Uyuşturucu Maddelerin Miktar İtibariyle Kullanma Sınırları


Yargıtay Ceza Genel Kurulu
2015/1250
2017/312
2017-06-06





Özet:

  • Uyuşmazlık; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu mu yoksa kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.
  • Sürücülüğünü tanığın yaptığı, sanığın da içinde bulunduğu araçta yapılan aramada; sanığın oturduğu sağ ön koltuğun önündeki paspasın üzerinde bulunan poşette, 40 adet “MDMA” etken maddesi içeren tablet ile 5 parça halinde net 250,95 gram esrarın ele geçirildiği olayda; sanığın tüm aşamalarda uyuşturucu madde kullandığını ve suç konusu esrar ile tabletleri kullanmak için satın aldığını söylemesi, bu savunmasını doğrular şekilde kan ve idrar tahlillerinde “THC” (esrar) etken maddesinin tespit edilmesi, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktar itibarıyla kullanma sınırları içinde kalması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının aksine, suç konusu uyuşturucu maddeleri satacağına, başkasına vereceğine veya kullanma dışında başka bir amaçla bulundurduğuna ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nun 188/3, 52/2, 53, 58, 54 ve 63. maddeleri gereğince 10 yıl hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 16.04.2015 gün ve 76-177 sayılı hükmün, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 08.10.2015 gün ve 3798-32464 sayı ile;

"...Sanığın bulunduğu araçta ele geçirilen kullanma sınırı içindeki 40 adet uyuşturucu nitelikli tablet ile 250,95 gramdan ibaret esrarı satacağına veya başkalarına vereceğine ilişkin delil bulunmadığı, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, bu suçtan da soruşturma aşamasında tefrik kararı verildiği dikkate alınarak anılan soruşturma evrakının akibetinin araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 20.11.2015 gün ve 171336 sayı ile;

"...16.01.2015 tarihli tutanakta belirtildiği gibi Akhisar ilçesinden Manisa iline ....plakalı araç ile uyuşturucu getirileceği bilgisi alınması üzerine aracın durdurulduğu ve içinde sanık ... ve ...'in bulunduğu görülmüştür.

Aracın sağ ön yolcu kısmındaki paspasın üzerinde bulunan poşette, 5 ayrı gazete kağıdına sarılı toplam 548 gram esrar ile 40 adet sentetik uyuşturucu hap ele geçirilmiştir. Sanığın aldırılan kan ve idrar raporunda esrar kullanımının pozitif, amfetamin kullanımının ise negatif olduğu anlaşılmıştır.

Ele geçen esrarın 5 ayrı gazete kağıdına sarılı olması ve bunun yanında 40 adet sentetik hapın bulunması ile sanığın kan ve idrarında amfetaminin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suçunun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olmayıp ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma olduğu ve bu nedenle mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiği..." düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Dairenin bozma ilamının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Dairesince, 30.11.2015 gün ve 5537-33109 sayı ile, itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün Özel Dairece bozulmasına karar verilmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu mu yoksa kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

Manisa Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, ....plakalı araç ile Akhisar ilçesinden Manisa'ya uyuşturucu madde getirileceği bilgisinin elde edilmesi üzerine, görevlilerce 16.01.2015 tarihinde saat 20.00 sıralarında Manisa il girişinde gerekli tertibatlar alınarak beklenilmeye başlandığı, saat 21.00 sıralarında söz konusu aracın Akhisar istikametinden Manisa'ya giriş yaptığının görülmesi üzerine durdurulduğu, yapılan kimlik tespitinin ardından şoför koltuğunda oturan tanık .... ile sağ ön koltukta oturan sanığın araçtan inmelerinin istendiği, tanık ve sanık araçtan inerken içeriden yoğun bir şekilde esrar kokusunun gelmesi ve sanığın oturduğu koltuğun önündeki paspasın üzerinde bulunan beyaz poşetin içinde, gazete kağıdına sarılı şüpheli bir madde olduğunun görülmesi üzerine, tanık ile sanığa araçta suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulduğu, sanığın; poşette kendisine ait esrar olduğunu söylediği, ardından konu hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının, tanık ile sanığın üzerinde ve araçta arama yapılabilmesi için verdiği yazılı emre istinaden araçta yapılan aramada; sağ ön koltuğun önündeki paspasın üzerinde bulunan poşette, 5 ayrı gazete kağıdına sarılı esrar ile toplam 40 adet tabletin, sanığın üst aramasında ise; pantolonunun sağ arka cebinde, 7.65 mm çapındaki tabancaya ait şarjörün ve şarjöre takılı halde toplam 5 adet 7.65 mm çapında merminin ele geçirildiği, gerçekleştirilen işlemler hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği,

Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedeniyle 16.01.2015 tarihinde, sanık ile tanığın üzerinde ve araçta arama yapılması için yazılı emir verildiği,

İzmir Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 30.01.2015 tarihli uzmanlık raporunda; 501,9 gram ağırlığındaki yeşil renkli bitki parçasının esrar etken maddesi “THC” içerdiğinin ve elde edilebilecek net esrar miktarının 250,95 gram olduğunun, mavi renkli 40 adet tabletin ise; uyuşturucu maddelerden amfetamin türevi olan “MDMA” etken maddesini içerdiğinin belirtildiği,

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 20.01.2015 tarihli raporuna göre; sanığa ait kan ve idrar örneklerinde esrar etken maddesinin tespit edildiği,

Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü Biyometrik Veri İşlemleri Büro Amirliği tarafından düzenlenen 23.01.2015 tarihli raporda; içerisinde uyuşturucu madde ele geçirilen poşetin dış yüzeyinden elde edilen bir adet vücut izinin, sanığın sol el işaret parmağı ile aynı olduğunun belirtildiği,

Sanık hakkında soruşturma evresinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayırma kararı verilerek ayrı soruşturma yürütüldüğü,

Tanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

Anlaşılmaktadır.

Tanık ... kollukta; Manisa'da ikamet ettiğini, uyuşturucu kullanmadığını, sanık ile aynı mahallede oturduklarından ve daha öncede birlikte cezaevinde kaldıklarından dolayı samimi olduklarını, olay günü saat 17.00 sıralarında yanına gelen sanığın, Akhisar'da bulunan bir arkadaşını ziyaret etmek istediğini, kendisini araç ile götürüp götürmeyeceğini sorduğunu, aracının vizesinin bulunmaması nedeniyle götüremeyeceğini söylediğini, sanığın, bir arkadaşına ait aracı alması halinde götürüp götürmeyeceğini sorması üzerine, götürebileceğini söyleyerek teklifini kabul ettiğini, tanımadığı bir şahsın ....plakalı aracı getirip sanığa teslim ettiğini, aracı kendisinin kullandığını, Akhisar'a gidip belediye civarında durduklarında sanığın arkadaşını görmek için yanından ayrıldığını, yaklaşık bir ya da bir buçuk saat sonra geri geldiğini, Manisa'ya geri dönerken sanığın elinde bir şey olup olmadığını ya da araca bir şey koyup koymadığını fark etmediğini, Manisa'ya giriş yapacakları sırada polislerin aracı durdurduklarını, sanığın oturduğu koltuğun önündeki paspasın üzerinde bulunan poşette esrar ve tabletlerin ele geçirildiğini, kendisinin ve sanığın araçta esrar içmediğini, araç içerisinde esrar kokusu almadığını, ele geçen uyuşturucuların sanığa ait olduğunu, kimden aldığını bilmediğini,

Mahkemede ise farklı olarak; Akhisar'dan dönerken petrol istasyonunda durduklarını, tuvalete gidip geldiğinde araç içerisinde bir koku aldığını ancak uyuşturucu olduğunu anlayamadığını, sanığın cebinden uyuşturucu düştüğünü görmediğini, araçta poşet olduğunu fark etmediğini,

Beyan etmiştir.

