Çalışma Gücü Tespitinde Uygulanacak Yönetmelik


Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
2016/10188
2019/6172
2019-05-15





Özet:

  • Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
  • Hükme esas alınan İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulunun raporunda maluliyet oranının tespitinde Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alındığı ve davacının fiziki olarak muayenesi yapılmaksızın mevcut belgelere göre rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır.
  • Yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun ve davacının bizzat muayenesi sağlanarak yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

K A R A R

Davacı vekili, davacıya, geri manevra yapan davalı ...'ün kullandığı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, tat ve koku alma yeteneğinin zayıfladığını, müvekkilinin kusursuz ve davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, aracın trafik sigortasını düzenleyen davalı ... şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketi yönünden ihbar tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın kasko sigortacısı A. Sigorta A.Ş.'ne ihbarını, ceza dosyasından alınan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, davacının maddi tazminata dair zarar kalemlerini açıklaması gerektiğini, 6111 sayılı Kanun gereğince tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin kusuru olmadığından kendisinden manevi tazminat istenemeyeceğini, aksi halde manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, oluşan maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı kurulamayacağını, davacının olay sonrasında sevk edildiği hastaneden alınan raporlarda davacının görme kusurlarının olduğu ve gözünün birisinin protez olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, davacının asli kusurlu olduğunu ve maddi tazminat talebini açıklaması gerektiğini, davacının özel hastanedeki tedavi giderlerinin davalıya yükletilmesini kabul etmediklerini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...Ş. vekili, 6111 sayılı Kanun gereğince tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sigortalının kusuru oranında ve kişi başına azami 80.000,00 TL ile sınırlı sorumluluğunun olduğunu, kusur durumunun ve maluliyet oranının ATK tarafından tespit edilmesini, davacının maddi tazminat talebinin ne kadarının maluliyet ne kadarının tedavi giderine ilişkin olduğunu açıklaması gerektiğini belirterek neticede davanın reddini savunmuştur.

Davacı vekili 10.10.2013 tarihli dilekçesinde, davalı ... şirketi ile uzlaşma sonucu maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini belirtmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 06/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, dair karar verilmiş, hüküm, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı ...vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı taraf, trafik kazası sonucu yaralanması nedeni ile daimi maluliyete uğradığını, koku ve tat alma yeteneğinin zayıfladığını ileri sürmüş, mahkemece alınan İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulunun 25.08.2014 tarihli raporunda davacının tüm tedavi evrakları incelendikten sonra Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre sürekli maluliyet tayini yapılamadığı, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, ATK 2. İhtisas Kurulunda 02.06.2010 tarihinde yapılan muayenesinde tat ve koku kaybı tanımlayan ancak yakınmaları nedeniyle son durumu gösterir klinik testleri, raporları mevcut olmayan davacının bir üniversite hastanesinde tat ve koku testi yaptırıp göndermesi durumunda maluliyet açısından tekrar değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

Davacı taraf Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurup gerekli testleri yaptırdığını belirtmesine rağmen Hastaneden bu belgelerin istenilmesi üzerine verilen cevapta Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Kliniğinde "tat ve koku" testi yapılmadığından talep edilen belgelerin düzenlenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Davacı vekilince dosyanın bu haliyle ATK'ya yeniden gönderilmesinin talep edilmesi üzerine, Mahkemece davacının yurt dışında yaşadığı ve bir sağlık kuruluşuna sevkinin mümkün olmadığı belirtilerek mevcut tedavi evraklarına göre rapor düzenlenmesi talep edilmiş, ATK 3. İhtisas Kurulunun 07/12/2015 tarihli raporunda davacının olaydan 1 ay sonra çekilen kranyal BT'lerinde erken ve sekel oluşunun tamamlanmaması ile birlikte sol koku ve tat alma merkezlerinin yakın lezyonların beklendiği, son durumu görülmemekle birlikte, dosya içerisindeki tıbbi belge ve grafilere göre koku ve tat duyu kaybının olay ile illiyetinin tıbben mümkün olduğuna göre davacının yurt dışında yaşadığı ve bir sağlık kuruluşuna sevkinin mümkün olmadığından koku ve tat alma testleri yaptırılamadığından, mevcut belgelerle değerlendirme istenmiş olmakla Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %16,2 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.

“Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkosu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.

Somut olayda; hükme esas alınan İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulunun 07.12.2015 tarihli raporunda maluliyet oranının tespitinde Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alındığı ve davacının fiziki olarak muayenesi yapılmaksızın mevcut belgelere göre rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun ve davacının bizzat muayenesi sağlanarak yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalılar ... ve ...'e geri verilmesine 15/05/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.