Fazla Mesai Alacağı - Derhal Fesih Hakkı


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2016/16260
2020/4961
2020-06-08





Özet:

  • 4857 sayılı Yasa'nın 24/II-e maddesine göre işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi iş sözleşmesini haklı olarak feshetme hakkı kazanır. 
  • Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi, fazla mesai alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedene dayanarak 26.06.2014 tarihinde feshetmiştir. 
  • Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı işçinin fazla mesai ücretine hak kazandığı tespit edildiğinden davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II. maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği sonucuna varılmalıdır. Mahkemece, davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine, yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.
 
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01/11/2011-26/06/2014 tarihleri arasında muhasebe personeli olarak çalıştığını, davacının davalı işyerinde muhasebe müdürü tarafından psikolojik baskıya maruz kaldığını, kendisine hakaret ve tacizlerde bulunulduğunu, davacının bu konuda işyeri yetkilisine müracaat ettiğini ancak herhangi bir değişikliğin meydana gelmediğini en son davalı işyeri yetkilisi tarafından masasına oturduğu iddiası ile azarlandığını ve diğer çalışanların yanında davacıya özür diletildiğini, iş akdinin de davacı tarafından bu nedenlerle haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, manevi tazminat ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacıya herhangi bir psikolojik taciz uygulanmadığını, davacının amirine hakarete varan ifadelerde bulunduğunu, davacının amirini telefonla arayarak bilgisayar şifresini istediğini, amirin de şifreyi veremeyeceğini, işyerine geldiğinde konuyla ilgileneceğini söylediğini, davacıya başka işçilerin işinin verilmediğini, davacıya daha uygun iş ortamının sağlandığını, davacının elektronik posta yazarak istifa ettiğini söylediğini, davacıya ihbar öneline uymasının istendiğini, bunun üzerine hakaretlerde bulunduğunu, davacının 23/06/2014 tarihinde istifa ettiğini, ertesi 2 gün işyerine gelerek işlerini devrettiğini ve bir daha da işe gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- 4857 sayılı Yasa'nın 24/II-e maddesine göre işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi iş sözleşmesini haklı olarak feshetme hakkı kazanır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi, fazla mesai alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedene dayanarak 26.06.2014 tarihinde feshetmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı işçinin fazla mesai ücretine hak kazandığı tespit edildiğinden davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II. maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği sonucuna varılmalıdır. Mahkemece, davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine, yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.

3-Mahkemece tamamı reddedilen manevi tazminat talebi nedeni ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilirken, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesi uyarınca vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken, nispi belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)