Tazminat Davasında SGK nın Davaya Dahil Edilmesi

13-10-2020 - 966

Tazminat Davasında SGK nın Davaya Dahil Edilmesi


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/8828
2019/3484
2019-03-25





Özet:

  • Davacı vekili, dava dilekçesinde davasını G. ve R.’e yöneltmiş, hakkında hüküm kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı dava açılırken davalı olarak gösterilmemiş, verilecek hüküm SGK Başkanlığı’nı da etkileyebileceği gerekçesi ile dahili dava dilekçesinin tebliği suretiyle davaya davalı sıfatıyla dahil edilmiş ve mahkemece davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin bir talebi olmaması nedeni ile açılan davanın dahili davalı SGK Başkanlığı yönünden reddine, karar verilmiş, SGK Başkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
  • İhbar olunan kimse usul kuralları gereği davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Yargılama sonunda hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Ancak, aynı madde hükmüne aykırı olarak ihbar olunan hakkında da hüküm verilmişse ihbar olunan hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir.”
  • Buna göre aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış bir dava olmaması nedeniyle ihbar olunan Sosyal Güvenlik Kurumu davada taraf olmadığı gibi, mahkemece yargılama sonunda ihbar olunan aleyhinde hüküm kurulmadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır.

-K A R A R-

 Davacı vekili; davalı R…. ……..'in maliki olduğu, sevk ve idaresinde bulunan, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkillerinin yolcu olarak içinde bulunduğu, dava dışı Ö. K.'nın sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde 12.05.2013 tarihinde   meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ağır yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak hesaplanacak maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

  Davacı vekili 09.10.2013 tarihli tensip tutanağının 14. bendi gereğince, 31.10.2013 tarihli dilekçesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını davaya dahil etmiştir.

  Davalı G. Sigorta A.Ş. vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

  Dahili davalı Malatya SGK İl Müdürlüğü vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

  Davalı R…… M…..; davaya cevap vermemiştir.

  Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, açılan davanın dahili davalı SGK yönünden reddine, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 51.626,68 TL maddi tazminatın davalılar R….. ve …….. sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı Ramazan'dan alınarak davacıya verilmesine,  davacının davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talebinin reddine, dair karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde davasını G….. ve R……….’e yöneltmiş, hakkında hüküm kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı dava açılırken davalı olarak gösterilmemiş, verilecek hüküm SGK Başkanlığı’nı da  etkileyebileceği gerekçesi ile 09.10.2013 tarihli tensip zaptının 14. bendi gereği, dahili dava dilekçesinin tebliği suretiyle davaya davalı sıfatıyla dahil edilmiş ve mahkemece davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine ilişkin bir talebi olmaması nedeni ile açılan davanın dahili davalı SGK Başkanlığı  yönünden reddine, karar verilmiş, SGK Başkanlığı lehine  vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

  İhbar olunan kimse HUMK’un 49. maddesi vd. uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Yargılama sonunda hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Ancak, aynı madde hükmüne aykırı olarak ihbar olunan hakkında da hüküm verilmişse ihbar olunan hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir.” Buna göre aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış  bir dava olmaması nedeniyle ihbar olunan Sosyal Güvenlik Kurumu davada taraf olmadığı gibi, mahkemece yargılama sonunda ihbar olunan aleyhinde hüküm kurulmadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle dava ihbar olunan Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz dilekçesinin (isteminin) reddine karar vermek gerekmiştir

  SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin  temyiz dilekçesinin (isteminin) REDDİNE, 25/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

KARARI YAZDIR / DİNLE


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Öne Çıkanlar


Avukat Web Sitesi