Trafik Kazası - Sağlık Raporları Arasındaki Çelişki


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/12973
2019/5581
2019-05-06





Davacı vekili; davalı ... şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan,davacının yolcu konumunda bulunduğu, dava dışı M.G. sevk ve idaresindeki aracın,Ş.K. idaresindeki araçla çarpışması neticesinde 15.06.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle henüz bebek yaşta olan müvekkili ...’in yaralandığını ve malul kaldığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, maluliyet nedeniyle hesaplanacak maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; kazaya karışan aracın minibüs olması nedeniyle meydana gelen zarardan öncelikle varsa aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının, bulunmaması halinde Güvence Hesabının sorumlu olduğunu, limitin aşılması halinde müvekkili şirketin sorumlu olacağını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, kararda yazılı gerekçeler ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 107.812,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,soruşturma aşamasında alınan ifadelere göre taşımanın, ticari bir taşıma olmadığının, kazaya karışan ve davalı ... şirketi nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün, davacının dedesi olduğunun anlaşılmış olmasına, kusur durumunun belirlenmesi için düzenlenen raporun oluşa uygun olmasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Cismani zarara ilişkin davalarda maluliyet oranının tespiti önemli yer tutmaktadır.

Davalı vekili tarafından, sigorta şirketi tarafından yaptırılan ve mahkemeye raporu sunulan, maluliyet incelemesi neticesinde davacının maluliyet oranının %3 olduğu,davacılar tarafından dosyaya sunulan Adana Numune Hastanesi’nden alınan maluliyet raporunda maluliyet oranının %13 olduğu,mahkemece,1 Adli Tıp Uzmanı olmak üzere Nöroloji,Ortopedi,KBB,Psikiyatri ve Göz Hastalıkları Uzmanından oluşan 6 kişilik Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Heyetinden alınan raporda ise maluliyet oranı %16.1 olarak belirlenmiş olup, mahkemece davacıda oluşan maluliyet oranının %16,1 olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ve sonucuna göre hüküm kurulmuştur.

Sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporu ile davacılar tarafından dosyaya sunulan Adana Numune Hastanesi’nden alınan Özürlü sağlık raporu ve Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Heyetinden alınan rapor arasında açık ve büyük oranda bir çelişki bulunmaktadır.

Buna göre mahkemece, Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’nden tarafların itirazlarını karşılayacak ve çelişkiyi giderecek şekilde ve ayrıca davacıda bu kaza nedeni ile oluşan maluliyet oranının belirlenmek üzere yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 06/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.