ArabicAzerbaijaniEnglishFrenchGermanRussianSpanishTurkish

Uyuşturucu Madde İthal Etme Sebebiyle Yabancı Mahkemelerden Verilen Mahkumiyet

08 Haziran 2024, 11:07 - 23

Uyuşturucu Madde İthal Etme Sebebiyle Yabancı Mahkemelerden Verilen Mahkumiyet


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 10. Ceza Dairesi
2023/9185
2023/5854
2023-06-21





Özet:

5237 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yurtdışında işlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı Türkiyede yargılamanın yapılabilmesi için yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerektiği, hüküm verilmiş ise aynı suçtan Türkiye'de yeniden kovuşturma yapılamayacağı, böylece yabancı ülkede hüküm verilmesi halinde aynı fiilden dolayı birden fazla hüküm verilemeyeceğine ilişkin "non bis in idem" kuralının kabul edildiği, bu doğrultuda sanığın da İtalya Mahkemeleri tarafından hakkında mahkûmiyet hükmü kurulup bu hükmü de infaz ettiği göz önüne alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmolunması, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın (1) numaralı bozma sebebinde belirtilen 28.02.2010 tarihli eylem ile 30.04.2010 tarihli eyleminin her ikisinde de Türkiye'den ihraç edilen uyuşturucu madde bulunmadığı anlaşıldığından, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında hükmün (2-c) bendinde "Sanığın Roma Temyiz Mahkemesi'nce onaylanarak kesinleşen yabancı mahkumiyet ilamının infaz edilen kısmının TCK 188/2 maddesi uyarınca sanığa verilen cezadan MAHSUBUNA," şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Temyiz incelemesi sanık ... müdafiinin süresindeki talebi ile duruşmalı olarak yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2013 tarihli ve 2011/334 Esas, 2013/381 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak 15 yıl hapis ve 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.06.2014 tarihli ve 2014/1439 Esas, 2014/4447 Karar sayılı kararı ile; "Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından; temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Dosyadaki belge ve bilgiler ile oluşa göre; sanığın suç konusu kokainin Türkiye'ye ithali eylemine iştirakinin olmadığı, eyleminin suç konusu uyuşturucunun Türkiye'ye getirilmesinden sonra naklinde sanık ...Kaynak ve... arasındaki irtibatı ve sanık...'e kalacağı yeri sağlayarak suçun işlenmesine yardımda bulunmaktan ibaret olduğu dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 188/3-4 ve TCK'nın 39 maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeden ithal suçundan hüküm kurulması,

Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi:

Sanığın 28.02.2012 tarihinde İtalya'dan Türkiye'ye kokain ithal etme suçu nedeniyle hakkında ... 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/344 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; bahsi geçen davanın sonucunun araştırılması, derdest ise gerektiğinde bu dava ile birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın bu dosya içerisine konulması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2012/344 Esas sayılı dosyası ile Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/427 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın karşılıklı olarak birleştirilmesine karar verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2015/489 Esas sayılı kararı ile yargılamaya Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyası üzerinden devam olunmasına karar verildiği ve yargılamanın Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/95 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.

D. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2015/95 Esas, 2022/305 Karar sayılı kararı ile;

a) Sanık ... hakkında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b) Sanık ... hakkında; uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188'inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak 13 yıl 9 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkındaki hükmün istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Eylemin uyuşturucu madde ithal etme suçunu oluşturmayacağına, 5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, 6. 5237 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

02.2010 tarihinde Venezuela’dan Roma aktarmalı olarak İstanbul seferini yapmakta olan uçakta yolcu olarak bulunan sanık ...’ın bagajında olağan kontrollerde 5 adet duş jeli kutusu içinde net 3.467,539 gram kokain ele geçirildiği olay sebebiyle sanık ...’nün ... Asliye Mahkemesi tarafından "yasa dışı uyuşturucu bulundurmak suçundan" 5 yıl 8 ay hapis ve 30.000 Euro para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilip, bu kararın 20.07.2010 tarihinde Roma Temyiz Mahkemesince 4 yıl hapis ve 20.000 Euro para cezasına çevrildiği ve akabinde sanığın ceza infaz kurumuna alındığı ve 28.02.2010 ile 02.06.2013 tarihleri arasında cezasını infaz ettiği anlaşılmıştır. Dosya içerisinde yer alan evraklara göre Roma Büyükelçiliği tarafından Bakanlıklarımıza yapılan bildirimler sonrası, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Müdürlüğü'nün gereğinin yapılması için yazdığı yazıya istinaden sanığın yerleşim yeri olan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.08.2011 tarihinde iddianame tanzim edilerek dosyamızda yapılan yargılamada sanık ...’nün uyuşturucu madde ithal etme eyleminin sabit olduğu anlaşılmıştır.

