Banka Çalışanının Hesap Bilgilerini Başkalarıyla Paylaşması


Yargıtay 19. Ceza Dairesi
2020/1457
2020/9189
2020-06-30





Özet:

  • Mahkemece, bilgilerin 3. kişilere açıklandığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de “Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar.” şeklindeki düzenleme, sanığın katılan bankadaki görevi, aşamalardaki beyanlarında katılan banka müşterisinin aralarında boşanma davası bulunan eşi Hatice E.’in komşusu olduğu, onun isteği ile hesaplara baktığı yönündeki ikrarı,
  • Katılan banka teftiş kurulu tarafından yapılan araştırma sırasında incelenen banka sistemi ve güvenlik kamerası kayıtlarına göre,sanığın, farklı tarihlerde, kendi müşterisi olmadığı ve herhangi bir işlem yapmadığı halde, hesapları incelendiğinin tespit edilmesi,
  • Yine sanığın bu hesapları incelemeleri ile kısa zaman aralıkları sonrasında, boşanma davasının görüldüğü Aile Mahkemesinin dava dosya kapsamında katılan bankadan ayrıntılı bilgilerle bilgi talebinde bulunulmuş olması,
  • Kızı Bengisu E.’in, Aile Mahkemesinde görülen boşanma davasının celsesinde tanık olarak verdiği beyanında, babasını ziyarete gittiğinde çekmecede amcası adına açılmış çeşitli hesap cüzdanlarını gördüğünü beyan etmiş ise de bu cüzdanları inceleyip bilgiler aldığına ve bu bilgileri annesi ya da başkaları ile paylaştığına dair herhangi bir anlatımının bulunmadığı,
  • Yine hesabın bulunduğu şube çalışanı tanığın, aşamalardaki, sanığın kendisini arayarak hesaba ilişkin bilgi istediği yönündeki anlatımları ile tüm dosya kapsamından, sanığın, komşusu olan Hatice E.’in isteği ile çalışmakta olduğu katılan banka müşterisi ile kardeşlerinin hesaplarına ait bilgileri adı geçen ile paylaştığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkum edilmesi gerekmektedir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1) Her ne kadar, mahkemece, bilgilerin 3. kişilere açıklandığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de 5411 sayılı Kanun’un 73/3. maddesinin 1. cümlesindeki “Sıfat ve görevleri dolayısıyla bankalara veya müşterilerine ait sırları öğrenenler, söz konusu sırları bu konuda kanunen açıkça yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar.” şeklindeki düzenleme, sanığın katılan bankadaki görevi, aşamalardaki beyanlarında katılan banka müşterisi ...’in aralarında boşanma davası bulunan eşi H.E.’in komşusu olduğu, onun isteği ile ...’in hesaplarına baktığı yönündeki ikrarı, katılan banka teftiş kurulu tarafından yapılan araştırma sırasında incelenen banka sistemi ve güvenlik kamerası kayıtlarına göre,sanığın, farklı tarihlerde, kendi müşterisi olmadığı ve herhangi bir işlem yapmadığı halde, ... ve kardeşlerinin hesaplarını incelendiğinin tespit edilmesi, yine sanığın bu hesapları incelemeleri ile kısa zaman aralıkları sonrasında, ... ve eşi H.E. arasındaki boşanma davasının görüldüğü Ankara 1. Aile Mahkemesinin 2013/251 Esas sayılı dava dosya kapsamında katılan bankadan ayrıntılı bilgilerle bilgi talebinde bulunulmuş olması, ...’in kızı B.E.’in, Ankara 1. Aile Mahkemesinde görülen boşanma davasının 25/11/2013 tarihli celsesinde tanık olarak verdiği beyanında, babası ...’i ziyarete gittiğinde çekmecede amcası adına açılmış çeşitli hesap cüzdanlarını gördüğünü beyan etmiş ise de bu cüzdanları inceleyip bilgiler aldığına ve bu bilgileri annesi ya da başkaları ile paylaştığına dair herhangi bir anlatımının bulunmadığı, yine ...’in hesabının bulunduğu şube çalışanı tanık ...’nin, aşamalardaki, sanığın kendisini arayarak ...’in hesabına ilişkin bilgi istediği yönündeki anlatımları ile tüm dosya kapsamından, sanığın, komşusu olan H.E.’in isteği ile çalışmakta olduğu katılan banka müşterisi ... ile kardeşleri ... ve ...’in hesaplarına ait bilgileri adı geçen ile paylaştığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “06/03/2015” yerine “”Şubat 2015” şeklinde gösterilmesi,

Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.