İşten Çıkarılan İşçiye Kıdem Tazminatı Ödenmesi


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2014/6135
2014/12053
2014-04-10





Özet:

  • Dosya içeriğine göre davalı işveren davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 Sayılı İş Kanunu m.25/II-g 6356 Sayılı Kanun’un 70. maddesi uyarınca feshettiğini iddia etmesine rağmen kıdem tazminatını ödemiştir.
  • Davacıya kıdem tazminatı ödendiğine göre işverenin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri süremeyeceği dolayısıyla 4857 Sayılı İş Kanunu m.19/2-2.cümlede yer alan düzenlemeden yararlanamayacağı,
  • Buna göre fesihte davacının davranışına dayanan işverenin fesihten önce davacının savunmasını alması gerektiği, ancak işverenin davacı işçinin savunmasını almadığı anlaşılmaktadır.
  • Fesih geçersiz olup davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.

 

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir..

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili müvekkilinin 26/06/2006 tarihinden itibaren iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız, bildirimsiz ve hukuka aykırı şekilde feshedildiği, 04/06/2013 tarihine kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin işverence haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ihtarsız, önelsiz ve tazminatsız bir şekilde feshedildiğini ve davalı tarafın iş akdinin feshi esnasında iş yasasının aradığı usul ve şekil şartlarına da uymadığını belirterek işveren tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin işe iadesine, işe başlatılmaması halinde boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili davacının davalıya ait işyerinde 11/01/2007 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş akdinin feshedildiği tarihe kadar çalıştığını, davacının iş akdinin 04/06/2013 tarihinde feshedilmediğini, iki vardiya olarak çalışma olan işyerinde gündüz vardiyasında tüm işçilerin işyerine gelip normal saatinde çıktıklarını ancak vardiya değişiminde gece vardiyasında çalışılması gereken işçilerin işe başlamadığını, gece vardiyasında işe gelmeyen işçilerin diğer çalışanlarla birlikte firmada eylem yaptıklarını, 04/06/2013 tarihi itibari ile iş akdinin feshedilmediğini, davacının ve diğer tüm çalışanların iş akitlerinin devam ettiğini esasen işe iade davası açan davacı ve arkadaşlarının noterden gönderdikleri ve davalı şirkete tebliğ edilen 06/06/2013 tarihli ihtara göre davalı işyerinde çalışmayacaklarını, kendilerinin kabul ve ikrar ettiğini, dolayısıyla davalı işyerinde yazılı olarak çalışmayacağını ihtar eden davacının ve diğer arkadaşlarının işe iade davası açma haklarının bulunmadığını davacı ve arkadaşlarının işyerinde kanunsuz eylem ve kanunsuz grev yapıp işin ve üretimin tamamen durmasına verdikleri sebebiyetin kanun dışı eylem ve kanun dışı grev olduğunu, davacı ve diğer arkadaşlarının kanunsuz eylem ve grev yapmak için örgütlenerek kendilerine göre ve kendi beyanlarına göre komite oluşturup diğer çalışanlarında çalışmalarına engel olmak sureti ile esasen 05/06/2013-06/06/2013 ve 07/06/2013 tarihlerinde işe gelmeyerek ve gelenleri de engellemek sureti ile işyerinde ve işyerinin çevresinde başka nakış firmalarında çalışanlarında toplanması ile 1000-1500 kişi ile birlikte yasa dışı eylem ve kanunsuz grev yaptıklarını, davacının iş akdinin 4857 Sayılı yasanın 25. maddesi ve 6356 Sayılı Yasa’nın kanunsuz eylem ve kanunsuz grevi düzenleyen 70. Maddesi gereğince 10/06/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere haklı nedenlerden dolayı feshedildiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece işverence gerçekleştirilen feshin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçi­nin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, iş­verenin 25’inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır”. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yüküm­lülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşçiye ihtar verilirken ise bu şekilde bir yükümlülük yüklememektedir. Dolayı­sıyla, işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. Keza, ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersiz olması sonucunu doğurur.( Dairemizin 15.09.2008 gün ve 2008/1868 Esas,2008/23538 Karar sayılı ilamı).

Dosya içeriğine göre davalı işveren davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 Sayılı İş Kanunu m.25/II-g 6356 Sayılı Kanun’un 70. maddesi uyarınca feshettiğini iddia etmesine rağmen kıdem tazminatını ödemiştir. Davacıya kıdem tazminatı ödendiğine göre işverenin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri süremeyeceği dolayısıyla 4857 Sayılı İş Kanunu m.19/2-2.cümlede yer alan düzenlemeden yararlanamayacağı, buna göre fesihte davacının davranışına dayanan işverenin fesihten önce davacının savunmasını alması gerektiği, ancak işverenin davacı işçinin savunmasını almadığı anlaşılmaktadır. Fesih geçersiz olup davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;

Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,

Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,

Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Davacının yaptığı 344.00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,

Kesin olarak oybirliği ile 10.04.2014 günü karar verildi.

(www.corpus.com.tr)