Gaiplik - Kamulaştırma Bedelinin Hazineye İntikali


Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
2020/1863
2021/2859
2021-05-26





Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil, gaiplik ve irat kaydı davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı Hazine tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedilip yargılama giderleri yönünden kısmen kabul edilerek ilk derece kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, TMK’nın 588. maddesinden kaynaklanan gaiplik ve çekişmeli paya ait kamulaştırma bedelinin Hazineye intikali isteklerine ilişkindir.

Davacı Hazine, dava konusu 310 ada 39 nolu parselin on yılı aşkın süredir kayyım ile yönetildiğini ileri sürerek 4721 sayılı TMK′nun 588. maddesi uyarınca taşınmaz maliki görünen ...′in gaipliğine, tapunun iptali ile Hazine adına tesciline ve kayyım uhdesinde bulunan kamulaştırma bedelinin Hazineye irat kaydına karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kayyım, davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince, ölü kişiler hakkında gaiplik kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı Hazine tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedilip yargılama giderleri yönünden kısmen kabul edilerek ilk derece kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın 1.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı ve yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın değeri keşfen saptanmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.

Aynı Yasanın 30. maddesi ise “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılıyorsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” şeklinde, 32. maddesi ise; “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Harçlar Kanununun uygulaması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husustur.

Hâl böyle olunca, taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu 16. madde uyarınca taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Davacı vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 371/1-a maddesi gereğince ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK'nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 26/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.