Feragat Dilekçesinin İrade Dışı Oluşturulması


Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
2019/3330
2020/460
2020-02-03





Özet:

  • Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
  • Feragate ilişkin irade açıklamasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde, bu halin ya aynı dava içerisinde HMK'nin 163.maddesine göre ön sorun (hadise) şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir.
  • Hâl böyle olunca; mahkemece, feragatin irade fesadına dayalı olduğu iddiasının hadise şeklinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 162. ve 163. maddeleri-önsorun) aynı dava içerisinde her türlü delille ispatının mümkün olduğu gözetilerek, bu yöndeki taraf delillerinin toplanması ile davacı tarafın feragat dilekçesinin iradesi dışında oluşturulduğu iddiasına yönelik soruşturma dosyası akıbeti de gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.

 

MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinafı üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalının yemin teklifi uyarınca davacının yemin ettiği ve vekil eden ile davalı oğlunun davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettiği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.

Davacı, eniştesi olan ... ’u intikal işlemlerini yapması için vekil tayin ettiğini, ...’ın da kendisine haber vermeden 145 parsel sayılı taşınmazdaki payını oğlu olan davalı ...’a temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payının adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının çekişme konusu taşınmazın satışı için babasını vekil tayin ettiğini, taşınmadaki diğer dayılarının ve teyzelerinin paylarını da satın aldığını, tüm işlemlerin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinafı üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalının yemin teklifi uyarınca davacının yemin ettiği ve vekil eden ile davalı oğlunun davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettiği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş, temyiz aşamasında davacı 02.10.2019 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiş, davacı vekili de 16.12.2019 havale tarihli dilekçesi ile davacı asilin beyanının irade fesadına dayandığını ve bu konuda suç duyurusunda bulunduklarını belirtmiştir.

Bilindiği üzere, davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçları doğar (HMK m.311). Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez (rücu edemez) başka bir ifadeyle davacı, feragat beyanı ile bağlıdır.

Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun iradeyi bozan bir halin nedenine dayandığı (HMK m.311) kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından iradesi fesada uğrayan kimseye talep hakkı bahşedeceğinden kuşku yoktur.

Feragate ilişkin irade açıklamasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde, bu halin ya aynı dava içerisinde HMK'nin 163.maddesine göre ön sorun (hadise) şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir.

Hâl böyle olunca; mahkemece, feragatin irade fesadına dayalı olduğu iddiasının hadise şeklinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 162. ve 163. maddeleri-önsorun) aynı dava içerisinde her türlü delille ispatının mümkün olduğu gözetilerek, bu yöndeki taraf delillerinin toplanması ile davacı tarafın feragat dilekçesinin iradesi dışında oluşturulduğu iddiasına yönelik soruşturma dosyası akıbeti de gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.

Davalının değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/2.maddesi gereğince dosyanın kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(www.corpus.com.tr)