Sanık ... kollukta ve sorguda; Manisa'da ikamet ettiğini, üç aydır esrar ve hap kullandığını, uyuşturucuyu genelde İzmir'den tanımadığı kişilerden satın aldığını, ....'i uzun yıllardır tanıdığını, olay günü saat 16.00 sıralarında ....'in iş yerine gittiğini, kendisine araç kiralayıp birlikte gezmeyi teklif ettiğini ve ....'in de kabul ettiğini, Tolga Kırbıyıkoğlu adlı arkadaşından aldığı araç ile Akhisar'a gittiklerini, Akhisar'a geldiklerinde ....'in yanından ayrılıp ilçede gezdiği esnada, bir şahsa nereden esrar bulabileceğini sorduğunu, bu şahsın tarif ettiği adrese giderek tanımadığı bir kişiden 1800 Lira karşılığında 40 adet hap ile yarım kilo esrar satın aldığını, daha sonra ....'in yanına gelip Manisa'ya dönmek için yola çıktıklarını, Manisa girişinde polislerin kendilerini durdurduğunu, kimlik kontrolünden sonra araçta suç unsuru olup olmadığını sorduklarında, paspasın üzerindeki poşette esrar olduğunu söylediğini, alınan arama kararı üzerine poşetteki esrar ile hapların ele geçtiğini, ele geçirilen uyuşturucuların kendisine ait olduğunu ve kullanmak için satın aldığını, Manisa'ya dönerken araçta bir miktar esrar içtiğini, ....'in poşette ne olduğunu sorması üzerine "bir şey var" şeklinde cevap vererek geçiştirdiğini, hapları on günde, esrarı ise üç ayda içebileceğini,

Mahkemede ise farklı olarak; aracı ehliyeti bulunması nedeniyle .... adına kiraladıklarını, satın aldığı uyuşturuculardan ilk başta ....'in haberinin bulunmadığını, Manisa'ya dönerken tuvalet ihtiyacı için durup araçtan indiği sırada cebinde bulunan poşetin düştüğünü, bunun üzerine ....'in uyuşturucuları gördüğünü ve poşeti alarak arka koltuğun üzerine koyduğunu, günde dört veya beş adet tablet kullandığını, günlük esrar kullanımının ise belli olmadığını, uyuşturucuları kullanmak için satın aldığını,

Savunmuştur.

5237 sayılı TCK'nun “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188. maddesinin 3. fıkrası; “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır...” biçiminde olup, madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır.

Aynı Kanunun “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” başlıklı 191. maddesinin 1. fıkrası ise; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak fiilleri suç olarak tanımlanmıştır.

Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde belirgin rol oynayan husus, bulundurmanın amacıdır. Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 gün ve 107-136 ile 06.03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere bir çok kararında da belirtildiği üzere, uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma maksadına matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.

Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.

İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.

Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.

Öte yandan Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirme biçimi konusunda kuşku belirmesi halinde uygulanabileceği gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolu da bulunmamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;

Sürücülüğünü tanık ....'in yaptığı, sanığın da içinde bulunduğu araçta yapılan aramada; sanığın oturduğu sağ ön koltuğun önündeki paspasın üzerinde bulunan poşette, 40 adet “MDMA” etken maddesi içeren tablet ile 5 parça halinde net 250,95 gram esrarın ele geçirildiği olayda; sanığın tüm aşamalarda uyuşturucu madde kullandığını ve suç konusu esrar ile tabletleri kullanmak için satın aldığını söylemesi, bu savunmasını doğrular şekilde kan ve idrar tahlillerinde “THC” (esrar) etken maddesinin tespit edilmesi, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktar itibarıyla kullanma sınırları içinde kalması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının aksine, suç konusu uyuşturucu maddeleri satacağına, başkasına vereceğine veya kullanma dışında başka bir amaçla bulundurduğuna ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

Bu itibarla; sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu yönündeki Özel Daire bozma ilamında bir isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; "sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturacağı, dolayısıyla itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği" görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2017 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.