Boşanma - Duyuma Dayalı Tanık Beyanları - Kusur


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
2020/819
2020/2055
2020-03-10





Özet:

  • Mahkemece davacı erkeğin eşini kovduğu, ona küfür ettiği, güven sarsıcı davranışlarının olduğu ve evin ihtiyaçlarını karşılamadığı,
  • Davalı kadının ise; eşine küfür ettiği, eşini yaralamaya teşebbüs ettiği, ve güven sarsıcı davranışlarının bulunduğu belirtilerek tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
  • Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davacı erkeğe kusur olarak yüklenen eşine hakaret ve evden kovma tehdit vakıasına ilişkin dinlenen tanıkların beyanları duyumdan aktarım olup, kusur belirlemesine esas alınma olanağı bulunmamaktadır.
  • Bu durumda, mahkemece belirlenen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı kadının ağır, davacı erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
  • Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

 

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafakalar, velayet, kişisel ilişki ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

Mahkemece davacı erkeğin eşini kovduğu, ona küfür ettiği, güven sarsıcı davranışlarının olduğu ve evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, davalı kadının ise; eşine küfür ettiği, eşini yaralamaya teşebbüs ettiği, ve güven sarsıcı davranışlarının bulunduğu belirtilerek tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davacı erkeğe kusur olarak yüklenen eşine hakaret ve evden kovma tehdit vakıasına ilişkin dinlenen tanıkların beyanları duyumdan aktarım olup, kusur belirlemesine esas alınma olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece belirlenen tarafların diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı kadının ağır, davacı erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere ağır kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Mahkemece verilen ilk hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan nafakalar, velayet ve kişisel ilişki yönünden, davalı kadın tarafından ise hükmün tamamına yönelik temyiz edilmiş ancak davalı kadın boşanma hükmüne yönelik temyizinden feragat etmiştir. Dairemizin 03.04.2018 tarihli ilamı ile, eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilanıma uyulmuş, uyulan bozma ilamı doğrultusunda bozulan hususlara ilişkin yeniden karar verilmiş ise de usulen kesinleşen boşanma hükmü ve davacı erkek yararına hükmolunan vekalet ücreti konusunda da karar verilmiştir. Hükmün bu yönleri bozma öncesi temyizin kapsamı dışında bırakılarak kesinleşmiştir. Bozma kapsamı dışında kalan ve kesinleşen yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın boşanma ve erkek lehine yeniden vekalet ücreti takdir edilmesi yönlerinden yeniden hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.03.2020 (Salı)

(www.corpus.com.tr)