Sadece Ceza Mahkemesinin Kararına Dayanarak Görevden Ayırma İşlemi Yapılamaz


Danıştay 12. Daire
2020/145
2020/1288
2020-02-13





Özet:

  • Davacının basit cinsel saldırı suçundan dolayı hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, bir mahkumiyet hükmü gibi değerlendirilmesi ve davacı hakkında ayrıca bir idari soruşturma yapılıp, üzerine atılı eylemi ile ilgili olarak disiplin hukuku çerçevesinde bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca yukarıda anılan ceza mahkemesi kararına dayalı olarak tesis edilen işlemde masumiyet karinesine, ölçülülük ilkesine aykırılık olduğu gibi hukuka uygun da değildir.

Dava konusu istem : ... İli, ... İlçesinde konuşlu ... - ... Görev Grup Komutanlığında muvazzaf astsubay olarak görev yapan davacının, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94/b maddesi ve Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 60-(e) maddesi uyarınca disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulmasına ilişkin 20/02/2014 tarihli işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolunda (kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin ... Dairesince verilen karara ait dosyada, davacının bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine yapmış olduğu başvurunun kabul edilmesi ve Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile tespit edilen hak ihlalinin ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacının basit cinsel saldırı suçundan dolayı hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, bir mahkumiyet hükmü gibi değerlendirilmesi ve davacı hakkında ayrıca bir idari soruşturma yapılıp, üzerine atılı eylemi ile ilgili olarak disiplin hukuku çerçevesinde bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca yukarıda anılan ceza mahkemesi kararına dayalı olarak tesis edilen işlemde masumiyet karinesine, ölçülülük ilkesine ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulmasına ilişkin işlemin dayanağı olan eylemin oluş biçimi ve yapılan yargılama sırasındaki ifadeler gözönüne alındığında dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında masumiyet karinesinin ihlal edildiğinin Anayasa Mahkemesince verilen ihlal kararı ile sabit olması nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava; ... İli, ... İlçesinde konuşlu ... - ... Görev Grup Komutanlığında muvazzaf astsubay olarak görev yapan davacının, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94/b maddesi ve Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 60-(e) maddesi uyarınca disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulmasına ilişkin 20/02/2014 tarihli işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, 21/07/2006 tarihinde yapmış olduğu bir otobüs yolculuğu sırasında aynı birlikte görev yaptığı bir askerin eşine karşı basit cinsel taciz suçunu işlediğinden bahisle hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen beraat kararının, Yargıtay tarafından, davacının, basit cinsel saldırı suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle bozulması üzerine Mahkemece bozma kararına uyularak basit cinsel saldırı suçu nedeniyle bir yıl sekiz ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ancak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 11/11/2011 tarihinde kesinleştiği görülmüş olup hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki niteliği gereği anılan Mahkeme kararının, davacının basit cinsel saldırı suçundan mahkum olduğu sonucunu doğurmayacağı açık olmakla birlikte söz konusu ceza yargılamasına konu sübut bulan eylemin davacı ile aynı birlikte görev yapan bir askerin eşine karşı işlenmiş olması ve bu durumun görev yapılan birlik içinde duyulması nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarının sarsıldığı sabit olduğundan davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulmasına yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf talebinin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.