Miras Paylaşım Protokolü Nedeniyle Verildiği Söylenen Bonolarda Görev: Asliye Ticaret Mi, Asliye Hukuk Mu?

18 Ocak 2026, 13:54 - 6

Miras Paylaşım Protokolü Nedeniyle Verildiği Söylenen Bonolarda Görev: Asliye Ticaret Mi, Asliye Hukuk Mu?


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
2022/1259
2025/756
2025-04-10





Özet:

Dava, mirasçıların kendi aralarında düzenledikleri bir sulh protokolü ve miras paylaşım sözleşmesi uyarınca verilen bonoların (senetlerin), sözleşmenin geçersiz kalması nedeniyle bedelsiz kaldığının tespiti (menfi tespit) talebine ilişkindir. Davacı, babasından kalan mirasın paylaşımı için kardeşleriyle protokol yaptıklarını ve bu kapsamda teminat olarak senetler verdiğini, ancak murisin diğer eşi tarafından açılan dava sonucu miras paylarının değiştiğini ve protokolün uygulanamaz hale geldiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

İlk derece mahkemesi olan Asliye Ticaret Mahkemesi, miras paylaşım sözleşmesinin tüm mirasçıların katılımıyla yapılmadığı için Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesi uyarınca geçersiz olduğuna kanaat getirmiş ve davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmiş ve davanın esasına girilmeden önce mahkemenin görevli olup olmadığı hususu değerlendirilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, uyuşmazlığın temelinin bir miras paylaşım sözleşmesine dayandığını, tarafların tacir olmadığını ve davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan mutlak veya nispi ticari davalar arasında yer almadığını tespit etmiştir. Bu doğrultuda, senede bağlı bir uyuşmazlık olsa dahi temel ilişkinin miras hukukundan kaynaklanması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin kararı görevsizlik nedeniyle kaldırılmış ve dosya görevli mahkemeye gönderilmek üzere iade edilmiştir.

