Uyuşturucu Ticareti - Zorunlu Müdafii


Yargıtay 20. Ceza Dairesi
2019/1534
2020/2308
2020-06-01





Özet:

  • Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan suç tarihi itibariyle TCK’nın 188/3 maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafi tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3 maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa CMK’nın 150 maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden sanık müdafi görevlendirilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması bozmayı gerektirmiştir.

"İçtihat Metni"

Mahkeme : İSTANBUL 7. Ağır Ceza Mahkemesi

Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1) Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan suç tarihi itibariyle TCK’nın 188/3 maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafii tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3 maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa CMK’nın 150 maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerektiği gözetilmeden sanık müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
2) İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı’nca yapılan inceleme neticesinde herhangi bir iade yapılmadığı ve dosya kapsamı itibariyle emanete alınan uyuşturucu madde de bulunmadığı halde emanet numarası da belirtilmeksizin İstanbul CBS Adli emanetinde bulunan suça konu uyuşturucunun TCK maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
3) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7542 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
 
 
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 01.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.