Kaçakçılara GPS İle Tuzak Kuran Polis - Meslekten Çıkarma


Danıştay 5. Daire
2018/1852
2019/3271
2019-05-07





Özet:

  • Davacının, diğer işbirlikçileriyle birlikte, kaçak sigaraların yakalanması için Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi envanterine kayıtlı olmayan ve H.Ç. aracılığı ile temin edilen GPS cihazını sigara kaçakçılığı yapan E.D. vasıtasıyla kaçak sigara paketlerine koydurduğu, bu paketlerin diğer satıcılara teslim edilmesinden sonra yasal işlem yaptığı, tanıklar, sigara kaçakçılığı yapan H.Ç.O. ve GPS cihazlarını temin eden H.Ç.'nın ifadeleriyle açıkça ortaya konulduğu, bu eylemiyle de haksız yere ikramiye alarak çıkar sağladığı görülmüş olup, davacının üzerine atılı eylemi sabit olduğundan dava konusu işlem hukuka uygundur.

Dava konusu istem: Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi uyarınca "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 05/04/2016 tarihli ve 2016/230 Sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kayseri 1. İdare Mahkemesince verilen 15/06/2017 tarih ve E:2016/635, K:2017/836 Sayılı kararda; davacı hakkında açılan kamu davası sonucunda Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/10/2016 tarihli 2015/450 Esas 2016/313 Karar sayılı kararıyla, davacının, sigara kaçakcılığı yapan E.D. ve H.Ç. ile birlikte hareket ederek ,kaçak sigara yakalama olaylarında H.Ç. aracılığıyla elde edilen KOM Şube Müdürlüğüne kayıtlı olmayan araç takip cihazlarının kullanılarak kaçakçıların yakalandığı, operasyonların bu takip cihazları kullanılarak gerçekleştirildiği, operasyonlar sonucu ikramiye aldıkları ve bu şekilde yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullandığı iddiasıyla ilgili olarak, soyut iddia dışında, mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun sübuta ermediği gerekçesiyle davacı hakkında beraat kararı verildiğinin anlaşıldığı, suçsuzluğu mahkeme kararlarıyla sabit olan davacının, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediği gerekçesiyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 28/02/2018 tarih ve E:2017/12458, K:2018/524 Sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının, dava konusu edilen yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak fiilinin sabit olduğu, mevzuat hükümleri çerçevesinde tesis edilen meslekten çıkarma işleminin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin iptaline yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİNİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

KARAR : İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, sigara kaçakçılığı yapan Büfe sahibi E.D. isimli şahıs ile Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli komiser yardımcısı M.D., polis memuru M.A.K. ve davacının aralarında anlaşma olduğu, anlaşmaya göre E.D.'nin üç polise ara sıra yakalamaları için yüklü işler verdiği karşılığında da bu polislerin ilgili şahsa kaçak sigara satması için göz yumdukları, karşılıklı menfaat ilişkilerinin olduğu yolundaki iddiaları üzerine başlatılan, soruşturma neticesinde, davacının, sigara kaçakcılığı yapan E.D. ile birlikte hareket ederek, kaçak sigara yakalama olaylarında H.Ç. aracılığıyla elde edilen KOM Şube Müdürlüğüne kayıtlı olmayan araç takip cihazlarını kullanarak kaçakçıları yakaladığı, operasyonları bu takip cihazları kullanarak gerçekleştirdiği, operasyonlar sonucu ikramiye aldığı ve bu şekilde yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullandığı kanaatine ulaşıldığı 05/04/2016 tarih ve 2016/230 Sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla da davacının yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullandığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 7. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 7. fıkrasına göre "yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" eylemi "meslekten çıkarma" cezasını gerektiren eylemler arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Soruşturma raporu ve eklerinin incelenmesinden, davacının, diğer işbirlikçileriyle birlikte, kaçak sigaraların yakalanması için Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi envanterine kayıtlı olmayan ve H.Ç. aracılığı ile temin edilen GPS cihazını sigara kaçakçılığı yapan E.D. vasıtasıyla kaçak sigara paketlerine koydurduğu, bu paketlerin diğer satıcılara teslim edilmesinden sonra yasal işlem yaptığı, tanıklar, sigara kaçakçılığı yapan H.Ç.O. ve GPS cihazlarını temin eden H.Ç.'nın ifadeleriyle açıkça ortaya konulduğu, bu eylemiyle de haksız yere ikramiye alarak çıkar sağladığı görülmüştür.

Bu durumda, davacının üzerine atılı eylemi sabit olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık; davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüyle, kararın kaldırılarak işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 28/02/2018 tarih ve E:2017/12458, K:2018/524 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07.05.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

( X ) KARŞI OY :

Dava dosyasının incelenmesinden davacının dava konusu eylemiyle ilgili olarak yapılan ceza yargılaması sonucunda, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/10/2016 tarih E:2015/450; K:2016/313 Sayılı kararıyla beraat ettiği görülmüştür.

Bu durumda, isnat edilen fiili işlediğine dair, her türlü kuşku ve şüpheden uzak, kesin delil bulunmayan davacının, "yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk görülmediğinden; dava konusu işlemin iptali yönündeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.