Dahilde İşleme Rejimi - Resmi Belgede Sahtecilik Suçu


Yargıtay 7. Ceza Dairesi
2019/10261
2020/1960
2020-02-03





Özet:

  • Eşdeğer eşya kullanılarak yapılan üretiminden sonra öncelikle süresi içerisinde alınması gerekli vergiler teminata bağlanarak yasal ithalatın yapılması ve eşdeğer eşya ayniyatının yapılabilmesi için Gümrük Yönetmeliği'nin 352. maddesi uyarınca suça konu beyannamedeki bilgilerin eşdeğer eşyayı tanımlamaya imkan vermesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda davaya konu ihracat beyannamesinin eşdeğer eşya kullanımını gerektiren zorunlu unsurları içermediği, dahilde işleme izin belgesi kullanılarak yapılan ihracatta, Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinin anılan hükümleri uyarınca alınması gereken vergilerin süresi içinde ithalat yapılmadığından teminat altına alınamadığı, kaldı ki 31.07.2014 tarihli ve D1-04681 sayılı dahilde işleme izin belgesinde gümrük muafiyetli kırmızı kabuklu mercimek ithal edebilmek için eşdeğer eşya kullanılabileceğine ilişkin herhangi bir ibarenin de yer almadığının anlaşılması karşısında, sanığın başlangıçtan itibaren dahilde işleme rejimi kapsamında farklı firmalardan temin edilen serbest dolaşımda bulunan eşyayı (eşdeğer eşya) Türkiye Gümrük Bölgesinde kendi üretimi gibi dahilde işleme rejimine tabi tutarak ihraç etmek suretiyle üzerine atılı 5607 sayılı Yasanın 3/4 ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği gözetilerek atılı suçlardan mahkumiyeti yerine, dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi yasaya aykırıdır. 
 
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet, Resmi Belgede Sahtecilik

HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

I) Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki "5607 sayılı Yasaya muhalefet" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

II) Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanık ... hakkındaki "5607 sayılı Yasaya muhalefet" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;

Sanıklardan ...'in yetkilisi olduğu ... Tarımsal Ürünleri Paz...AŞ. adına tescilli 15.09.2014 tarihli ve EX095384 sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı "Kırmızı İç Mercimek" cinsi eşyanın 31.07.2014 tarihli ve D1-04681 sayılı dahilde işleme izin belgesi (DİİB) kapsamında ihracatı sırasında yapılan fiziki muayenede, eşya üzerinde diğer sanık ...'in yetkilisi olduğu "By Mor, Mor İç ve Dış Tic..." firmasına ait ibarelerin bulunduğunun ve suça konu ihracat beyannamesinin bağlı olduğu 31.07.2014 tarihli dahilde işleme izin belgesinde yer alan "Yan Sanayici" kısmının boş olduğunun tespit edildiği, yapılan soruşturma sonucunda, sanıklar hakkında ilk olarak davaya konu 15.09.2014 tarihli ihracat beyannamesi ile imalatçı firmanın "... Tarımsal Ürünleri...A.Ş." olarak belirtilmiş olmasına rağmen eşya üzerinde "Mor İç ve Dış Tic." şeklinde sanık ...'e ait farklı bir firmanın gösterilmesi ve söz konusu şirketin 17.09.2014 tarihli Akdeniz İhracatçılar Birlikleri Genel Sekreterliği'nin 17.09.2014 tarihli yazısına göre üretici olmayan bir firma olduğunun bildirilmesi nedeniyle belgede sahtecilik yapıldığı, bunun yanında ihracatçı firmanın DİİB kapsamında yasal ithalat yapmaması, bunun yerine kullandığı eşdeğer eşya ayniyatlarının yapılamaması ve başka firmalar tarafından üretilen aynı cinsteki eşyanın kendi üretiminde kullanılmış gibi gösterilerek ihraç edilmesi nedeniyle 5607 sayılı Yasanın 3/4. maddesine uyan kaçakçılık ve yine resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ise mahkemece 27.11.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın gümrük mevzuatına aykırı hareket ederek haksız kazanç sağladığı yönünde somut delil bulunmadığından atılı suçlardan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu 15.09.2014 tarihli ve EX095384 sayılı ihracat beyannamesi "... Tar.Ürn....A.Ş." adına tescilli olup, beyanname muhteviyatı "kırmızı iç mercimek" cinsi eşyanın 31.07.2014 tarihli DİİB kapsamında ihracatının yapıldığı hem anılan ihracat beyannamesi hem de sanıkların aşamalardaki savunmalarına göre sabittir. Ayrıca, sanık ... aşamalardaki savunmalarında, ihraç edilecek ürünle ilgili tedarikçi firma (Mor İç ve Dış Tic.) isminin ihracatı yapılacak eşya üzerinde yazılı olmasının zorunlu olmadığını, DİİB kapsamında kendi firmasının imalat ve üretim yaptığını beyan etmiştir.

Sanığın üzerine atılı suç, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa'nın 3/4. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan yasa maddesinde "Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır.

Gümrük Kanunu'nun 5911 sayılı Yasa ile değişik 108. maddesine göre ise dahilde işleme rejimi; serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra yeniden ihraç edilmesi amacıyla gümrük vergileri teminata bağlanmak suretiyle geçici olarak ithaline olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejim olarak tanımlanabilir. Aynı zamanda bu yolla yapılan ihracat, Gümrük Kanunu nezdinde şartlı muafiyet sistemi olarak da adlandırılmaktadır ki bu rejimin uygulanmasında Gümrük Yönetmeliği'nin 349/2-a maddesinde tanımı yapılan "eşdeğer eşya" kavramı önem arz etmektedir. Şöyle ki, eşdeğer eşya: işlem görmüş ürünlerin imalinde ithal eşyasının yerine kullanılan ve ithal eşyası ile sekiz-oniki’li bazda gümrük tarife istatistik pozisyonu aynı olan ve ticari kalite ve teknik özellikleri itibariyle aynı kalite ve nitelikleri taşıyan serbest dolaşımda bulunan eşya..." olarak öngörülmüş ve Gümrük Yönetmeliği'nin 352. maddesi uyarınca dahilde işlemi izin belgesi kapsamında üretim için eşya ithali yerine yurt içinden eşdeğer eşya temini halinde önceden yapılan ihracatta kullanılan beyannamedeki bilgilerin eşdeğer eşyayı tanımlamaya imkan vermesi gerektiği de belirtilmiştir.

Aynı şekilde 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği'nin "eşdeğer eşya kullanımı" başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ithal eşyasının ithalinden önce eşdeğer eşyadan elde edilen işlem görmüş ürünün ihracı halinde, buna tekabül eden ithalatın belge süresi sonuna kadar yapılabileceği, bu kapsamda yapılacak ithalat esnasında katma değer vergisi dahil tüm vergilerin (4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla) teminata bağlanacağı ve ticaret politikası önlemlerinin uygulanmayacağı, yine aynı maddenin 4. fıkrasında ise, önceden ihracat işleminden sonra buna tekabül eden oranda ithal edilen eşyanın, belge sahibi firma tarafından serbestçe kullanılabileceği ancak, ihracatı gerçekleştirilmeyen ithal eşyasının, işlem görmüş ürün veya ithal edildiği şekliyle belge sahibi firma ve/veya yan sanayici firmanın stoklarında bulundurulmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

Yukarıdaki açıklamaların ışığında, sanığın yetkilisi olduğu ... Tarımsal Ürünleri...A.Ş. adına tescilli 15.09.2014 tarihli ihracat beyannamesi muhteviyatı kırmızı iç mercimek cinsi eşyanın, 31.07.2014 tarihli Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında ihracı sırasında yapılan fiziki muayenesinde, eşya üzerinde tedarikçi firma yerine imalatçı olmayan Mor İç ve Dış Tic. şirket unvanının yer aldığının anlaşıldığı, bu durumda 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği'nin 29. maddesi uyarınca başka bir ihracatçı kullanılarak ihracat yapılabilmekte ise de, 15.09.2014 tarihli ihracat beyannamesinin 31.07.2014 tarihli dahilde işleme izin belgesi doğrultusunda tescil edilmesi nedeniyle söz konusu belgeye göre 1.875.000 kg "Kabuklu Mercimek" cinsi eşyanın 31.07.2014 tarihinden itibaren 6 aylık süre içerisinde yani 30.01.2015 tarihine kadar ithalatının yapılması gerektiği, ihracatçı firma olan ... Tarımsal Ürünleri...A.Ş.nin ise eşdeğer eşya uygulaması ile ürün tedariğini yurt içinden yaptığı ve ilgili firmanın yetkilisi olan sanık tarafından yurt içinden ürün teminine ilişkin 4 adet faturanın ibraz edildiği, söz konusu faturalar üzerinde yapılan incelemede tamamının kabuklu kırmızı mercimek alımına ilişkin olduğu, ancak yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere eşdeğer eşya kullanılarak yapılan üretiminden sonra öncelikle süresi içerisinde alınması gerekli vergiler teminata bağlanarak yasal ithalatın yapılması ve eşdeğer eşya ayniyatının yapılabilmesi için Gümrük Yönetmeliği'nin 352. maddesi uyarınca suça konu beyannamedeki bilgilerin eşdeğer eşyayı tanımlamaya imkan vermesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda davaya konu ihracat beyannamesinin eşdeğer eşya kullanımını gerektiren zorunlu unsurları içermediği, dahilde işleme izin belgesi kullanılarak yapılan ihracatta, Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinin anılan hükümleri uyarınca alınması gereken vergilerin süresi içinde ithalat yapılmadığından teminat altına alınamadığı, kaldı ki 31.07.2014 tarihli ve D1-04681 sayılı dahilde işleme izin belgesinde gümrük muafiyetli kırmızı kabuklu mercimek ithal edebilmek için eşdeğer eşya kullanılabileceğine ilişkin herhangi bir ibarenin de yer almadığının anlaşılması karşısında, sanığın başlangıçtan itibaren dahilde işleme rejimi kapsamında farklı firmalardan temin edilen serbest dolaşımda bulunan eşyayı (eşdeğer eşya) Türkiye Gümrük Bölgesinde kendi üretimi gibi dahilde işleme rejimine tabi tutarak ihraç etmek suretiyle üzerine atılı 5607 sayılı Yasanın 3/4 ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği gözetilerek atılı suçlardan mahkumiyeti yerine, dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

kaynak:  (www.corpus.com.tr)