Avukatlık Faaliyeti - Güveni Kötüye Kullanma


Yargıtay 15. Ceza Dairesi
2017/6252
2019/10425
2019-10-23





Özet:

  • Sanığın tahsil ettiği söz konusu miktardan avukatlık ücretini düştükten sonra kalan miktarı, katılanın muvafakatname verdiği ... isimli şahsa belge karşılığı teslim ettiğini belirterek basit yazılı belge ibraz etmesi,
  • Katılanın 10.07.2012 tarihli savcılık ifadesinde, İzmir'e giden bir tanıdığı olan ...'dan arsasının durumunu kontrol etmesini istediğini belirtmesine karşın sonraki beyanında bahsetmemiş olması,
  • Katılanın sanığa vekaletname verdiği tarihte aynı noterde söz konusu davadan kazanılacak miktarın ... isimli şahsa teslim edilmesine muvafakat vermiş olması, tanık olarak beyanı alınan ...'nun beyanında 3.000 TL karşılığında katılanın dava ile ilgili haklarını satın aldığını, katılanın da avukat hanımın yazdığı nota göre muvafakatname tanzim ettirerek kendisine verdiğini, dava sonucu para tahsil edilince avukatın parayı kendisine verdiğini, noterde yazılan nota göre paranın kendisinin olduğunu beyan etmesi karşısında, 
  • 74.907,96 TL değerinde bir hakkın iddiaya göre 3.000 TL'ye satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, bu yönde herhangi bir sözleşme bulunmaması, muvafakatnamenin avukatın notuna göre yazıldığının belirtilmesi, vekaletname ve muvafakatnamenin aynı anda verilmiş olması karşısında, 
  • Sanığın, vekili bulunduğu katılanın haklarının ortadan kaldırılmasına neden olacak şekilde ... isimli şahıs ile iştirak halinde söz konusu eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespiti ve maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, ... isimli şahsın sanıkla bağlantısı ve sanık hakkında yapılmış başka soruşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak,sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekir.
 
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat

Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraatına ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

İzmir barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan sanığın, alacaklı davacı vekili sıfatıyla, borçlu Karayolları Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü hakkında İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27/06/2005 tarih, 2005/77 esas, 2005/222 sayılı kararına istinaden toplam 61.275,37 TL alacağın tahsili için İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2006/13040 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip sırasında, alacağa mahsuben 19/03/2009 tarihli reddiyat makbuzu ile 74.907,96 TL tahsil ettiği halde, bu parayı müvekkili olan katılana vermeyip mal edinerek üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda,

Sanığın tahsil ettiği söz konusu miktardan avukatlık ücretini düştükten sonra kalan miktarı, katılanın muvafakatname verdiği ... isimli şahsa belge karşılığı teslim ettiğini belirterek basit yazılı belge ibraz etmesi, katılanın 10.07.2012 tarihli savcılık ifadesinde, İzmir'e giden bir tanıdığı olan ...'dan arsasının durumunu kontrol etmesini istediğini, belirtmesine karşın sonraki beyanında bahsetmemiş olması, katılanın sanığa vekaletname verdiği tarihte aynı noterde söz konusu davadan kazanılacak miktarın ... isimli şahsa teslim edilmesine muvafakat vermiş olması, tanık olarak beyanı alınan ...'nun beyanında 3.000 TL karşılığında katılanın dava ile ilgili haklarını satın aldığını, katılanın da avukat hanımın yazdığı nota göre muvafakatname tanzim ettirerek kendisine verdiğini, dava sonucu para tahsil edilince avukatın parayı kendisine verdiğini, noterde yazılan nota göre paranın kendisinin olduğunu beyan etmesi karşısında, 74.907,96 TL değerinde bir hakkın iddiaya göre 3.000 TL'ye satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, bu yönde herhangi bir sözleşme bulunmaması, muvafakatnamenin avukatın notuna göre yazıldığının belirtilmesi, vekaletname ve muvafakatnamenin aynı anda verilmiş olması karşısında, sanığın, vekili bulunduğu katılanın haklarının ortadan kaldırılmasına neden olacak şekilde ... isimli şahıs ile iştirak halinde söz konusu eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespiti ve maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, ... isimli şahsın sanıkla bağlantısı ve sanık hakkında yapılmış başka soruşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, katılana ... ile alakasının ne olduğu da sorulup gerekirse ... isimli şahısla ilgili ek iddianame düzenlenmesi istenilerek elde edilecek sonuçlar birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde beraat hükmü verilmesi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 23/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: (www.corpus.com.tr)