Uygulama Kadastrosu - Görevli Mahkeme


Yargıtay 16. Hukuk Dairesi
2016/16271
2020/295
2020-02-10





Özet:

  • Uygulama kadastrosunun genel amacı, teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesi olup; mülkiyet ihtilaflarını canlandırmak veya çözmek değildir. 
  • Davacı ...’ın gerek dava dilekçesinin içeriğinden gerekse keşifteki beyanlarından, tapuda adına kayıtlı taşınmazın sınırlarına ilişkin gösterimleri ve tüm dosya kapsamından, davanın uygulama kadastrosuna yönelik olmadığı, tesis kadastrosundan önceki nedenlere ve mülkiyet hakkına dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 
  • Kadastro tespiti kesinleşen taşınmazlar hakkında mülkiyet iddiası ile açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.
 
Uygulama kadastrosu sırasında, ... İli ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski ... ada 72 parsel sayılı 1.542,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1.598,38 metrekare yüzölçümlü olarak; 119 ada 75 parsel sayılı 2.221,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2.187,29 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı bulunan 119 ada 72 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün, komşu 119 ada 75 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 119 ada 72 ve 75 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Uygulama kadastrosunun genel amacı, teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesi olup; mülkiyet ihtilaflarını canlandırmak veya çözmek değildir. Davacı ...’ın gerek dava dilekçesinin içeriğinden gerekse keşifteki beyanlarından, tapuda adına kayıtlı taşınmazın sınırlarına ilişkin gösterimleri ve tüm dosya kapsamından, davanın uygulama kadastrosuna yönelik olmadığı, tesis kadastrosundan önceki nedenlere ve mülkiyet hakkına dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro tespiti kesinleşen taşınmazlar hakkında mülkiyet iddiası ile açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

Hal böyle olunca; mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)