Devamsızlık Tutanağında İsmi Olan Kişileri Dinletmeme - Haklı Fesih İspatı


Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
2017/30492
2020/6833
2020-06-16





Davacı isteminin özeti:

Davacı 09.11.2009-24.07.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız sona erdirildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik ücret alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı cevabının özeti:

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanamadığı hususunda uyuşmazlık mevcuttur.

Somut olayda; davacı dava dilekçesinde 09/11/2009 ile 24/07/2015 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde montaj elemanı olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini iddia etmiş, yargılama esnasında verdiği dilekçelerinde ise; iş akdinin, ödenmeyen fazla mesai ücretlerini işverenden istemesi sebebiyle feshedildiğini açıklamıştır. Davalı vekili ise, davacının 27.07.2015, 28.07.2015, 29.07.2015, 30.07.2015 31.07.2015 ile 03.08.2015, 04.08.2015 ve 05.08.2015 tarihlerinde haber vermeksizin işe devam etmediğini, bu nedenle hakkında sekiz adet tutanak tutulduğunu ve noter kanalı ile davacıya 05.08.2015 tarihinde 3 gün içerisinde mazeretlerini bildirmesi aksi halde iş akdinin sona erdirileceğine dair ihtarname gönderildiğini, davacının cevap vermemesi ve mazeret sunmaması üzerine iş akdinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.

Mahkeme tarafından davalının savunmasına itibar edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı istemleri reddedilmiştir.

Ne var ki; dosyada bulunan davacı hakkında tutulan devamsızlık tutanakları incelendiğinde; bilgisayar ortamında hazırlanmış tutanakların içeriğinde davacı işçi ... ile ilgili hususlardan başka ayrıca ‘’Sayın... 09.09.2015 tarihinde iznimiz ve bilgimiz olmadan mesainize gelmediniz‘’ ibaresinin de yer aldığı görülmekle, tutanak metninin bilgisayar ortamında kayıtlı bulunan matbu bir yazı olduğu, başka bir işçi için de hazırlandığı ve bu yazıların davacının tutanaklarının hazırlanması sırasında silinmesinin unutulduğu, ancak silinmesi unutulan yazı içeriğinden daha önceki yazının Eylül 2015 ayında hazırlanmış olduğunun anlaşıldığı, oysa ki davacının devamsızlığının Temmuz ve Ağustos 2015 aylarında gerçekleştiği, buna göre tutanakların usule uygun olmayan şekilde sonradan tanzim edildikleri anlaşılmaktadır. Nitekim, davalı taraf, tutanakta ismi ve imzası yer alan kişileri de tutanak tanığı olarak dinletmemiştir.Davacı tarafça dinletilen tanık ... ise davacının işyerinde montaj bölüm şefi olarak çalıştığını, işyerinde haftanın 4-5 günü 18:30 dan sonra 22:00-22:30 saaatlerine kadar fazla çalışma yapıldığını, 2015 Mayıs ayında ...’dan alınan siparişin yetiştirilebilmesi için çalışmaların 23:00 ve 24:00’e kadar sürdüğünü, davacının fazla çalışma ücretini işverenden istemesi nedeniyle işine son verildiğini, hatta kendisinin de aynı nedenle 2015 Ağustos ayında işten çıkartıldığını, işveren aleyhine dava açmadığını beyan etmiştir.

Buna göre; iş akdinin devamsızlık nedeniyle işveren tarafından haklı sebebe dayalı feshedildiği işveren tarafça usulüne uygun şekilde delillerle ispat olunamamış olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine dair verilen karar hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.