Taşınmazın Aynına İlişkin Davalar - Yetki


İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
2019/1829
2019/1868
2019-11-07





Özet:

  • Dava sözleşmenin aynen ifası, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
  • Somut uyuşmazlıkta davacılar sözleşmenin aynen ifası ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tescilini de istemiştir.
  • Tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazın İstanbul ili Bağcılar ilçesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın bulunduğu Bağcılar ilçesinin Bakırköy Adli Yargı çevresine bağlı olduğu ve Bakırköy yargı çevresi sınırları içerisinde kaldığı sabittir.
  • 6100 sayılı HMK’nin 12/1. maddesi gereğince taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıkta taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin olduğundan ve mahkemece kesin yetki kuralına dayanılarak yetkisizlik verildiğinden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013/4-2247 - 2013/1667 Esas-Karar sayılı ilamı doğrultusunda 6100 sayılı HMK.nun 114/ç maddesi gereğince, dava şartı olan “Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması” şartı hakkında HMK’nın 30.maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereğince taraf teşkilinden önce bir karar verilmesi gerektiğinden mahkemenin yetkisizlik kararı usul ve yasaya uygun olup doğru görülmüştür.

 

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/09/2019

NUMARASI : 2019/387 Esas- 2019/301

DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin Aynen İfası, Tapu İptali Ve Tescil

KARAR TARİHİ : 07/11/2019

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dava dosyası

incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı banka şubesi arasında kredi sözleşmeleri akdedildiğini, diğer müvekkili ... bu sözleşmeleri "müşterek borçlu ve müteselsil kefil" sıfatıyla imzaladığını, ekonomik sıkıntı içine düşen müvekkil şirketin söz konusu ödemeleri düzenli yapamadığını ve temerrüde düştüğünü, bu sebeple de davalı bankanın sözleşmeleri feshettiğini, sözleşmelerin feshinden sonra davalı banka tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ... ait olan ... ili, ... ilçesi, ... ada,... parsel sayısında kayıtlı taşınmazın... arsa paylı .... Kat ... nolu bağımsız bölümü üzerine işlenen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlandığını, ayrıca İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi işlemlerinin yapıldığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün... Talimat sayılı dosyasından ihaleye çıkarıldığını, 14/08/2017 tarihindeki ihale ile davalı banka tarafından alacağa mahsuben 266.000,00-TL bedelle satın alındığını, ihalenin feshine yönelik olarak Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/799 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, bu davanın red olduğunu ve istinaf kanun yoluna başvurduklarını, bu arada müvekkilleri ve davalı banka arasında görüşmelerin devam ettiğini, sunulan teklif sonucunda anlaşmaya varıldığını ve ödeme protokolü sözleşmesinin 12/02/2018 tarihinde imzalandığını, müvekkilinin bu ödeme protokolünde üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, sözleşmeye göre bu edimler yerine getirildikten sonra bankanın taşınmazın tescilinden itibaren bir yıl içerisinde kullanılmak üzere müvekkillerine veya gösterecekleri 3. Kişiye devir hakkı tesis edileceğini, fakat davalı banka tarafından buna ilişkin sözleşme düzenlenmediğini, bankaya talepleri için görüştüklerinde bankanın ödemelerin tamamlanmadığı gerekçeleri ile talepleri geri çevirdiğini bunun üzerine müvekkillerinin Beyoğlu .... Noterliği'nin 27/05/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile taleplerini tekrar tebliğ ettiklerinde bankanın cevap olarak Beyoğlu ... Noterliği'nin 14/06/2019 tarih ... yevmiye ile 88.729,26-TL daha borçları olduğunu bildirdiklerini, bu cevabın bankanın müvekkillerinden fazladan tahsilat yapmaya yönelik olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile sözleşmenin aynen ifası ile ... ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ... arsa paylı ....kat ... nolu bağımsız bölümün davalı banka adına olan tescil kaydının iptali ile müvekkili ... adına tesciline, dava konusu bağımsız bölüm üzerine başkalarına devri ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın Ticaret Kanunu 5/A hükmü gereğince zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılmış olması sebebiyle usul yönünden, esasa ilişkin itirazları sebebiyle de esas yönünden reddine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece"...Dava, tapu iptali ve tescil davasıdır. H.M.K.'nun 12.Maddesinde'' Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. '' şeklinde düzenleme mevcuttur. Mahkememiz dosyasında dava konusu edilen taşınmazın ... ili, ... İlçesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz olduğu ve bu taşınmazın bulunduğu adli yargı merciinin Bakırköy Adli Yargı sınırları dahilinde bulunduğu anlaşılmıştır. Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; somut olayımızda dava konusu edilen taşınmazın İstanbul ili, Bağcılar İlçesinde bulunduğu, dava konusunun taşınmazın aynına ilişkin olduğu ve taşınmazın Bağcılar İlçesinin Bakırköy Adli Yargı sınırları içerisinde yer aldığı, mahkememiz Adli sınırları içinde olmadığı anlaşılmış olup, bu hali ile davaya bakmakla yükümlü mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, HMK'nun 12.Maddesi gereğince mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile, mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Gerekçeli karar taraf vekillerine usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin 06/09/2019 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile süresinde istinaf talebinde bulunduğu, istinaf harçları ile masrafı yatırdığı anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; HMK 104 maddesindeki sürelere riayet edilmeksizin cevap süresinin sonuna kadar beklenmeden, sadece dava dilekçesiyle tek yanlı değerlendirme yaparak dava konusunun hatalı değerlendirilmesi sonucunda karar verilmiş olması sebebiyle; davanın Ticaret Kanunu 5/A hükmü gereğince zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılmış olması sebebiyle reddi gerekirken yetkisizlik kararı verilerek davanın karara bağlanması sebebiyle; kararın bozulmasını talep etmiştir.

DELİLLER:Tapu kaydı, Ödeme protokolüdür başlıklı sözleşme, İhtarnameler, Takip dosyaları, Delil listeleri sunulan ve toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava sözleşmenin aynen ifası, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz İstanbul ili Bağcılar ilçesi'nde yer almaktadır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki kuralı gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir. 6100 sayılı HMK'nun 12/1.maddesinde "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. " hükmüne yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacılar sözleşmenin aynen ifası ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tescilini de istemiştir. Tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazın İstanbul ili Bağcılar ilçesinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın bulunduğu Bağcılar ilçesinin Bakırköy Adli Yargı çevresine bağlı olduğu ve Bakırköy yargı çevresi sınırları içerisinde kaldığı sabittir. 6100 sayılı HMK’nin 12/1. maddesi gereğince taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıkta taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin olduğundan ve mahkemece kesin yetki kuralına dayanılarak yetkisizlik verildiğinden Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013/4-2247 - 2013/1667 Esas-Karar sayılı ilamı doğrultusunda 6100 sayılı HMK.nun 114/ç maddesi gereğince, dava şartı olan “Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması” şartı hakkında HMK’nın 30.maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereğince taraf teşkilinden önce bir karar verilmesi gerektiğinden mahkemenin yetkisizlik kararı usul ve yasaya uygun olup doğru görülmüştür. Davanın TTK'nun 5/A hükmü gereğince zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden açılmış olması sebebiyle reddi gerekip gerekmediğinin yetkili mahkemece değerlendirilmesi gerekli olup bu husustaki istinaf başvuru sebep ve gerekçesi yerinde görülmediğinden reddi gerekir. İlk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/09/2019 tarih ve 2019/387 Esas 2019/301 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 44,40 TL istinaf maktu karar ve ilam harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2019

Not: (www.corpus.com.tr)