Tapu İptal Ve Tescil - Muvazaali İşlem - Dürüstlük Kuralı


Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
2016/14757
2020/617
2020-02-05





Özet:

  • Davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı ve İbrahim'in miras payı oranında davanın kabul edildiği, bu hali ile mirasbırakan ile davacı arasındaki ilişkinin vekalet görevinin kötüye kullanılması olduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu eldeki davada ise muvazaa hukuksal nedenine dayanıldığı davacı ve davalının anılan muvazaalı işlemin tarafı oldukları açıktır. Bilindiği üzere, hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemez. Kaldı ki böyle bir hak talebi herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunamayacağını belirten 4721 sayılı T.M.K.'nun 2. maddesine de aykırıdır.Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekir.
 
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, eşi olan mirasbırakan ...'un maliki olduğu dava konusu 1847 ve 2568 parsel sayılı taşınmazları vekili sıfatıyla davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini, mirasbırakanın evlat edindiği dava dışı İbrahim'in ...4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu iptal tescil davası ile anılan devirlerin muvazaalı olduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescile, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının iptalini talep ettiği temlikin tarafı olduğunu, ayrıca bedeli karşılığında dava konusu taşınmazları temlik ettiğinden davanın kabulü halinde lehine hapis hakkı tanınması gerektiğini ve davacının taraf olmadığı Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde verilmiş olan kararın eldeki davada delil olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; "... dava dışı İbrahim tarafından ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı ve İbrahim'in miras payı oranında davanın kabul edildiği, bu hali ile mirasbırakan ... ile davacı ... arasındaki ilişkinin vekalet görevinin kötüye kullanılması olduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu eldeki davada ise muvazaa hukuksal nedenine dayanıldığı davacı ve davalının anılan muvazaalı işlemin tarafı oldukları açıktır. Bilindiği üzere, hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemez. Kaldı ki böyle bir hak talebi herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunamayacağını belirten 4721 sayılı T.M.K.'nun 2. maddesine de aykırıdır.Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.." gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hâkimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 25.20. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak:(www.corpus.com.tr)