Hatır Taşıması İddiasının Belirli Sürelerle İleri Sürülebileceği


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/10102
2019/4225
2019-04-08





Özet:

  • Mahkeme tarafından, davacının davalıya trafik sigortalı araçta hatır için taşındığı; hatır taşımasına ilişkin savunmanın itiraz değil def'i olduğu ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği; davalı vekilinin de hatır taşıması savunmasında bulunduğu gerekçesiyle, davalı tarafından düzenlenen poliçedeki teminat limiti olan 268.000,00 TL üzerinden %25 oranında hatır indirimi yapılarak belirlenen tazminatın hüküm altına alındığı görülmektedir.
  • Mahkemece; hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı için de her aşamada ileri sürülemeyeceği hususları dikkate alınmak suretiyle; davalı tarafça süresinde ileri sürülmeyen ve davacının açık muvafakatı bulunmayan (karşı çıkılan) yeni savunmaya göre hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, hatır taşıması indirimi yapılması doğru değildir.

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır biçimde yaralanıp işgöremez hale geldiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 02.02.2016 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 268.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 201.000,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkeme tarafından, davacının davalıya trafik sigortalı araçta hatır için taşındığı; hatır taşımasına ilişkin savunmanın itiraz değil def'i olduğu ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği; davalı vekilinin de hatır taşıması savunmasında bulunduğu gerekçesiyle, davalı tarafından düzenlenen poliçedeki teminat limiti olan 268.000,00 TL üzerinden %25 oranında hatır indirimi yapılarak belirlenen tazminatın hüküm altına alındığı görülmektedir.

Dava 6100 sayılı HMK döneminde açılmış olup davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde hatır taşıması savunmasında bulunmamış; ön inceleme duruşmasının da yapılmasından sonraki aşamada hatır taşımasına ilişkin savunmayı ileri sürmüş; davacı vekili, 01.03.2016 tarihli duruşmada, süresinden sonra yapılan hatır taşımasına ilişkin savunmayı kabul etmediklerini ve savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini beyan etmiştir.

Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı için de her aşamada ileri sürülemeyeceği hususları dikkate alınmak suretiyle; davalı tarafça süresinde ileri sürülmeyen ve davacının açık muvafakatı bulunmayan (karşı çıkılan) yeni savunmaya göre hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, hatır taşıması indirimi yapılması doğru değildir.

Kabule göre de; Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hatır taşımasının bulunması halinde, uygulanacak indirim oranının % 20 olduğunun gözetilmeyişi; yine, hatır taşıması indiriminin davacı için hesaplanan tazminattan yapılması gerektiği halde, davalı poliçesindeki limitten yapılması da isabetli olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.