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarihli kararına davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla yapılan inceleme sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin vefat eden babasından kalan mirasın üç kardeşi ..., ... ve ... (vefat ettiği için mirasçısı ...) arasında 22/12/2017 tarihli protokol ile paylaşıldığını, kardeşlerinden ...'ın vefat ettiği için yerine kanuni mirasçısı ...'ın taraf olduğunu, müvekkilinin bu protokolün teminatı olarak kendine düşen miras karşılığında kardeşlerinden ...'ın eşi ve kanuni mirasçısı ...'a 50.000 TL lik bonoyu teslim ettiğini, ayrıca diğer kardeşi ...'e 36.500 TL lik bonoyu teslim ettiğini, bu şekli ile kanuni mirasçıların mirası sulhen paylaştıklarını düşünürken, müteveffanın ikinci eşi olan ...'ın kanuni miras payının protokolde yer almadığından bahisle Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/15 Esas sayılı dosyası ile miras payının tenkisi ve tapu iptali tescil davasını ikame ettiğini, dava sonrasında mahkemece 07/01/2018 tarihinde gayrimenkuller ile ilgili tedbir kararı verildiğini ve kanuni miras paylaşımı yapılmadan devredilmelerinin imkansız hale geldiğini, bu hali ile 22/12/2017 tarihli miras paylaşım sözleşmesinin hükümlerinin protokolün 2.maddesinde de yer aldığı üzere geçersiz hale geldiğini, protokolün uygulanamaz olduğunu, bononun da bedelsiz kaldığını, müvekkilinin protokolün geçersiz olduğunu anladığından babasının ikinci eşi ...'ın açmış olduğu devam eden davada herhangi bir itiraz veya defi de sunmadığını, bu dava neticesinde mirasçılar arasında gerekli kanuni paylaşımın mahkeme tarafından yapılacağını, bu paylaşım nedeni ile protokolün herhangi bir hükmü kalmadığını, ancak ... ve ...'ün hala kendilerine teslim edilen bonoları müvekkiline teslim etmedikleri gibi haricen alınan bilgilere göre müvekkili aleyhine icra takibine geçmeye hazırlandıklarını bildirerek, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, senetten kaynaklı bütün uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, bu hususta senedin verilme sebebi ve senedin konusunun önem arz ettiğini, davacı tarafın Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/15 Esas sayılı dosyası ile miras payının tenkisi ve tapu iptali ile ilgili dava açıldığını, öncesinde taraflar arasında protokol yapıldığını belirttiğini, protokolde görüldüğü üzere 4. Kat 12 nolu dairenin davacı ...' a ait olacak şekilde kararlaştırıldığını, bu gayrimenkulün değerinin taraflar arasında 550.000 TL olarak belirtildiğini, ...' ın, diğerlerine nazaran daha değerli bir daire aldığı için oluşan fiyat farkının ortadan kalkması için müvekkili ...' a 50.000 TL bedel ödemeyi kabul ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu senedin verilme sebebinin, 22.12.2017 tarihli Sulh protokolünün düzenlenmesine neden olan, taraflarınca açılan Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/476 Esas sayılı dosyasından kaynaklanan ecrimisil alacağından kaynaklandığını, bononun teminat senedi olmadığını,  Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/476 Esas sayılı dosyasından kaynaklı ecrimisil ve masraflar karşılığı olarak toplam 70.000 TL'nin müvekkiline ödenmesinin protokolün 9.maddesi ile kararlaştırıldığını, bu 70.000 TL'nin 36.500 TL'sini ...'ın ödemesi hususunda, yine protokolün 9. maddesi ile uzlaşıldığını, ancak ...' ın, aynı gün ödeme yapamayacağını söylediğini ve 01.03.2018 tarihli bonoyu imzalayarak müvekkiline verdiğini, kendisine ait daireyi sattığında müvekkiline ödeme yapacağını söyleyen davacının, müvekkilini oyaladığını ve huzurdaki davayı açtığını  belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilince, davalı ...'ye açılan dava bakımından taraflar arasında sulh protokolü yapıldığından bahisle 28/09/2021 uyap tarihli feragat dilekçesi sunulmuştur.Mahkemece, "...dava konusu edilen miras paylaşma protokol yukarıda belirtildiği üzere tüm mirasçıların katılı ile yapılmadığından TMK'nun 676. Maddesi uyarınca geçersizdir. Ayrıca protokole konu taşınmazlar yönünden dava dışı ve murisin mirasçısı ...'ın tapu iptal tescil davası açması üzerine dava kabul edilerek miras hissesi oranında tapular iptal edilmiş ve ... üzerine tapuda tescil edilmiştir. Taraflar arasındaki protokol incelendiğinde ...'ın dava açması halinde dava konusu taşınmazlardaki taksim edilen payların miras hisseleri oranında verileceği de hüküm altına alınmıştır. Gerek taraflar arasında yapılan protokolün geçersiz olması, gerekse protokole konu taşınmazlar yönünden dava dışı ve murisin mirasçısı ...'ın tapu iptal tescil davası açması üzerine dava kabul edilerek miras hissesi oranında tapular iptal edilerek ... üzerine tapuda tescil edilmesi sebebiyle geçersiz sözleşmeye istinaden verilen edimlerin geri iade edilmesi gerektiğinden ve ayrıca dava konusu bononun teminat senedi olarak verildiği sabit olduğundan dava konusu davalı ...'a verilen bononun bedelsiz kaldığı anlaşıldığından bu davalı yönünden açılan menfi tespit davasının kabulüne, davalı ... yönünden açılan davadan feragat edildiğinden bu davalı yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, kararın hatalı olduğunu, senedin teminat senedi olmadığını, protokolün de miras paylaşım sözleşmesi olmadığını, taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü olduğunu, tarafların buna göre birbirlerine dava açma haklarından feragat ettiklerini, ...'ın Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/15 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve miras hissesi oranında payını aldığını, sözleşmede davacının da imzasının bulunduğunu, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, huzurdaki davada aynı sebeple dava açılmış iki davalı bulunduğunu, davacının diğer davalı ...' e de bono verdiğini, bu bononun davalı ... tarafından ... sayılı dosyası üzerinden davacıya karşı icra takibine konulduğunu ve davacı tarafın, karar duruşmasından önce diğer davalı yönünden davadan feragat ettiğini, aralarında "Sulh ve İbra Protokolü" adında bir protokolü de huzurdaki dava dosyasına sunduklarını, davacının borcunu ödememek için bu davayı açtığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, 22/12/2017 tarihli miras paylaşım sözleşmesi nedeni ile verildiği ileri sürülen bonolar nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesinde ticari davalar sayılmış olup, MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların  sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı  Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır. 2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki 2 Bu üst başlık “IV - Ticari davalar ve delilleri” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 1 inci  maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 3.26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “doğan hukuk davaları” ibarelerinden sonra gelmek üzere “ve çekişmesiz yargı işleri” ibareleri ve “ticari  dava” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi” ibaresi eklenmiştir. 4.22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüz bin” ibaresi “beş yüz bin” şeklinde değiştirilmiştir. 5.28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “beş yüz bin” ibaresi “bir milyon” şeklinde değiştirilmiştir. 6.Bu madde başlığı “2. Ticari davaların görüleceği mahkemeler” iken, 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder."  hükmüne amirdir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.6100 sayılı Türk Ticaret Kanununun göreve ilişkin maddelerindeki düzenleme dikkate alındığında, inceleme konusu davanın miras paylaşım sözleşmesi gereğince verildiği ileri sürülen bonolar yönünden menfi tespit istemine ilişkin olduğu, temel ilişki nazara alındığında davanın Türk Ticaret Kanununun 4-5. maddelerinde belirtilen ticari davalardan olmadığı, bu haliyle davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerinde olduğu, karar veren mahkemenin görevsiz bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın  esası bakımından karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf talebinin esasa ilişkin nedenler incelenmeksizin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarihli 2018/934 Esas 2021/864 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için  dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 3-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin nihai kararda nazara alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a maddesine göre kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/04/2025

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları