket ve .... hem müvekkil şirket hem de ...GRUBU şirketleri aleyhinde onlarca dava açmış olduğunu ve açmaya devam etmekte olduğunu, davacının bilgi alma hakkının kısıtlanmadığını, TTK’nun emrettiği husus da zaten faaliyet raporu ile finansal tabloların kelime kelime okunması değil, müzakere edilmesi olduğunu, 2014 takvim yılına ilişkin yönetim kurulu faaliyet raporu tamamen hukuka uygun olarak tanzim edilmiş olup faaliyet raporunun genel kurulda kabul edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, müvekkil şirket’in finansal tabloları da, TTK’na ve muhasebe standartları uygulama genel tebliğlerine göre düzenlenmiş, gerçeğe ve dürüst resim ilkesine uygun, açık, anlaşılır bir şekilde hukuka uygun olarak tanzim edilmiş olduğunu, pay sahiplerince yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olarak gündemin 4. maddesi uyarınca alınan kararda hiçbir hukuka aykırılık olmadığını, yönetim kurulu üyelerimin ibrası hususunda dar bir hüküm tesis edilmiş ve yönetim kurulu üyelerinin sadece kendilerine ait paylardan doğan oy haklarından mahrum olduğu ifade edilmiş olduğunu, ... Holding A.Ş. de pay sahipliğinden doğan haklarını doğrultusunda yönetim kurulu üyelerinin ibra müzakerelerinde oy kullanmış ve bu durumda hiçbir hukuka aykırılık olmadığını, ...Holding A.Ş/nin ve... Holding A.Ş.’nin temsilcileri... vasıtasıyla oy kullanmasında da hukuken hiçbir sakınca olmadığını, Yasa'nın açık hükmü doğrultusunda müvekkil şirketin pay sahiplerinden ... Holding A.Ş. ve ... Holding A.Ş. de ...’ye verdikleri vekaletnameye istinaden pay sahipliğinden doğan oy haklarını kullanmış olduklarını, kazanç payına ilişkin olarak pay sahiplerince alınan karar bakımından hiçbir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, alınan karar ttk ve şirket esas sözleşmesine uygun olduğunu, davacı şirketin iddialarının aksine, ...'in zaten gündemin 8. maddesine ilişkin müzakerelerde paydan doğan oy haklarını kullanmadığı ve TTK’nun 436/1 hükmü gereği böylelikle yerine getirilmiş olduğunu, kötü niyetli davacının oydan yoksunluğa ilişkin iddiaları ise tümüyle hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının pay sahipliği haklarının ihlali kesinlikle söz konusu olmadığı gibi dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde dava hakkını kötüye kullanan bizatihi davacı yan olduğunu, davacı şirketin sahibi ... de, 2012 yılma kadar ... Holding ve iştiraklerinin yönetim kurulunda olmasına rağmen, ... Holding A.Ş. ve iştirakleri nezdindeki yönetim kurulu üyeliği görevi 2012 yılı içerisinde hissedarların davacıyı yönetim kurulu üyesi seçmemeleri sebebi ile sona ermiş olduğunu, ...ün yönetim kurulu üyesi olarak seçilemediği 27 Haziran 2012 tarihli olağan genel kurul toplantısından sonra, yönetim kurulunda ve ... grubunda bu arada müvekkili şirkette kaybettiği etkinliği sürekli ikame ettiği davalar ve hukuki dayanaktan yoksun şikayetler ile kazanma, hissedarlar üzerinde bu şekilde baskı kurarak kendisinin ...’ün yönetim kuruluna seçilmesini sağlama çabasıyla ve kötü niyetli olarak gerek müvekkili şirketin gerek müvekkili şirketin mensubu olduğu ...u’nun hakim şirketi ... Holding A.Ş. gerekse ... Holding A.Ş.’nin ve bağlı şirket ve iştirakleri ile bu şirketlerin Yönetim kurulu üyelerinin aleyhinde mesnetsiz davalar ikame etmeye başlamış olduğunu, davacı Şirket ve davacı Şirket’in sahibi olan ... halen yeniden yönetim kurulu üyesi seçilememiş olmasına dayanarak ve belki de bu kızgınlıkla müvekkili şirketin de dahil olduğu...Grubu şirketlerine seri davalar açmakta, hemen her genel kurul toplantısından sonra önce bilgi alma ve inceleme, zaman zaman özel denetçi talebi ve hemen her zaman genel kurul iptali davalarım ikame etmekte olduğunu savunarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi 2015/720 Esas 2016/914 Karar sayılı ve 23/11/2016 tarihli gerekçeli kararı ile;

"...Gündemin 2.maddesi gereğince karar alındığını, ancak faaliyet raporunun okunmadığı, bunlar ile ilgili hususların sağlıklı bir şekilde müzakere edilmediği ileri sürülmüştür. T.T.K.nun 409.maddesinde genel kurulun olağan ve olağanüstü toplantı şartları, 437.maddesinde finansal tabloların, faaliyet raporlarını, denetleme raporu, yönetim kurulu önerilerinin okunması hüküm altına alınmış, davacı şirketin esas sözleşmesinin 18.maddesinde de bu hususta yasaya uygun bir düzenleme yapılmıştır. T.T.K.nun 409.maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporunun okunmasının zaruri görülmediği, müzakere edilmesinin hüküm altına alındığı, bu yönden bakıldığında faaliyet raporunun okunması yönünde bir zorunluluk bulunmadığı, davalı şirketin toplantı tutanağında da faaliyet raporunun müzakere edildiği anlaşılmaktadır. Faaliyet raporunun toplantıdan 6 gün önce incelemeye sunulduğu, davacı pay sahibi temsilcileri tarafından incelendiği, toplantıda da raporun içeriğine ilişkin 9 ayrı soru yöneltildiği ve sorulara cevap verildiği görülmüştür. Bu da faaliyet raporunun incelendiğini göstermektedir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında faaliyet raporunun okunması ile ilgili bir yasal yükümlülük bulunmadığı, incelenip müzakere edildiği de sabit olduğu anlaşıldığından gündem 2 nolu maddenin iptali talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Gündem 3 nolu maddenin iptaline gelince; finansal tabloların okunmadığı, bunlar ile ilgili sağlıklı bir müzakere yapılmadığı iddiası ileri sürülmüştür. Toplantı tutanağı incelendiğinde 3 nolu gündem maddesinin 2014 yılına ait finansal tabloların okunması, müzakere edilmesi ve takdiki olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda gündem 2 maddesi değerlendirilir iken faaliyet raporunun okunmasının T.T.K.nun 430.maddesi gereğince zorunlu olmadığı anlaşılmıştır. Dosya arasında bulunan toplantıya ilişkin kayıtların incelenmesinde; finansal tabloların şirket merkezi ve şubelerinde 15 gün öncesinden incelemeye açıldığı, toplantı da müzakere edildiği, davacı pay sahibi temsilcisinin finansal tablolar ile ilgili 6 soru yönelttiği, sorulara karşı somut içerikli cevapların verildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf finansal tabloların dip notları içermediği, dürüst resil ilkesine aykırı olduğu iddiasında bulunmuş ise de, bunan ile ilgili genel kurulda gerekli açıklamanın yapıldığı, dipnotları içeren açıklamanın 17/04/2015 tarihinde Beşiktaş ...Noterliği kanalıyla 21/04/2015 tarihinde ek mali tablolar ise 27/04/2015 tarihinde davacı pay sahibine tebliğ edilmiştir. Yine bilirkişi heyetinde mali müşavirin ayrıntılı incelemelerinden de anlaşıldığı üzere davalı şirketin brüt kar tutarında fark bulunduğu görülmekle birlikte net satışlar esas faaliyet karı ve net dönem karının finansal tablolar ile uyumlu olduğu görülmektedir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında bu maddenin iptaline ilişkin söylenen iddialarında yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı şirket yönetim kurul üyeleri ... nun ibrasına ilişkin gündemin 4.maddesinin iptalini talep etmiştir. Davacı taraf genel kurulda finansal tabloların müzakeresine dahi izin verilmemiş iken yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca ibra kararlarının T.T.K.nun 436/2 maddesinde düzenlenen oydan yoksunluk hükmüne aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Finansal tabloların müzakere edilmesi ile ilgili diğer maddelerde de gerekli açıklamalar yapılmış idi. Kısaca belirtmek gerekir ise davalı şirket finansal tablolarının genel kurul tarihinden 15 gün önce şirket merkezinde pay sahiplerini incelemesine açıldığı, davacı pay sahibi temsilcisinin 10/04/2015 tarihinde birer suret aldığı, finansal tabloların genel kurulda müzakere edildiği, karşılıklı soru cevap şeklinde müzakerenin sürdürüldüğü, genel kurul sonrasında finansal tablolara ait dipnotlar ile mali tabloların davacıya noter kanalıyla gönderildiği, dolayısıyla bu yönden herhangi bir aykırılık bulunmadığı iddianın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf bu madde ile ilgili olarak T.T.K.nun 413.maddesi gereğince iptal isteminde de bulunmuş ise de, bu iddia da mahkememizce yerinde bulunmamıştır. Zira T.T.K.nun 424.maddesinde bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğuracağı belirtilmektedir. Dava konusu olayda da finansal tablolar onaylanmış ve 400.000 adet olumsuz oya karşılık 600.000 adet olumlu oy ile kabul edilmiştir. Bu durumda yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibrasına ilişkin olarak alınan kararların finansal tabloların müzakere edilmediği veya onaylanmadığı gerekçesi iptalinin talebi yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin T.T.K.436/2 maddesi gereğine iptali istemine gelince, T.T.K.nun 436/2.maddesinde şirket yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişiler yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlar ile kendilerine ait paylardan doğan oy haklarının kullanamaz hükmü yer almaktadır. Davacı ...menfaatine işlemlerden kendisi oy kullanamayacağı gibi...Holding A.Ş.nin de oy kullanamayacağını, ... nun menfaatine olan işlerden hakim şirket... Holding A.Ş.nin oy kullanamayacağını ve ... ün menfaatine işlemlerde kendisi oy kullanamayacağı gibi babasının sahibi olduğu ..Holding in de oy kullanamayacağını ileri sürülmüştür. Ancak ibra oylaması yönetim kurulu üyesi ile şirket arasında şahsi bir iş veya işlem değildir. Genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi...ün hem kendi hem de diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasında oy kullanmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf pay sahipleri ... ...u nun menfaatine olan işlerde hakim şirket ...Holding A.Ş.nin oy kullanamayacağını da ileri sürmüş ise de, yukarıda belirtildiği üzere 436.madde de bunu engelleyici bir durum söz konusu değildir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında T.T.K.nun 436/2 maddesi gereğince sadece yönetim kurulu üyesi ...ün oydan mahrumiyete tabi olduğu, onun da hem kendisinin hem de diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanmadığı, dolayısıyla yasa hükmüne aykırı bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf bir diğer madde de, kazanç payı dağıtımına ilişkin gündemin 5.maddesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. Davacı taraf yönetim kurulu üyesi ...ye kazanç payı verilmesini dürüstlük kuralına eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Anonim Şirketlerde kazanç payı dağıtımı T.T.K.nun 511.madde de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre yönetim kurulu üyelerine kazanç payları sadece net kardan ve ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin %5 oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kar payı dağıtıldıktan sonra verilebilir hükmü bulunmaktadır. Davalı şirketin esas sözleşmesinin 27.maddesinde de karın dağıtılmasının koşulları belirlenmiştir. Yukarıdaki madde hükmüne uyulmak şartı ile genel kurulun kar ve kazanç payı dağıtımında münhasır yetkisi bulunmaktadır. Yasa hükmü ve esas sözleşme hükmü dikkate alındığında kazanç payı dağıtımına ilişkin alınan kararın yasaya esas sözleşmeye dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı anlaşılmaktadır. Son olarak gündemin 8.maddesi gereğince alınan karar ile yönetim kurulu üyelerine verilen izinlerin oydan mahrumiyet kuralına aykırı davranıldığı gerekçesi ile iptali talep edilmiştir. T.T.K.nun 395.maddesinde şirket ile işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağı 396.maddesinde ise şirketle rekabet yasağı düzenlenmiştir. Davacı taraf 8.madde de verilen izinlerde de daha önce dile getirdiği oydan mahrumiyet kuralına dolayısıyla T.T.K.nun 436.maddesine aykırı davranıldığını ileri sürmüştür. Ancak yukarıda diğer maddelerde bu husus iki defa ayrı ayrı açıklandığı üzere bir aykırılık söz konusu değildir. Oydan mahrum pay sahibi yönetim kurulu üyesinin kendi payından doğan oy hakkını kullanmadığı ve netice de alınan kararlarda bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yönetim kurulu üyelerine T.T.K.395 ve 396.maddeleri gereğince yetki verilmesine ilişkin oylamada T.T.K.nun 436.maddesi kapsamında yer alan yönetim kurulu üyesi ... ün 5.000 adet paydan doğan oy hakkını kullanmadığı anlaşılmaktadır. Netice itibariyle bu yönden de yasaya aykırı bir durum söz konusu değildir. Yukarıda gündemin iptali istenen her madde de ayrı ayrı yapılan açıklamalar dikkate alındığında alınan kararlarda kanuna, iyi niyet kurallarına, dürüstlük kuralına, esas sözleşmeye aykırı bir durum bulunmadığı anlaşıldığından..."gerekçesi ile; davacının davasının reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;

Bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi sonucu faaliyet raporu ve finansal tabloların müzakere edilememiş olması nedeniyle gündemin 2. ve 3. maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini,

Yönetim kurulu üyelerinden...’nun ibrasına ilişkin 4. ve TTK 395. ve 396. maddesi kapsamında verilen izinlere ilişkin 8. gündem maddesi uyarınca alınan kararın iptali gerektiğini,

Kazanç payı dağıtımına ilişkin gündemin 5. maddesi Medeni Kanun' un 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olup örtülü kar dağıtımı yapılmış olduğundan ve eşit işlem ilkesine aykırı olduğundan iptali gerektiğini,

İleri sürerek davalı ... şirketinin 16.04.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2., 3., 4., 5. ve 8. gündem maddeleri uyarınca alınan kararların iptali ve/ veya butlan olduğunun tespitine, ilk derece mahkemesinin kararının istinaf incelemesi neticesinde bozularak " kaldırılmasına "ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZİN İLK KARARI :

Dairemiz 18/05/2017 tarih 2017/197 Esas 2017/244 sayılı ilk kararı ile;

"Türk Ticaret Kanununun 409.maddesine göre faaliyet raporlarının, 437.maddesine göre ise finansal tabloların okunması değil, müzakere edilmesi zorunludur.

Dosya içeriği ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı pay sahibinin faaliyet raporları ve finansal tabloların birer suretini alarak incelediği, genel kurul toplantısında davacı şirket temsilcilerinin faaliyet raporları ve finansal tablolarla ilgili olarak çeşitli sorular sordukları ve bu soruların davalı şirket yetkilileri tarafından cevaplandırıldığı böylece faaliyet raporlarının ve finansal tabloların müzakere edildiği buna göre finansal tabloların ve faaliyet raporlarının okunmamasının kanunu, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yine davacı tarafça yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin 4.maddesi uyarınca alınan kararın, finansal tabloların müzakere edilmemesi ve ibra kararlarının TTK'nın 436/2.maddesinde düzenlenen oydan yoksunluk hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle iptali talep edilmiştir. Genel kurulda pay sahipleri oy çokluğuyla finansal tabloları onayladıklarından yönetim kurulu kararlarının ibrasına ilişkin olarak alınan kararın finansal tabloların müzakere edilmediği veya onaylanmadığı gerekçesiyle iptali yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı, yine TTK'nın 436/2. Fıkrası gereğince pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ... vekili tarafından pay sahibine ait 5.000 adet paydan doğan oy hakkı kullanılmadığı gibi TTK'nın 436.maddesine göre hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Davacı tarafça, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396.maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin gündemin 8.maddesi uyarınca alınan kararın, oydan mahrumiyet kuralına aykırı davranıldığı gerekçesiyle iptali istenmiştir. Pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ...vekili tarafından pay sahibine ait 5.000 adet paydan doğan oy hakkı kullanılmadığı gibi TTK'nın 436.maddesine göre hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığından gündemin 8.maddesi gereğince alınan kararın iptaline ilişkin talebin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Davacı tarafça yönetim kurulu üyesi ...ye kazanç payı verilmesine ilişkin gündemin 5.maddesinin dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir. Davalı şirketin esas sözleşmesinin 27.maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç payı dağıtımına ilişkin münhasır yetkisi bulunmakta ise de; bu yetkisini kullanırken dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına uygun davranması gerekmekte olup, kazanç payının sadece bir kişiye dağıtılması dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına aykırı olduğundan gündemin 5.maddesi uyarınca alınan kararın iptaline karar verilmesi gerekirken bu maddeye ilişkin davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından..." gerekçesi ile; Davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/720 Esas - 2016/914 Karar sayılı ve 23/11/2016 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Davacının davasının kısmen kabulü ile; davalı şirketin 16.04.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 5. Maddesindeki kararın iptaline, 2., 3., 4., ve 8. Gündem maddeleri uyarınca alınan kararlara ilişkin davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı taraflarca temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN TEMYİZ SEBEPLERİ:

Davalı vekili temyiz dilekçesi ile,

İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi kararında hukukun yanlış uygulandığını, ilk derece mahkemesince alınan ve savunmalarını tevsik eden 12/07/2016 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafından birebir aynı gerekçelere davalı olarak ikame edilen davalar kapsamında alınan bilirkişi raporları ve davacının kazanç payına ilişkin iptal talebinin reddine ilişkin mahkeme kararları kanuni sebep olmaksızın kabul edilmediğini, (HMK mad.371)

İstinaf kararında yerel mahkemece alınan ve savunmalarını tevsik eden bilirkişi raporunun hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yok sayılmasının, kazanç payının sadece bir kişiye dağıtılmasının yine herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına aykırı olduğunun varsayılması ve müvekkili şirketin 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 5.maddesindeki kararın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Şirket esas sözleşmesinin 27.maddesi uyarınca kazanç payı dağıtımına ilişkin takdir yetkisine sahip genel kurul tarafından alınan kazanç payı dağıtımı kararının gerek yasa hükümlerine, gerekse esas sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, İlk derece mahkemesince alınan ve davaya konu her bir iddianın ayrı ayrı incelendiği, savunmalarını teyit eden, hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli 12/07/2016 tarihli bilirkişi raporunda yer alan haklı ve hukuka uygun tespitlerin nazara alınmaksızın davacının haksız istinaf talebinin kazanç payı dağıtımına ilişkin karar bakımından kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili şirketin 16/04/2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 5.maddesine ilişkin olarak alınan kararın TTK'ya, şirket esas sözleşmesine ve eşitlik ilkesine uygun olup kararda hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, İleri sürerek temyiz başvurusunun kabulü ile, istinaf kararının temyiz incelemesi sonucu bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesi ile, Faaliyet raporu ve finansal tabloların müzakere edilmemiş olması ve bu hususta bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi nedeniyle gündemin 2 ve 3 numaralı maddelerinde alınan kararların iptali gerekmekte olup, istinaf mahkemesinin istinaf talebini yerinde görmemesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Yönetim kurulu üyelerinden ...'nun ibrasına ilişkin gündemin 4.maddesi uyarınca alınan kararın iptaline ilişkin talebin eksik inceleme neticesinde reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395.ve 396.maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin gündemin 8.maddesi uyarınca alınan kararın iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

İleri sürerek temyiz başvurusunun kabulü ile, istinaf kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

YARGITAY BOZMA İLAMI :

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 23/05/2019 tarih 2017/4663 Esas 2019/4105 Karar sayılı ilamında;

"(1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

(2) Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

16.04.2015 tarihli olağan genel kurulda alınan 5 nolu karar, kar ve kazanç paylarının dağıtımına ilişkindir. Davacı tarafça 5 nolu kararın kazanç payının yönetim kurulu üyesi ...i'ye dağıtılmasına ilişkin bölümünün iptali talep edilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da karar yerinde 5 nolu kararın bu kısmına ilişkin değerlendirmeler yapılarak, kazanç dağıtımının eşitlik ilkesine aykırı olduğu belirlenmiş ancak kararın hüküm bölümünde 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesini ihlal edecek şekilde 5 nolu kararın tamamının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş..," gerekçesi ile;

