Eczacıya Verilen Ceza - Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
2020/622
2020/3818
2020-07-01





Özet:

  • Dava, davalı kurum tarafından davacı eczacıya verilen cezanın iptali istemine ilişkindir.
  • Dava konusu uygulanan ceza-i işlemin dayanağı olan protokol maddelerinde değişiklikler olduğu sabit olup, bunun yanında aynı nedenlerle 2012 protokolü ile birlikte 2016'da yürürlüğe giren protokolün de ilgili maddesi ve olaya uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde durulmalıdır.
  • Mahkemece, muhakkik soruşturması sırasında beyanı alınan kişinin beyanı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, tanık mahkeme huzurunda dinlenmemiştir.
  • Uyuşmazlık maddi vakıanın gerçekliğine ilişkin olup HMK m.31 uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi bulunmakta olup işlemin bizatihi konusu olan ve hizmet alan sigortalının tanık olarak dinlenmesi gerekir.
  • O halde, mahkemece, tarafların tüm delilleri incelenerek, 2012 ve 2016 protokollerinin ilgili maddeleri de değerlendirilmek suretiyle ve konusunda uzman bilirkişilerden Yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir.

 

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, eczane sahibi olduğunu, davalı kurumun 2009 yılı Eczane Protokolünün 6.17 ve 6.3.24 maddeleri gereğince sözleşmesinin 1 yıl süre ile feshine karar verdiğini, her yıl protokollerin yenilendiğini ve 2011 ve 2012 yılı protokollerinin lehine hükümler içerdiğini belirterek sözleşmenin feshi kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava, davalı kurum tarafından davacı eczacıya verilen cezanın iptali istemine ilişkindir. Davalı kurum tarafından davacı eczacı hakkında 2009 yılı protokolünün 6.17 ile 6.3.24 maddesi gereğince fesih işlemi uygulanmıştır. 2016 yılı protokolünün, davaya konu 6.3.24 maddesinin protokolün yürürlüğe girdiği 01.01.2016 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığı sabit olmakla beraber 6.12 maddesinde “Bu protokolün yürürlük tarihinden önce herhangi bir nedenle Kurumca veya Kuruma devredilen kurumlarca sözleşmesi feshedilen eczacının yazılı talebi halinde; Kurumca tespit edilen ve sözleşmesinin feshedilmesine neden olan fiil/fiiller için bu protokolün (5) ve (6) numaralı maddelerinde yer alan hükümler uygulanır. 01.02.2012 tarihinde imzalanan protokolden önceki protokollerde sözleşmenin feshi ve cezai şart gerektiren maddelerden bu protokolde kaldırılmış olanlar nedeniyle sözleşme feshi ve/veya cezai şart uygulanmış olan işlemler, konusu kalmadığından durdurulur ve işlem yapılmaz. Bu protokolün yürürlük tarihinden önce (5.3) numaralı maddede sayılan fiillerden dolayı sözleşmesi feshedilen eczanelerin yazılı talebi üzerine bu protokoldeki cezai şart ve fesih hükümleri uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu uygulanan ceza-i işlemin dayanağı olan protokol maddelerinde değişiklikler olduğu sabit olup, bunun yanında aynı nedenlerle 2012 protokolü ile birlikte 2016'da yürürlüğe giren protokolün de ilgili maddesi ve olaya uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde durulmalıdır.

Mahkemece, muhakkik soruşturması sırasında beyanı alınan Turgut Ceren'in beyanı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, tanık mahkeme huzurunda dinlenmemiştir. Uyuşmazlık maddi vakıanın gerçekliğine ilişkin olup HMK m.31 uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi bulunmakta olup işlemin bizatihi konusu olan ve hizmet alan sigortalının tanık olarak dinlenmesi gerekir. O halde, mahkemece, tarafların tüm delilleri incelenerek, 2012 ve 2016 protokollerinin ilgili maddeleri de değerlendirilmek suretiyle ve konusunda uzman bilirkişilerden Yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not:  (www.corpus.com.tr)