04.2010 tarihinde Brezilya Sao Paolo’dan Türkiye’ye gelen uçağın Atatürk Havalimanında bagajlarında uyuşturucu arama köpekleriyle yapılan rutin kontrollerde,... etiketi bulunan valize köpeklerin tepki vermesi üzerine valizin bagaj bandına gönderildiği, belirtilen valizi almaya gelen olmadığından sahipsiz bagajlar bölümüne aktarıldığı, suç tarihinde hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık...’in valizi alıp dışarıda beklemekte olan hakkında beraat hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...un otomobilinin bagajına koyacakken yakalandığı, Hudut Kapıları Büro Amirliğinde valizin kontrolünde 5 adet şampuan şişesi içinde net 6.804 gram kokain ele geçirildiği olayda; kabule göre sanıkların eylemlerinin temyiz dışı sanık ...ve sanık ...’nün 31.01.2010 tarihinde aynı uçakla ülkemize uyuşturucu madde getirmek için yurt dışına gittikleri, bir ay kadar yurt dışında kaldıktan sonra sanık ...’nün temyiz dışı sanık Levent’ten önce dönüş için ayrıldığı ancak İtalya’da yakalandığı, temyiz dışı sanık ...n ise sanık ...'nün yönlendirmesi ile yurt dışında kalmaya devam ettiği, bu arada hacı lakaplı mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...Kaynak’ın temyiz dışı sanık ... telefon ile arayarak kendisinin sanık ...’nün arkadaşı olduğunu ve yurt dışında kaldığı otele gelen paketi alıp Türkiye'ye getirmesini istediği, temyiz dışı sanık...n de Türkiye'ye dönmek üzere uçak biletinin alındığı ve Türkiye'de kalacağı otelin ödemesinin yapıldığının temyiz dışı sanık ...n beyanlarından anlaşıldığı, ayrıca sanık ...'nün eşi tarafından temyiz dışı sanık...n eşine PTT aracılığıyla para gönderildiğinin beyanlardan ve dosya içerisine sunulan dekonttan anlaşıldığı, sanık ...'ın temyiz dışı sanıklar ...ve ...n aralarındaki irtibatı ve temyiz dışı sanık...n kalacağı yeri sağlayarak kokain nakletme suçuna yardım ettiğinin sabit olduğu, sanık ... ‘nün de temyiz dışı sanık ...n uyuşturucu maddelerle yakalandığı eylemde de kokain ithal etme suçunu temyiz dışı sanıklarla birlikte işlediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:

Sanık ...'nün 30.04.2010 tarihli eyleminin temyiz incelemesinden geçmiş olması ve 30.04.2010 ve 28.02.2010 tarihli eylemler birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmuş olması sebebiyle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamış ve temyiz incelemesi yapılmıştır.

28.02.2010 tarihli eyleme ilişkin olarak; Venezuela’dan Roma aktarmalı olarak İstanbul seferini yapmakta olan uçakta yolcu olarak bulunan sanık ...’ın bagajında Roma'da uyuşturucu madde ele geçirildiği olayda, uyuşturucu madde ithal etme suçunun uyuşturucu maddenin ülke sınırlarından girmesiyle tamamlanacağı, neticesi harekete bitişik suçlardan olup netice ile hareket aynı zamanda gerçekleştiğinden uyuşturucu madde ithal etme suçuna teşebbüsün mümkün olmadığı gözetilmeden;

5237 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yurtdışında işlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı Türkiyede yargılamanın yapılabilmesi için yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması gerektiği, hüküm verilmiş ise aynı suçtan Türkiye'de yeniden kovuşturma yapılamayacağı, böylece yabancı ülkede hüküm verilmesi halinde aynı fiilden dolayı birden fazla hüküm verilemeyeceğine ilişkin "non bis in idem" kuralının kabul edildiği, bu doğrultuda sanığın da İtalya Mahkemeleri tarafından hakkında mahkûmiyet hükmü kurulup bu hükmü de infaz ettiği göz önüne alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmolunması,

30.04.2010 tarihli eyleme ilişkin olarak; bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın (1) numaralı bozma sebebinde belirtilen 28.02.2010 tarihli eylem ile 30.04.2010 tarihli eyleminin her ikisinde de Türkiye'den ihraç edilen uyuşturucu madde bulunmadığı anlaşıldığından, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında hükmün (2-c) bendinde "Sanığın Roma Temyiz Mahkemesi'nce onaylanarak kesinleşen yabancı mahkumiyet ilamının infaz edilen kısmının TCK 188/2 maddesi uyarınca sanığa verilen cezadan MAHSUBUNA," şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:

Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin

07.2022 tarihli ve 2015/95 Esas, 2022/305 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden:

Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2015/95 Esas, 2022/305 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.2023 tarihinde karar verildi.

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları