Ceza Genel Kurulunun Bozma Kararı Sonrasi Verilecek Hüküm


Yargıtay Ceza Genel Kurulu
2020/163
2020/240
2020-05-28





Özet:

  • Uyuşmazlık; sanık ...’in tasarlayarak öldürme suçuna iştirakinin TCK’nın 37/1. maddesi kapsamında “müşterek faillik” mi, yoksa TCK’nın 39. maddesi kapsamında “yardım eden” niteliğinde mi olduğunun belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle Yerel Mahkeme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ceza Genel Kurulunun 10.07.2018 tarihli ve 360-347, 17.04.2018 tarihli ve 651-179, 28.04.2015 tarihli ve 719-130, 19.03.2013 tarihli ve 1278-90, 26.06.2012 tarihli ve 816-254 sayılı kararları başta olmak üzere uyum ve kararlılık gösteren içtihatları uyarınca; Ceza Genel Kurulunun bozma kararı ile direnme hükmü tümüyle ortadan kalkmış olup Yerel Mahkeme artık yeni ve değişik bir karar vermekte serbesttir. Bu şekilde verilen kararlar da yeni bir karar olup hukuken direnme niteliğinde olmadığından Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün değildir.
 
Kararı Veren

Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi

Mahkemesi :Ağır Ceza

Sayısı : 495-68

Tasarlayarak öldürme suçuna yardım etmeden sanık ...'ın TCK'nın 39/2-c maddesi delaletiyle 82/1-a, 39/1, 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 28.02.2014 tarihli ve 99-83 sayılı resen temyize tabi hükmün, sanık müdafisi, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 24.05.2016 tarih ve 4358-2658 sayı ile;

"a- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile maktul ... arasında başlayan gayrimeşru ilişkinin haklarındaki hükümler onanmak suretiyle kesinleşen ve bu sanığın eşi ve kardeşleri olan diğer sanıklar tarafından öğrenildiği, olaydan önceki gece maktulün öldürülmesi hususunun tüm sanıklar tarafından birlikte konuşulduğu, sanık ...'ın yapılan plan dâhilinde maktulü yeniden cinsel ilişkiye gireceklermiş gibi eve telefonla çağırdığı, daha sonra buraya gelen sanıklar ... ....tarafından maktulün öldürüldüğü anlaşılan olayda, sanığın diğer sanıklarla fikir, irade ve eylem birliği içerisinde fiil üzerinde müşterek ve tam hâkimiyet kurarak suçu birlikte işlediği ve TCK'nın 37/1. maddesi uyarınca fail olarak sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması suretiyle eksik ceza tayini,

b- 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin iptal edilen bölümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedenlerinden bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiş,

Daire Üyesi D. Kahveci; "sanık hakkında ayrıca TCK'nın 29. maddesinin uygulanması gerektiği" görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi ise 24.10.2016 tarih ve 291-333 sayı ile bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi tasarlayarak öldürme suçuna yardım etmeden cezalandırılmasına karar vermiştir.

Direnme kararına konu resen temyize tabi bu hükmün sanık müdafisi, katılanlar ve vekilleri ile Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulunca 09.10.2018 tarih ve 362-409 sayı ile;

"...Yerel mahkemece bozmadan sonra yapılan oturumda sırasıyla sanık, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısından bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra, hazır bulunan sanığa son sözü sorulmadan yargılama bitirilmek suretiyle hükmün tesis ve tefhim edilmesi, CMK'nın 216/3. maddesine açıkça aykırılık oluşturduğundan, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bu usule aykırılık nedeniyle" hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi 05.02.2019 tarih ve 495-68 sayı ile; bir önceki direnme kararındaki gerekçelerle sanığın tasarlayarak öldürme suçuna yardım etmeden cezalandırılmasına karar vermiştir.

Resen temyize tabi bu hükmün de sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2020 tarihli ve 33571 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle dosya 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 25.02.2020 tarih ve 313-699 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanıklar ..... hakkında suçu bildirmeme suçundan verilen beraat kararları temyiz edilmeksizin; sanıklar ...... ve.... hakkında kasten nitelikli öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri Özel Dairece düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında tasarlayarak öldürme suçuna yardım etmeden kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ...’in tasarlayarak öldürme suçuna iştirakinin TCK’nın 37/1. maddesi kapsamında “müşterek faillik” mi, yoksa TCK’nın 39. maddesi kapsamında “yardım eden” niteliğinde mi olduğunun belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle Yerel Mahkeme kararının "yeni hüküm" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ceza Genel Kurulunun 10.07.2018 tarihli ve 360-347, 17.04.2018 tarihli ve 651-179, 28.04.2015 tarihli ve 719-130, 19.03.2013 tarihli ve 1278-90, 26.06.2012 tarihli ve 816-254 sayılı kararları başta olmak üzere uyum ve kararlılık gösteren içtihatları uyarınca; Ceza Genel Kurulunun bozma kararı ile direnme hükmü tümüyle ortadan kalkmış olup Yerel Mahkeme artık yeni ve değişik bir karar vermekte serbesttir. Bu şekilde verilen kararlar da yeni bir karar olup hukuken direnme niteliğinde olmadığından Ceza Genel Kurulunca incelenmesi mümkün değildir.

Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun bozma kararına uyulduktan sonra verilen kararın yeniden ve doğrudan Ceza Genel Kurulunca incelenmesi, Yerel Mahkemenin direnmesi üzerine verilen Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı direnilemeyeceğine ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 326. maddesine de aykırıdır. Doğrudan doğruya Ceza Genel Kurulunca inceleme yapılması, Yerel Mahkeme kararına direnme niteliği kazandıracak ve Ceza Genel Kurulu kararlarına karşı Yerel Mahkemelerin direnme yetkisi olmadığına dair temel ilke zedelenecektir. Bu nedenlerle hukuken yeni olan bu kararın Özel Dairece incelenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, dosyanın temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.02.2019 tarihli ve 495-68 sayılı karar "yeni hüküm" niteliğinde olduğundan temyiz incelemesi için dosyanın Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 28.05.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)