Bu kararı Favorilerinize Eklemek veya Kopyalayabilmek için giriş yapın veya üye olun
📌 Kural: İşlemden kaldırma kararı ara karar niteliğinde olduğundan tebliği gerekmez (AYM ve Yargıtay uygulaması).
❗ Ancak somut olayda: Dosyada gider avansı mevcut olduğuna göre, mahkeme;
mazeretin kabul edilmediğini ve
dosyanın işlemden kaldırıldığını
davacı vekiline bildirip haberdar etmelidir.
🎯 Amaç: Davacı vekilinin 3 aylık yenileme süresi içinde (HMK 150) davayı yenileme hakkını fiilen kullanabilmesini sağlamak.
✅ Sonuç: Bu bildirim/tebliğ yapılmadan “3 ay içinde yenilenmedi” denilerek HMK 150/1 uyarınca davanın açılmamış sayılması hatalıdır.
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/06/2024 tarih ve 2023/180 E. - 2024/263 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/186648 sayılı "..." ibareli başvurunun, TÜRKPATENT YİDK'nın 2023-M-1632 sayılı kararı ile diğer davalıya ait 2021/14587 sayılı "..." ibareli markaya dayanılarak, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddedildiğini, kararın haksız olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı gerçek kişi, savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 6100 sayılı HMK m.150/1 hükmü uyarınca 23/02/2024 tarihinde dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren üç ay içerisinde yenilenme talebinde bulunulmaması nedeniyle 23/05/2024 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, HMK m.331/3 hükmü gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle HMK m.150/5 hükmü gereği 23/05/2024 tarihi itibari ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece ilgili duruşmaya katılamayacaklarına dair mazeret dilekçesinin dikkate alınarak duruşmanın ertelendiğini, ancak bu ertelemeye dair duruşma tutanağının taraflarına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, daha sonraki duruşmada, duruşmaya iştirak edilmediği gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ancak bu kararın da taraflarına usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğini, dolayısıyla bu kararın kesinleştiğinin kabul edilemeyeceğini, HMK'nın ilgili hükümleri uyarınca, taraflara kararların usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinin zorunlu olduğunu, duruşma tutanakları ve işlemden kaldırılmasına ilişkin kararın kendilerine tebliğ edilmediğini, bu durumun HMK m. 27’de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ve yargılamada adil yargılanma ilkesinin ihlali anlamına geldiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece 23.02.2024 tarihli oturumda, davacı vekilinin e-duruşma talebinde bulunduğu, e-duruşma portalının açıldığı, ancak davacı vekilinin duruşmalara katılmadığı, davacı vekilinin e-duruşmaya katılmaması halinde mazeretli sayılmayı talep ettiği, e-duruşma uygulamasında teknik sorun olmadığı, davacı vekilinin katılmasını sağlayacak şekilde e-duruşma portalının açıldığı belirtilmiş, buna rağmen davacı vekilinin e-duruşmaya katılmadığı anlaşıldığından, mazeretli sayılması isteminin reddine karar verilmiş, sonrasında davalı vekilinin davayı takip etmediğini beyan etmesi üzerine de HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Ancak dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, o tarihte dosyada gider avansı bulunduğu halde, mazeretli sayılması talebinin reddedildiğine ve dosyanın işlemden kaldırıldığına dair kararın davacı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Kural olarak işlemden kaldırma kararları, niteliği itibariyle bir ara kararı olduğundan, bu türden kararların taraflara tebliği gerekmez. Anayasa Mahkemesinin ve Yargıtayın emsal kararları da aynı yöndedir (Anayasa Mahkemesinin 10/3/2020 tarih ve 2017/39270 Başvuru Numaralı, İbrahim Hayat Kararı, Yargıtay 3. HD'nin 21.03.2023 tarih ve 2022/8196 E.- 2023/709 K., Yargıtay 1. HD'nin 22.06.2023 tarih ve 2021/9275 E.- 2023/3709 K., Yargıtay 8. HD'nin 19.06.2023 tarih ve 2023/2339 E.- 2023/3756 K., Yargıtay 10. HD'nin 20.06.2023 tarih ve 2023/5185 E.- 2023/6977 K. sayılı ilamları).
Ancak somut uyuşmazlıkta dosyada gerekli gider avansı da bulunduğuna göre, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmediğine dair ara kararının davacı vekiline tebliğ edilmesi, davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmediğine ve dosyanın işlemden kaldırıldığına ilişkin ara kararından haberdar edilmesi ve böylece davacı vekilinin 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde davayı yenileme yasal hakkını kullanmasının sağlanması gerekirken, bu usuli işlemler yerine getirilmeyerek, davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden bahisle yazılı gerekçe ile HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. Yargıtayın bu konudaki emsal uygulaması da aynı yöndedir (Yargıtay 11. H.D.'nin 11.04.2012 tarih ve 2010/15890 E.- 2012/5777 K., Yargıtay 8. H.D.'nin 01.10.2020 tarih ve 2017/9643 E.- 2020/5686 K. sayılı kararı).
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-5. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-5. maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 03/06/2024 gün ve 2023/180 E. - 2024/263 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/02/2025 tarihinde HMK 353/1-a-5. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
KARARI YAZDIR
Bu kararı Favorilerinize Eklemek için giriş yapın veya üye olun