(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Duruşma yapılarak, usul ve yasa uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, davalı şirketin 16.04.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 2., 3., 4., 5. ve 8. maddeleri uyarınca alınan kararların iptali ve/ veya butlan olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafça faaliyet raporunun ve finansal tabloların okunmadığı gerekçesiyle gündemin 2 ve 3.maddeleri gereğince alınan kararların iptali talep edilmiştir. Türk Ticaret Kanununun 409.maddesine göre faaliyet raporlarının, 437.maddesine göre ise finansal tabloların okunması değil, müzakere edilmesi zorunludur. Dosya içeriği ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı pay sahibinin faaliyet raporları ve finansal tabloların birer suretini alarak incelediği, genel kurul toplantısında davacı şirket temsilcilerinin faaliyet raporları ve finansal tablolarla ilgili olarak çeşitli sorular sordukları ve bu soruların davalı şirket yetkilileri tarafından cevaplandırıldığı böylece faaliyet raporlarının ve finansal tabloların müzakere edildiği buna göre finansal tabloların ve faaliyet raporlarının okunmamasının kanunu, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Yine davacı tarafça yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin 4.maddesi uyarınca alınan kararın, finansal tabloların müzakere edilmemesi ve ibra kararlarının TTK'nın 436/2.maddesinde düzenlenen oydan yoksunluk hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle iptali talep edilmiştir. Genel kurulda pay sahipleri oy çokluğuyla finansal tabloları onayladıklarından yönetim kurulu kararlarının ibrasına ilişkin olarak alınan kararın finansal tabloların müzakere edilmediği veya onaylanmadığı gerekçesiyle iptali yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı, yine TTK'nın 436/2. Fıkrası gereğince pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ... vekili tarafından pay sahibine ait 5.000 adet paydan doğan oy hakkı kullanılmadığı gibi TTK'nın 436.maddesine göre hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafça, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396.maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin gündemin 8.maddesi uyarınca alınan kararın, oydan mahrumiyet kuralına aykırı davranıldığı gerekçesiyle iptali istenmiştir. Pay sahibi olan yönetim kurulu üyesi ... vekili tarafından pay sahibine ait 5.000 adet paydan doğan oy hakkı kullanılmadığı gibi TTK'nın 436.maddesine göre hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığından gündemin 8.maddesi gereğince alınan kararın iptaline ilişkin talebin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf talebi yerinde görülmemiştir.

Davacı tarafça yönetim kurulu üyesi ...'ye kazanç payı verilmesine ilişkin gündemin 5.maddesinin dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmiştir.

Davalı şirketin esas sözleşmesinin 27.maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç payı dağıtımına ilişkin münhasır yetkisi bulunmakta ise de; bu yetkisini kullanırken dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına uygun davranması gerekmekte olup, kazanç payının sadece bir kişiye dağıtılması dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına aykırı olduğundan gündemin 5.maddesi uyarınca alınan ve istinafa konu edilen "yönetim kurulu üyesi ....çi'ye kazanç payı verilmesine" ilişkin kararın iptaline karar verilmesi gerekirken bu maddeye ilişkin davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Sonuç itibari ile; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının, HMK 353/1-b2 maddesi ve uyulan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurmak suretiyle; davacının davasının kısmen kabulü ile, davalı şirketin 16.04.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 5. maddesindeki kararının "yönetim kurulu üyesi ...'ye kazanç payı verilmesine" ilişkin bölümünün iptaline, 2., 3., 4., ve 8. gündem maddeleri uyarınca alınan kararlara ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/720 Esas 2016/914 Karar sayılı ve 23/11/2016 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalı şirketin 16.04.2015 tarihinde yapılan 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 5. maddesindeki kararının " yönetim kurulu üyesi...ye kazanç payı verilmesine" ilişkin bölümünün İPTALİNE,

3-2., 3., 4., ve 8. gündem maddeleri uyarınca alınan kararlara ilişkin davanın REDDİNE,

İLK DERECE YÖNÜNDEN :

1-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 44,40.TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 27,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 16,70.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

2-Davacı tarafından sarf edilen 4.500,00.TL bilirkişi ücreti ile 562,00.TL tebligat/ posta masrafı olmak üzere toplam 5.062,00.TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne göre takdiren 1/5 oranına tekabül eden 1.012,40.TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,

3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 27,70.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davalı tarafından sarf edilen 50,00.TL tebligat/ posta masrafı yargılama giderinin davanın kısmen reddine göre takdiren 4/5 oranına tekabül eden 40,00.TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Kabul edilen kısım üzerinden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davacı vekili için takdir olunan 2.725,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Reddedilen kısım üzerinden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davalı vekili için takdir olunan 2.725,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN :

1-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 85,70.TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 31,40.TL karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

2-Davacı tarafından sarfedilen 85,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,60.TL dosyanın istinafa gönderim gideri ile 61,50.TL tebligat gideri olmak üzere toplam 201,80.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Dairemizce kabul edilen kısım üzerinden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2. Kısım 2. Bölüm 17/a maddesine göre hesaplanan 1.362,00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Dairemizce reddedilen kısım üzerinden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2. Kısım 2. Bölüm 17/a maddesine göre hesaplanan 1.362,00.TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Bakiye gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair olarak, hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2019

(www.corpus.com.tr)