Avukatlık Ücret Sözleşmesi - Ücret


Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
2015/33795
2018/299
2018-01-18





Özet:

  • Somut olayda ihtilaf, taraflar arasındaki sözleşmenin ücret başlıklı maddesinde yer alan ''10.000 TL ücretin yerel mahkemenin kısa karar verdiği gün ödeneceği’’ hükmünden kaynaklanmaktadır.
  • Mahkemece, görülen davanın icra tebligatının usulsüzlüğünden kaynaklı İcra İflas Kanununa tabi şikayet davası olduğundan bahisle para ile ölçülebilir nitelikte olmadığı, bu durumda Avukatlık ücret tarifesinin 3. maddesi gereği duruşmasız işlerde öngörülen maktu ücretin 3 katını aşmayacak şekilde ücret belirlenmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme ile dava para ile ölçülebilir nitelikte görülerek 10.000,00 TL ücret belirlenmiştir.
  • Mevcut davada nispi olarak harçlandırılmış bir dava değeri yok ise de, aslında davanın değeri şikayete konu icra dosyasındaki miktara ilişkindir. İcra dosyasındaki harçlandırılmış miktar ise 28.000,00 TL'dir. Bu durumda kararlaştırılan ücret 28.000,00 TL'nin %25 'ini aşamaz.

 

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ve davacı tarafınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, avukat olduğunu, davalı ile 15/04/2013 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi imzaladığını, imzalanan bu sözleşme ile...İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/34 esas sayılı dosyasının takibi hususunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre avukatlık ücreti olarak 10.000,00 TL olarak anlaştıklarını, ödemenin ise kısa karar verildiği gün yapılmasının kayıt altına alındığını, dosya karara çıktığı halde davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle alacağın tahsili için icra takibi yaptığını, davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın 735,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte takibin devamına, karar altına alınan asıl alacağın %20 si oranında davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Taraflar arasında düzenlenen 15.4.2013 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi ile davacının, davalının vekili sıfatıyla...İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/34 E. sayılı dosyasını takip ederek sonuçlandırmayı üstlendiği, bunun karşılığında davalı tarafından da 10.000,00 TL avukatlık ücretinin ödenmesinin taahhüt edildiği, davacı avukat tarafından takip edilen söz konusu davanın 10.05.2013 tarihinde icra dosyasında yapılan tebliğin usulsüz olduğundan bahisle şikayetin kabulü ile sonuçlandığı, bunun üzerine davacının sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücretinin tahsilini istediği, ödenmeyince de alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, başlatmış olduğu icra takibine yapılan itiraz üzerine de eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Avukatlık Kanununun 164. maddesinde Avukatlık ücretinin, Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut paranın belli bir yüzdesinin avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabileceği, 163. maddesinde ise, Avukatlık ücret tavanını aşan sözleşmeler, bu Kanunda belirtilen tavan miktarında geçerli olacağı hükmü öngörülmüştür.

Somut olayda ihtilaf, taraflar arasındaki sözleşmenin ücret başlıklı maddesinde yer alan ''10.000 TL ücretin yerel mahkemenin kısa karar verdiği gün ödeneceği’’ hükmünden kaynaklanmaktadır. Mahkemece, görülen davanın icra tebligatının usulsüzlüğünden kaynaklı İcra İflas Kanununa tabi şikayet davası olduğundan bahisle para ile ölçülebilir nitelikte olmadığı, bu durumda Avukatlık ücret tarifesinin 3. maddesi gereği duruşmasız işlerde öngörülen maktu ücretin 3 katını aşmayacak şekilde ücret belirlenmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme ile dava para ile ölçülebilir nitelikte görülerek 10.000,00 TL ücret belirlenmiştir. Mevcut davada nispi olarak harçlandırılmış bir dava değeri yok ise de, aslında davanın değeri şikayete konu icra dosyasındaki miktara ilişkindir. İcra dosyasındaki harçlandırılmış miktar ise 28.000,00 TL'dir. Bu durumda kararlaştırılan ücret 28.000,00 TL'nin %25 'ini aşamaz.Hal böyle olunca mahkemece, az yukarda açıklanan ilkeleri içeren bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Not: (www.corpus.com.tr)