ArabicAzerbaijaniEnglishFrenchGermanRussianSpanishTurkish

Tapu İptal ve Tescil - Ehliyetsizlik İddiası - Kamu Düzeni

18 Haziran 2024, 08:11 - 38

Tapu İptal ve Tescil - Ehliyetsizlik İddiası - Kamu Düzeni


Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
2020/3623
2021/2702
2021-04-29





Özet:

Ehliyetsizlik olgusu kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir. Başka bir ifadeyle,ehliyetsizlik iddiasının ileri sürüldüğü hallerde bu hususun kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle mahkemece re'sen dikkate alınması ve incelenmesi zorunludur.Dolayısıyla,davacı yan tarafından kesin süre gereğinin yerine getirilmemesinin hakimin ehliyetsizlik iddiasını kendiliğinden araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı tartışmasızdır.

Davacı maliki bulunduğu 1823 ada 220 sayılı parsel sayılı taşınmadaki 9 numaralı bağımsız bölümü 21/8/2007 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, adı geçen davalının da, paydaşı olduğu 8234 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 372/2400 payını aynı tarihli akitle kendisine satarak devrettiğini, işlemlerin yapıldığı tarihte hukuki ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, tapu devir işlemlerinin iptali ile tapuların devirden önceki davacı ve davalı adına tescilini istemiş; ölümü ile mirasçıları davaya devam etmişlerdir.

Davalı, davacının sağlık durumu ile ilgili bilgi sahibi olmadığını, Başköylü mühendislik ve emlakçılık isimli işyerinin sahibi olan ve gayrimenkul alım satım aracılık hizmeti veren davacı ile temlik konusu dükkanın satışına yönelik gazete ilanını görmesi üzerine temas kurarak bu iş yerini satın aldığını belirmiş ve davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, ‘davacının Adli Tıp Kurumu'na sevkine ilişkin ihtarlı kesin süre verilmesine rağmen davacı vekilinin davacının adli tıp kurumuna sevkini sağlamadığı ve böylece ehliyetsizlik iddiasının ispatlanamadığı’ gerekçesiyle verilen davanın reddine dair karar, davacının temyizi üzerine Dairece; “... ehliyetsizlik olgusu kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir. Başka bir ifadeyle,ehliyetsizlik iddiasının ileri sürüldüğü hallerde bu hususun kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle mahkemece re'sen dikkate alınması ve incelenmesi zorunludur.Dolayısıyla,davacı yan tarafından kesin süre gereğinin yerine getirilmemesinin hakimin ehliyetsizlik iddiasını kendiliğinden araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı tartışmasızdır. Öte yandan, dosyada mevcut Uludağ Üniversitesi 'nin 08.07.2011 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacı ...'nin davaya konu olan tarihte alıcı ve satıcı sıfatıyla yaptığı işler bakımından medeni haklarını tek başına kullanma yönünden engel oluşturacak akli ve ruhi bir rahatsızlığının bulunduğunun belirtildiği, anılan raporun devamında ise; değerlendirilen bu kesitte davacının hastalığının remisyonda olduğunun ifade edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki,söz raporun kendi içerisinde açıklık taşımadığı ,çelişki arzettiği, davacının işlem tarihlerinde ehliyetli olup olmadığını tereddütsüz şekilde açıklığa kavuşturmadığı ve bu itibarla hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı açıktır. Hal böyle olunca, davacı ...Remzi'ye ait doktor raporları ,hasta müşahade kağıtları ve reçetelerle birlikte tüm dosyanın Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi,işlemlerin yapıldığı 21.08.2007 tarihi itibariyle davacının ehliyetli olup olmadığının saptanması bakımından rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçeleri ile bozulmuş, mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ‘Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun 15/5/2020 tarihli raporu ile, davacı ...’nün temlik işleminin yapıldığı 21/8/2007 tarihi itibarıyla fiil ehliyetini haiz olduğunun anlaşıldığı’ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4,90. TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 29/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

KARARI YAZDIR


Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun

Bu kategorideki diğer İçtihatlardan bazıları