Fazla Mesai - Ubgt - Hafta Tatili


Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2017/28986
2020/5941
2020-06-08





Özet:

  • Somut olayda, dosyaya sunulan imzalı puantajlardaki imzalara davacı tarafça baştan beri itiraz edildiğinden, davacının imza itirazı üzerinde durulmak suretiyle imzalar davacıya gösterilerek, gerektiğinde imza incelemesi yaptırılarak, imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde verilen karar isabetsiz olup, bir diğer bozma nedeni bulunmaktadır.
 
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerindeki baraj santrali inşaatında çalışırken iş sözleşmesinin işveren tarafından bir kısım kıdem ve ihbar tazminatı tutarı ödenmek suretiyle feshedildiğini, davacının haftanın 7 günü, ulusal bayram ve genel tatillerde dahil çalıştığını, her gün saat 06:00'da işveren tarafından temin edilen servis araçlarıyla alınıp şantiye alanına götürüldüğünü, saat 07:00'de işe başladığını, ara dinlenmenin 30 dakika olduğunu, çalışmasının akşam 19:30-20:00'ye kadar devam ettiğini, fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini , çalıştığı sürece tüm resmi tatillerde, ulusal ve dini bayramlarda çalıştığını ancak karşılığının ödenemdiğini ileri sürerek, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacıya kıdem ve ihbar tazminatının tam olarak ödendiğini, yolda geçen sürenin çalışma süresinden sayılamayacağını, davacı ile aylık 270 saat çalışma üzerinden sözleşme imzalandığını, davacının ücret bordrolarını ihtirazi kayıt koymadan imzaladığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut olayda, davacı vekili tarafından fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan aylar yönünden ücret bordroları ile puantaj kayıtlarındaki imzalara davacı tarafça baştan beri itiraz edildiğinden, davacının imza itirazı üzerinde durulmak üzere imzalar davacıya gösterilerek, gerektiğinde imza incelemesi yaptırılarak, imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre davacı tarafından imzalandığının sabit olması halinde, bu aylar dışlanmak suretiyle fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerekirken, imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenmeksizin yazılı şekilde verilen karar hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

3-Davacının ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatilinde çalışıp çalışmadığı hususu tartışmalıdır.

Ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.

Ulusal bayram genel tatil ve hafta tatilinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.

Somut olayda, dosyaya sunulan imzalı puantajlardaki imzalara davacı tarafça baştan beri itiraz edildiğinden, davacının imza itirazı üzerinde durulmak suretiyle imzalar davacıya gösterilerek, gerektiğinde imza incelemesi yaptırılarak, imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde verilen karar isabetsiz olup, bir diğer bozma nedeni bulunmaktadır.

4-Davacı dava dilekçesinde işverence aralarında kararlaştırılan ücretin ödendiğini, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödenmediğini, işveren tarafından düzenlenen maaş bordrolarında ücretin bir kısmının fazla mesai olarak gösterildiğini iddia etmiştir. Dosyaya sunulu bordroda sondajlama usulü yapılan incelemeye göre davacı işçiye aylık brüt ücretin 1/10’ una tekabül eden kısmının fazla mesai olarak ödendiği tespit edilmiştir. Bu itibarla, davacının imza inkarına ilişkin yukarıda yapılan açıklamalarla birlikte davacının bordrolarda gösterilen ücretin hatalı olduğuna dair iddiasının değerlendirilerek davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları hakkında bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)