Ticari Satım Teminatı İpotek Ticari Dava Sayılır

13 Ocak 2026, 20:12 - 19

Ticari Satım Teminatı İpotek Ticari Dava Sayılır


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
2025/286
2025/623
2025-03-17





Özet:

📌 Uyuşmazlık: Tacir olan iki şirket arasındaki ticari satım borcuna teminat için konulan ipoteğin kaldırılması.

✅ Değerlendirme:
İpoteğin kaynağı, tacirler arasındaki ticari satım sözleşmesi olduğundan
➡️ bu ipoteğe ilişkin işlemler ve ipoteğin fekki talebi de ticari dava niteliğindedir.

❌ Sonuç:
Mahkemenin “usulden ret” kararı isabetsizdir.
➡️ Yargılamaya devam edilip deliller toplanarak esasa girilmesi gerekir.

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli, 2024/345 Esas ve 2024/666 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA:

Davacılar vekili, dava dışı ... Ltd. Şti'nin davalı şirketten satın aldığı veya alacağı zira gübre, zirai ilaç, tarım aleti vs. sebebi ile tahahhuk etmiş ve edecek borçlarına teminat teşkil etmek üzere; bir kısım müvekkillerinin murisi ...'a ait ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 hissesi üzerine davalı şirket lehine 30.01.2019 tarihinde 2. Derecede, 180.000,00 TL bedelli, yine aynı yerde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 8/34 hissesi üzerine davalı şirket lehine 30.01.2019 tarihinde 2. derece 320.000,00 TL bedelli, müvekkili ...'ın aynı yerde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 5/96 hissesi üzerine davalı şirket lehine 30.01.2019 tarihinde, 2. derece,120.000,00 TL bedelli, müvekkili ...'ın aynı yerde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/8 hissesi üzerine davalı şirket lehine 30.01.2019 tarihinde, 1. Derece, 90.000,00 TL bedelli, yine müvekkili ...'ın aynı yerde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 hissesi üzerine davalı şirket lehine 30.01.2019 tarihinde 1. Derece, 90.000,00 TL bedelli ipoteklerin tesis edildiğini, davalı şirket tarafından söz konusu ipotekler dayanak gösterilerek dava dışı muris ..., dava dışı .... Ltd. Şti, ... ve ... aleyhinde Alaşehir İcra Müdürlüğü'nün 2019/5667 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, dava dışı muris ...'ın vefat etmesi üzerine de takibe mirasçıları ..., ... ve ... yönünden devam edildiğini, söz konusu ipoteklerin üst sınır (limit) ipoteği olması nedeniyle, müvekkillerinin yalnızca ipotek bedellerinin toplamı olan 800.000,00 TL'den sorumlu olduğunun tespiti için açtıkları davada Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/149 Esas sayılı dosyasında takibin şikayetçiler bakımından 800.000,00 TL ipotek limiti ile sınırlı olmak kaydı ile devamına, limiti aşan asıl alacak, işlemiş faiz, takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 18,25 reeskont-avans faizi, sigorta ve takip giderleri ile kredi sözleşmesinden doğan avukatlık ücreti yönünden iptaline karar verildiğini, bunun üzerine müvekkilleri tarafından icra dosyasına toplamda 800.000,00 TL yatırıldığını, İcra Müdürlüğü tarafından dosyanın infazen işlemden kaldırıldığını, ipoteğin kaldırılması için İcra Müdürlüğü'nden talepte bulunulmuşsa da İcra Müdürlüğü tarafından yalnızca 150/c şerhinin kaldırılması için Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına karar verildiğini, ipoteklerin bedelsiz kalmış olması ve müvekkillerinin söz konusu ipoteklere ilişkin herhangi bir borcu kalmamasına rağmen ipoteklerin kaldırılmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin toplam 800.000,00 TL bedelli ipotekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

CEVAP :

Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusu ipoteklerin üst sınır (limit) ipoteği olduğu ve bu konuda Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikayetin kabulüne karar verildiği, ipotek bedelinin icra dosyasına ödendiği, ipoteklerin bedelsiz kaldığı belirtilerek ipoteklerin terkini talep edildiği, buna göre somut olayda uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, o halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve mahkemenin uyuşmazlığı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla çözmesi için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunlu olduğu, davacıların, davalı ile dava dışı şirket arasındaki satış ilişkisi nedeniyle maliki oldukları taşınmazlarda tesis edilen ipoteğin terkinini istedikleri, müzekkere cevaplarına göre malik muris ve davacıların tacir sıfatı bulunmadığının anlaşıldığı gibi eldeki dava da Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, davada nispi ticari dava koşullarının da sağlanamadığı, bu nedenle davaya bakma görevinin Ticaret mahkemesinin değil Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Manisa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipoteğin fekki davalarında görevli mahkeme belirlenirken ipoteğin hukuki sebebini oluşturan alacak ilişkisinin ne olduğunun belirlenmesi gerektiğini, mahkemenin hukuki nitelendirme noktasında hataya düştüğünü, dava konusu ipoteklerin .... Şti.'nin davalı şirketten satın aldığı ve alacağı gübre, zirai ilaç, tarım aletleri vs. alım satımından kaynaklanan ticari bir alışverişe ilişkin olduğunu, alışverişin her iki şirketin de ticari işletmesini ilgilendirdiğini, aynı zamanda ticari bir iş olduğunu, ipotek alacaklısı lehdarının da şirket olduğunu, davaya konu ipoteklerin de işbu ticari ilişki sebebiyle tesis edildiğini, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.

Dava; ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 30.04.2024 tarihinde açılmıştır.

Burada öncelikli olarak asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi, davanın ticari niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.

Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce, istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkemesince ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça usule aykırılık halini oluşturmaktadır.

Somut olayda; uyuşmazlık konusu olan ipoteklere ilişkin resmi senetler kapsamında, ... Şirketi firmasının ... Mahallesi .../... Sokak No:.../... .../... adresindeki ...'nden satın aldığı veya alacağı zirai gübre zirai ilaç, tarım aleti vs sebebi ile tahakkuk etmiş ve edecek borca teminat teşkil etmek üzere müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ... lehine konulan ipotekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini talep edilmiştir.

Dava, tacir sıfatı bulunan ticaret şirketleri arasındaki ticari satım nedeniyle tahakkuk etmiş ve edecek borca teminat teşkil etmek üzere teminat olarak tesis edilen ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. O halde, ipoteğin tesisine esas tacirler arasındaki ticari satım sözleşmesini teminen tesis edilen ipotek işlemlerinin de ticari dava olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, mahkemece yargılamaya devamla toplanacak delillere göre değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın ve istinaf sebeplerinin niteliğine göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli, 2024/345 Esas ve 2024/666 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

KARARI YAZDIR


Aşağıdaki arama terimleri ile ilgili kararlara etiketlere tıklayarak ulaşabilirsiniz :
ticari satım ipoteğin kaldırılması ticari dava
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları