Meskeniyet Şikayeti Şahsi Haktır


Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
2020/2399
2020/2887
2020-03-18





Özet:

  • İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. 
  • Bu maddeye dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı borçlunun şahsına sıkı sıkıya bağlıdır. 
  • Bir başka ifadeyle, meskeniyet şikayeti, şahsi hak niteliğinde olup; iddiada bulunan kişinin ihtiyacı ve haczedilen meskenin bu şahsın haline münasip olup olmadığı araştırılarak sonuçlandırılması gerekir. 
  • Bu nedenle, haczedilmezlik şikayetinin incelenmesi sırasında şikayetçi borçlunun ölümü halinde mirasçılarının yargılamayı sürdürmeleri mümkün değildir. 
  • O halde, şikayetçi borçlunun vefatı nedeniyle meskeniyet iddiasının dayanağı ve dolayısıyla haczedilmezlik şikayetinin konusu kalmadığından, mahkemece istemin reddi gerekir.
 
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının dosyası dairemize gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Şikayetçinin İİK'nun 82/1-12. maddesi uyarınca icra mahkemesine yapmış olduğu meskeniyet şikayetine ilişkin icra mahkemesince verilen şikayetin kısmen kabul kısmen reddine dair karara karşı, 12.6.2019 günü alacaklı, 09.9.2019 günü de borçlular tarafından temyiz talebinde bulunulduğu halde, Dairemizce yalnızca alacaklının temyiz talebi incelenerek, ancak karara sehven borçluların temyiz talebinin değerlendirildiği yazılmak suretiyle karar verildiği, borçluların temyiz talebinin ise hiç değerlendirilmediği anlaşılmış olmakla, tarafların temyiz taleplerinin değerlendirilebilmesi için Dairemizin 19.11.2019 tarih ve 2019/12758 E.-2019/16717 K. sayılı kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra, temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:

1- Borçluların temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Karar temyiz eden borçlulara 23.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 09.09.2019 tarihinde verilip kaydettirilmiştir.

Borçluların temyiz isteminin süre aşımı bakımından REDDİNE;

2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Alacaklı tarafından borçlu ... hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine adı geçen borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine 31.05.2011 tarihinde haciz konulduğu ve borçlunun 24.04.2012 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru ile mahcuz taşınmazın haline münasip evi olduğundan bahisle haczin kaldırılmasını talep ettiği, borçlunun yargılama sırasında ölümü ile mirasçıların dosyaya dahil edildiği, mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile haline münasip ev alabilmesi için gerekli 75.000,00 TL’nin borçlunun mirasçılarına, artanın hak sahiplerine verilmesine karar verildiği görülmektedir.

İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bu maddeye dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkı borçlunun şahsına sıkı sıkıya bağlıdır. Bir başka ifadeyle, meskeniyet şikayeti, şahsi hak niteliğinde olup; iddiada bulunan kişinin ihtiyacı ve haczedilen meskenin bu şahsın haline münasip olup olmadığı araştırılarak sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle, haczedilmezlik şikayetinin incelenmesi sırasında şikayetçi borçlunun ölümü halinde mirasçılarının yargılamayı sürdürmeleri mümkün değildir.

Öte yandan, borçlunun ölümü ile İİK'nun 53. maddesi uyarınca; alacaklı tarafından takibin mirasçılara yöneltilmesi ve bu konuda muhtıra tebliğinden sonra, mirasçılar haczin kendilerine tebliğ tarihinden ya da öğrenmeleri halinde bu tarihten itibaren İİK'nun 16/1. maddesinde ön görülen yasal yedi günlük sürede İİK'nun 82/12. maddesi uyarınca kendileri adına haczedilmezlik şikayetinde bulunabileceklerdir.

Somut olayda, borçlu ...’ın haczedilmezlik şikayetinde bulunduktan sonra söz konusu şikayet incelenip karara bağlanmadan 07.04.2015 tarihinde vefat ettiği ibraz edilen veraset belgesinden anlaşılmış olup, mirasçıların bu yargılamaya devam etmesi olanaklı değildir.

O halde, şikayetçi borçlunun vefatı nedeniyle meskeniyet iddiasının dayanağı ve dolayısıyla haczedilmezlik şikayetinin konusu kalmadığından, mahkemece istemin reddi yerine yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

kaynak:  (www.corpus.com.tr)